“Kavga Değil, Özgür Siyaset İçin Adayım!”

Aynalı Pazar (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 07.02.2015 - 09:05, Güncelleme: 07.02.2015 - 09:05 3434+ kez okundu.
 

“Kavga Değil, Özgür Siyaset İçin Adayım!”

Çanakkale Cumhuriyet Halk Partisi’nden geçtiğimiz günlerde aday adayı olduğunu açıklayan Ahmet Küçük önemli açıklamalarda bulundu. Önceki dönemlerde Çanakkale’yi TBMM’de üç dönem milletvekili olarak başarıyla temsil eden Ahmet Küçük yaptığı açıklamada; CHP’de aday belirleme sürecinde ön seçim yapılmasının; seçimlerden başarıyla çıkmanın anahtarı olduğunu belirtti.
Ahmet Küçük neden tekrar aday adayı olduğunu ise şu sözlerle açıkladı; “Kavgalardan ziyade bireylerin özgür siyaset yapmasının önün açılması konusundaki yaklaşımım sayesinde partimizde; birleştirici, bütünleştirici, kimseyi ötekileştirmeyen bir ağabey misyonum oldu. 40 yıldan bu yana CHP için çeşitli görevlerde bulunarak hizmet ettim. Artık bazı şeylerin özlemini duysam da adaylık konusunda gelen talepleri geri çeviremedim. Bu yüzden tekrar adayım” dedi.   “ÖNCELİK VE DUYARLILIKLARIMIZI PAYLAŞIYORUZ”   Ön seçim çalışmalarına ağırlık veren ve Çanakkale’nin hemen her yerini dolaşarak partililerle bir araya gelen Ahmet Küçük, yaptığı çalışmalar hakkında; “Öncelikle şu ana kadar yaptığımız çalışmalar ağırlıklı olarak partililerimize, üyelerimize yönelik çalışmalar. Üyelerimizi ziyaret ederek; sorunlarını dinlemek, talep ve önerilerini öğrenmek ve desteklerini almaya yönelik bir çalışma içerisindeyiz. Tabi ki sonuçta üyelerimiz de bu coğrafya da yaşayan, bu ülkenin, bölgenin sorunlarına duyarlı insanlar. Ülkemizin ve bölgemizin sorunlarının çözümü içinde proje üretiyoruz. Kendimi deneyimli bir siyasetçi olarak görüyorum; dolayısıyla ön seçimde kendimi öne çıkaracak örgüt ve örgüt içerisindeki etkin üyelerle partimin faaliyetlerine katılıyorum. Ayrıca kendime yeni faaliyet alanları yaratıyorum. Tüm bu çalışmalar kapsamında; önceliklerimizi duyarlılıklarımı paylaşıyoruz. Çalışmalar iyi gidiyor.”   “Şu anda CHP’de 15’den fazla aday adayımız var; onlarda tüm Çanakkale’de ki üyelerimizi ziyaret ediyorlar. Bu bize dinamik bir parti yapısı olduğunu gösteriyor. Normalde bu dinamik yapıyı CHP Çanakkale örgütünün sağlaması gerekirken bunu aday adaylarının ön seçim beklentisi doğrultusunda yaptığı çalışmalar, CHP’yi Çanakkale’de çok dinamik bir hale getirmiş durumda. Ben öyle tahmin ediyorum ki; bugün bir kamuoyu açıklaması yapılsa CHP çok rahat bir şekilde Çanakkale’de birinci parti konumuna gelmiştir. Ben diğer aday adayı arkadaşlarımızın çalışmalarını da gözlemliyorum. Kendileri de çok iyi bir şekilde çalışıyorlar. Bence bu diğer partilere de örnek olmalı ve ön seçimle aday belirlemek tüm partilerde temel aday belirleme şekli olur, hem genel hem de yerel seçimlerde” değerlendirmesinde bulundu.     “ÖN SEÇİM; CHP’Yİ ÇANAKKALE’DE BİRİNCİ PARTİ YAPAR”     CHP’nin Çanakkale’de şimdiye kadar hiç birinci parti olarak çıkmadığını hatırlatan Ahmet Küçük, ön seçimle bu dönemde CHP’nin Çanakkale’de birinci parti çıkacağını iddia etti; “Çanakkale’de CHP’nin 13 bin civarında üyesi var. Bu üyelerde ön seçim yapılmasını istiyorlar. ‘Mademki bu partiye üyeyiz aday adaylarını da biz belirleriz. Ön seçim yapalım, adayları biz belirleyelim ki böylece gidip vatandaştan rahatça oy isteyebilelim’ diyorlar. 2011 seçimlerinde de ön seçim yapılarak adaylar belirlenmişti ve adayları üyeler belirlemişti. Bu yöntem sonrasında da görüldü ki Çanakkale’de CHP oy sıçraması gerçekleştirdi. CHP ilk defa Çanakkale’de yüzde 39,5 oy oranına ulaştı. Efsane haline gelen meşhur 1977 seçimlerinde bile Çanakkale’de CHP’nin aldığı oy oranı bile yüzde 36’dır.”   “Dolayısıyla parti olarak Çanakkale’de hiç birinci parti olma başarımız yok; artık bunun eşiğine geldiğimizi görüyorum. Bu seçimlerde ön seçim yapılırsa yeni bir rekor kıracağımızı ve birinci parti olacağımıza inanıyorum. Ön seçim CHP’de bir lütuf değil, tüzük gereğidir. Partimiz 2012’de yaptığı kurultayda tüzük değişikliği ile ön seçimi zorunlu hale getirmiştir neredeyse. Bu tüzük değişikliği ile seçim bölgelerinin yüzde 85’inde adayları resmi ön seçimle belirleyeceğini tüzüğünde ifade etmiştir. Bir anlamda parti anayasasına yazmıştır. Genel merkezimizin partinin çıkarını bizden daha fazla düşündüğünü biliyoruz. Genel başkanımızı da Başbakan yapmak için çıktık bu yola. Genel merkez; kimin aday olacağıyla da ilgilenmez, kimin daha çok oy getireceği ile ilgilenir. Bu yüzden genel merkez Çanakkale’de ön seçim yapacaktır, bundan da zerre kadar kuşku duymuyorum.” “ADAY ADAYI SAYISININ ARTMASI PARTİYE İNANCI SİMGELER”   Seçim takviminin açıklanması ile birlikte CHP’de aday adayı sayısının daha da artacağını düşünen Ahmet Küçük; “Duyumlarımız doğru çıkarsa aday adayı sayımızın 20’li rakamlara ulaşacağını düşünüyorum. Bu arada yaptıkları çalışmalar neticesinde aday adayları içerisinde vazgeçen kişilerde olabilir. Bunu bilemem, sonuçta bu herkesin kendisinin verebildiği bir karar. Ama benim görüşüm CHP’den milletvekili aday adayı sayısının 15 ila 20 arasında olacağını düşünüyorum. 2011 seçimlerinde 15 aday adayı yarışmıştık. Bir partide adayı adayının çok olması o partide görülen inancı simgeler bana göre. Aday adayı olmak o kadar da kolay bir iş değildir; hem maddi hem de manevi bedelleri olan bir süreçtir. Telaffuz ettiğimiz 20 rakamı partimize olan güvenin yanı sıra; ülkemizdeki sorunlara çözüm bulma arayışının bir karşılık bulduğunu gösterir. Bu vesile ile diğer tüm aday adayı arkadaşlarıma da başarılar dilemek istiyorum” dedi.   “SİYASİ YAŞAMIMLA PARTİ’DE AĞABEY MİSYONUM OLUŞTU”   1975 yılından bu yana aktif siyasetin içerisinde yer alan Ahmet Küçük, kendi rızası ile sadece CHP’ye üye olduğunu; diğer tüm görevlere ise layık görüldüğü için getirildiğini söyledi; “Kendi rızamla üyeliğim haricindeki her şey tabandan, partiden gelen istekler doğrultusunda oldu. Bu güne kadar hiçbir göreve kendim talip olmadım. Birlikte gönül verdiğimiz partililerimiz, parti büyüklerimiz hep bir takım görevlere layık gördü veya görev almamız konusunda ısrar ettiler. 1986’da yönetime davet edildim, 1987’de ilçe sekreterliğine getirildim. 1988 yılında Biga İlçe başkanlığı görevine davet edildim. 1989’da o zaman ki belediye başkanımızın ricasıyla partimizin ilçe başkanı olmama rağmen belediye meclis üyesi oldum kontenjandan ve iki dönem bu görevi yürüttüm. 1995 yılında ise 12 ilçe başkanı partiyi temsil konusunda sıkıntı olduğunu ve aday olmam konusunda rica ettiler aday oldum. Onlarda elimden tutup birinci sıradan beni aday gösterdiler. Siyasette de şansım iyidir; o dönemde milletvekili çıkartamayacağımıza dair bir hava vardı; il barajları kalktı beşinci milletvekili geldi Çanakkale’ye ve seçildim. O gün bugündür hala siyaset içerisindeyim. Çok şükür hakkımda olumsuz bir şey yok. Ne ahlaki ne maddi yönden hakkımızda bir şey çıkmadı bu yönden bir lekemizde yok. Tabi ki eleştiri olmuştur; sonuçta siyasetçiyiz. İyi olsun diye yapmışızdır ama kötü olmuştur.”   “TABANDAN GELEN BİR BASKI VARDI, KABUL ETTİM” Parti tabanından gelen çağrıyla aday adayı olduğunu açıkladığını söyleyen Ahmet Küçük; “Bugün hakkımda yapılabilecek tek eleştiri; ‘Ya sen çok yaptın, bırak da birazda başkaları aday olsun’ şeklinde olabilir. Bende şahsen o tür özlemleri duyuyorum ama seçmenim; özellikle de yerel seçimlerden bu yana yaşanan sürecin iyi yönetilememesi sonrasında. Parti tabanından aday ol baskısı gelmeye başladı; ‘Yaşın daha genç, deneyimlisinde; yapabileceğin çok şeyler var aday ol’ şeklinde. Madem partimizin ihtiyacı var; ön seçim olursa aday olurum dedim. Çünkü bu saatten sonra kimsenin kapısına gidip de beni aday yapın diyemem, bu konuda kimseye boyun eğmem. Bu partililerimize saygısızlık yaptığım anlamına gelmez” ifadelerini kullandı. “ARTIK VAKİT TAMAM; İKTİDAR OLACAĞIZ”   Ülkenin içinde bulunduğu durumdan vatandaşlarında büyük rahatsızlıklar duyduğunu belirten Ahmet Küçük, vatandaşların bugünlerden kurtuluş için genel seçimleri iyi değerlendireceğine ve CHP’yi iktidara taşıyacağına inandığını söyledi; “Benim de yaşamın diğer tatlarını tatma vaktim geldi. Ömrümü sürekli siyaset yaparak geçiremem. Bu bakımdan “Birazda başkaları yapsın” eleştirisi doğrudur. Siyaseti de çok seviyorum. Ben üç dönem milletvekilliği yaptım ama hep muhalefet görevinde bulundum. Ülke genelindeki seçmenlerimiz CHP’ye muhalefet görevi verdi; iktidarı ve iktidarın yaptıklarını denetleme görevini üç dönem yürüttüm. Artık CHP’nin iktidar olma vakti gelmiştir. Bu seçimlerde iktidar olacağımıza inanıyorum. Dolayısıyla bende iktidar partisi vekili olmak isterim.”   “AK PARTİ BİRİNCİ SIRA ADAYI BİGALI OLUR, BENDE RAKİBİ OLURUM”   Bigalı seçmenlerin siyasi düşüncesinin sağ partilerden yana olduğunu söyleyen Ahmet Küçük; “Bigalı olmanın siyaseten olumlu yanları da var olumsuz yanları da var. CHP’nin Biga’dan çıkarttığı tek milletvekili benim. Üç dönem bunu başardık, bu anlamda da tek kişi benim. Bigalı hemşerilerim beni severler ama üç dönem boyunca Çanakkale’ye en iyi şekilde hizmet ettiğime inanıyorum; bunun karşılığında da diğer ilçelerden de büyük sevgi ve saygı gördüm. Önümüzdeki dönemde Ak Parti’nin birinci sıra adayının Biga’dan çıkacağına inanıyorum. Burada bir Mehmet Daniş faktörü var. Onun kurduğu ilişkiler ve yürüttüğü bir siyaset anlayışı vardır. Daniş ismi zaman zaman tartışılsa da değiştirilemedi. Bu yüzden ilk sıra adayının Bigalı olacağını düşünüyorum.”   “Sağ partilerin adayı Biga’lı veya Çanlı olur diye bir anlayış var. Biga-Çan-Yenice hattına biz fay hattı deriz; sağ partiler buradan beslenirler. Biz bunu bir türlü kıramadık. Ama bizim ismimizin de bir ağırlığı tabi ki var. Biz bunu geçmişte üç defa başardık; bir kez daha başarabilir, bölgedeki sağ seçmenin oylarını ciddi bir şekilde CHP’ye kazandırabiliriz. Sonuçta yerel seçimlerde Biga’nın Belediye başkanlığını kazandık. CHP’nin Biga’da belediye başkanlığı kazanması da öyle kolay bir iş değil; çok zor bir iştir. Bunda herkesin büyük bir payı var, Biga siyasetinde bir isim olarak benimde bu başarıda payımın olmasından dolayı çok mutluyum. Genel seçimlerde aday olarak Biga adayı olarak yarışırsak büyük katkımız olacaktır şüphesiz. Ak Parti’nin Biga adayına büyük zorluk çıkartacağımızı biliyorum; hatta iddialıyım adayları nereden çıkarsa çıksın rakibi oluruz.”   “100.YILIN ÖNEMİ KAVRANAMAMIŞ, HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM”   Çanakkale Savaşları’nın 100.yıldönümü için yapılan çalışmalara da değinen Ahmet Küçük, çalışmaların çok yetersiz kaldığını söyledi; “Biliyorsunuz önümüzde Çanakkale Savaşları’nın 100.yıldönümü var. Türkiye Cumhuriyeti’nin önsözünün yazıldığı bir coğrafya’da 100.yıl anma törenleri yapılacak. Bu ülkemiz açısından önemli olduğu kadar Çanakkale içinde çok önemli. 2002 yılında tekrar milletvekili seçildiğimde bunun önemini biz yüzlerce defa kürsüden dile getirdik. O gün geldi çattı. Açıkçası ben daha önemli, daha anlamlı işler yapılarak bu etkinliği gerçekleştireceğimizi, bu etkinlik sayesinde Çanakkale’nin tanıtımını yapabileceğimiz düşünüyordum. Yapılan işlerden hiç tatmin olmadığımı söylemek isterim. Barışa, kardeşliğe hizmet eden; Çanakkale’nin tanıtımına, turizminin gelişmesine yönelik etkinlikler bekliyordum. Burada büyük hayal kırıklıklarına uğradım. Tabi bazı şehitlikler ihya edilmiş; bir takım yatırımlar yapılmıştır ama işin felsefesine, ilimizin tanıtımına yönelik bir faaliyet göremedik açıkçası. Bu konuda çok da fazla şey söylemenin artık bir faydası da yok; umarım kalan sürede en azından ortaya iyi bir şeyler konulurda; en az katkıyla maksimum verim alınabilir. Çok da yıkıcı eleştiri yapmak istemiyorum bu konuda.   “TURİSTLER TERMİK SANTRAL Mİ GÖRMEYE GELECEK?”   1/100 000’lik çevre planlamaları yapıldığını hatırlatan Ahmet Küçük, yapılan planlamalarla özellikle Biga Yarımadasının termik santral cehennemine çevrilmek istendiğine vurgu yaptı; “Bir çevre imar planı hazırlanmış ama hiç kimsenin tam anlamıyla bir bilgisi yok. Kulaktan duyma; şöyle olacak, yok böyle olacak bir sürü şeyler söyleniyor. Ulusal basına da yansıyan en büyük tepki ise Bozcaada’nın, Gökçeada’nın imara açılması. Fakat aslında bu Çanakkale’nin tamamını ilgilendiren önemli bir konudur. Tabi ki Gökçeada ve Bozcaada’nın imara açılması da son derece önemlidir. Sonuçta bu iki ada pırlantalarımız, ülkemizin namusudur bir anlamda. Fakat 1/100 binlik planla çekilen fotoğrafın tamamına baktığımızda Çanakkale’nin en değerli ovalarının ağır sanayiye, Termik Santrallere ve madencilere açıldığını görüyoruz.”   “Bir yandan istiyoruz ki Turizm Kenti olsun; öte yandan 11 tane termik santral yapılması için izin veriliyor. Turist buraya ne için gelsin; termik santralden zehirlenmek için mi? Böyle bir mantık olabilir mi? Bugün Çanakkale’yi dünyada Truva ile mitolojik adıyla İda bizim için Kazdağları olan doğal yaşam alanlarıyla ve bu dağ üzerine yaşayan ender canlı ve bitkiler ile tanınıyoruz. Bu değerlerimizi de termik ve madenciler tarafından yok edilsin diye böyle bir imar planı hazırlanmış. Buna herkesin, hepimizin itiraz etmesi direnmesi gerekir. Bunun örneklerini de görüyoruz. Hiç ders alınmıyor. Sahip olduğumuz iki tane boğazımız var; İstanbul ve Çanakkale Boğazlarımız. İstanbul Boğazı gelişi güzel imara, denetimsiz sanayiye açılınca boğazda, Kocaeli körfezi de yok edildi. İnsanlara ekmek veriyoruz deyip zehirlemeye kimsenin hakkı yok. Bugün 1/100 binlik planla Biga’nın güney kısmındaki daracık alanına 11 tane termik santral dikerseniz bu coğrafyayı zehirler, insanların ömründen çalarsınız. Bu anlamda Çanakkale termik santral çöplüğüne dönüştürülmek isteniyor.”   “BİGA ÜNİVERSİTE’NİN KURULMA VAKTİ GELDİ, GEÇİYOR BİLE”   Üniversite yaşanan sorunlara da dikkat çeken Ahmet Küçük, ÇOMÜ’nün siyasileştiğini düşündüğünü açıkladı. Üniversite’nin siyasileşmesi sonucunda da kaliteyi koruyamadığını ifade eden Ahmet Küçük uzun yıllardır dillendirilen Biga Üniversitesi’nin artık kurulması gerektiğini söyledi; “Biliyorsunuz; Üniversitemiz artık 40 bin öğrenci sayısına ulaştı. Birçok yönde önemli atılımlar gerçekleşti ama son yıllarda kaliteli eğitimden uzaklaşılarak; tabiri caizse siyasi bir yapıya büründü. Üniversitenin siyasetten uzaklaşması gerekiyor. Kaliteli bir eğitim vermeleri gerekenler maalesef siyasetle içli dışlı olmuşlar. Bunun önüne geçmek için Biga’ya üniversite kurulmalıdır. Biga Belediye meclisinde iken; biz ÇOMÜ için yer tahsisi yaptık. Bu kararların hepsinin altında benimde imzam var. Artık Biga merkez olmak üzere Yenice ve Çan ilçelerini de kapsayan bir üniversiteyi Biga’ya kazandırmak zorundayız. Buna Biga her şeyi ile hazır. Burada kurulacak yeni bir üniversite rekabet getirir. Rekabetten de kalite doğar. Biga Atatürk Üniversitesi mi deriz, başka bir isim mi veririz bilmiyorum ama artık vakti geldi, geçiyor bile. Bir bebek 9 ay 10 günde doğuyorsa, Biga Üniversitesi 8 aylık olmuştur ve doğum sancıları artmıştır. Bunu kazandırmak zorundayız.”  
Çanakkale Cumhuriyet Halk Partisi’nden geçtiğimiz günlerde aday adayı olduğunu açıklayan Ahmet Küçük önemli açıklamalarda bulundu. Önceki dönemlerde Çanakkale’yi TBMM’de üç dönem milletvekili olarak başarıyla temsil eden Ahmet Küçük yaptığı açıklamada; CHP’de aday belirleme sürecinde ön seçim yapılmasının; seçimlerden başarıyla çıkmanın anahtarı olduğunu belirtti.

Ahmet Küçük neden tekrar aday adayı olduğunu ise şu sözlerle açıkladı; “Kavgalardan ziyade bireylerin özgür siyaset yapmasının önün açılması konusundaki yaklaşımım sayesinde partimizde; birleştirici, bütünleştirici, kimseyi ötekileştirmeyen bir ağabey misyonum oldu. 40 yıldan bu yana CHP için çeşitli görevlerde bulunarak hizmet ettim. Artık bazı şeylerin özlemini duysam da adaylık konusunda gelen talepleri geri çeviremedim. Bu yüzden tekrar adayım” dedi.

 

“ÖNCELİK VE DUYARLILIKLARIMIZI PAYLAŞIYORUZ”

 

Ön seçim çalışmalarına ağırlık veren ve Çanakkale’nin hemen her yerini dolaşarak partililerle bir araya gelen Ahmet Küçük, yaptığı çalışmalar hakkında; “Öncelikle şu ana kadar yaptığımız çalışmalar ağırlıklı olarak partililerimize, üyelerimize yönelik çalışmalar. Üyelerimizi ziyaret ederek; sorunlarını dinlemek, talep ve önerilerini öğrenmek ve desteklerini almaya yönelik bir çalışma içerisindeyiz. Tabi ki sonuçta üyelerimiz de bu coğrafya da yaşayan, bu ülkenin, bölgenin sorunlarına duyarlı insanlar. Ülkemizin ve bölgemizin sorunlarının çözümü içinde proje üretiyoruz. Kendimi deneyimli bir siyasetçi olarak görüyorum; dolayısıyla ön seçimde kendimi öne çıkaracak örgüt ve örgüt içerisindeki etkin üyelerle partimin faaliyetlerine katılıyorum. Ayrıca kendime yeni faaliyet alanları yaratıyorum. Tüm bu çalışmalar kapsamında; önceliklerimizi duyarlılıklarımı paylaşıyoruz. Çalışmalar iyi gidiyor.”

 

“Şu anda CHP’de 15’den fazla aday adayımız var; onlarda tüm Çanakkale’de ki üyelerimizi ziyaret ediyorlar. Bu bize dinamik bir parti yapısı olduğunu gösteriyor. Normalde bu dinamik yapıyı CHP Çanakkale örgütünün sağlaması gerekirken bunu aday adaylarının ön seçim beklentisi doğrultusunda yaptığı çalışmalar, CHP’yi Çanakkale’de çok dinamik bir hale getirmiş durumda. Ben öyle tahmin ediyorum ki; bugün bir kamuoyu açıklaması yapılsa CHP çok rahat bir şekilde Çanakkale’de birinci parti konumuna gelmiştir. Ben diğer aday adayı arkadaşlarımızın çalışmalarını da gözlemliyorum. Kendileri de çok iyi bir şekilde çalışıyorlar. Bence bu diğer partilere de örnek olmalı ve ön seçimle aday belirlemek tüm partilerde temel aday belirleme şekli olur, hem genel hem de yerel seçimlerde” değerlendirmesinde bulundu.

 

 

“ÖN SEÇİM; CHP’Yİ ÇANAKKALE’DE BİRİNCİ PARTİ YAPAR”

 

 

CHP’nin Çanakkale’de şimdiye kadar hiç birinci parti olarak çıkmadığını hatırlatan Ahmet Küçük, ön seçimle bu dönemde CHP’nin Çanakkale’de birinci parti çıkacağını iddia etti; “Çanakkale’de CHP’nin 13 bin civarında üyesi var. Bu üyelerde ön seçim yapılmasını istiyorlar. ‘Mademki bu partiye üyeyiz aday adaylarını da biz belirleriz. Ön seçim yapalım, adayları biz belirleyelim ki böylece gidip vatandaştan rahatça oy isteyebilelim’ diyorlar. 2011 seçimlerinde de ön seçim yapılarak adaylar belirlenmişti ve adayları üyeler belirlemişti. Bu yöntem sonrasında da görüldü ki Çanakkale’de CHP oy sıçraması gerçekleştirdi. CHP ilk defa Çanakkale’de yüzde 39,5 oy oranına ulaştı. Efsane haline gelen meşhur 1977 seçimlerinde bile Çanakkale’de CHP’nin aldığı oy oranı bile yüzde 36’dır.”

 

“Dolayısıyla parti olarak Çanakkale’de hiç birinci parti olma başarımız yok; artık bunun eşiğine geldiğimizi görüyorum. Bu seçimlerde ön seçim yapılırsa yeni bir rekor kıracağımızı ve birinci parti olacağımıza inanıyorum. Ön seçim CHP’de bir lütuf değil, tüzük gereğidir. Partimiz 2012’de yaptığı kurultayda tüzük değişikliği ile ön seçimi zorunlu hale getirmiştir neredeyse. Bu tüzük değişikliği ile seçim bölgelerinin yüzde 85’inde adayları resmi ön seçimle belirleyeceğini tüzüğünde ifade etmiştir. Bir anlamda parti anayasasına yazmıştır. Genel merkezimizin partinin çıkarını bizden daha fazla düşündüğünü biliyoruz. Genel başkanımızı da Başbakan yapmak için çıktık bu yola. Genel merkez; kimin aday olacağıyla da ilgilenmez, kimin daha çok oy getireceği ile ilgilenir. Bu yüzden genel merkez Çanakkale’de ön seçim yapacaktır, bundan da zerre kadar kuşku duymuyorum.”

“ADAY ADAYI SAYISININ ARTMASI PARTİYE İNANCI SİMGELER”

 

Seçim takviminin açıklanması ile birlikte CHP’de aday adayı sayısının daha da artacağını düşünen Ahmet Küçük; “Duyumlarımız doğru çıkarsa aday adayı sayımızın 20’li rakamlara ulaşacağını düşünüyorum. Bu arada yaptıkları çalışmalar neticesinde aday adayları içerisinde vazgeçen kişilerde olabilir. Bunu bilemem, sonuçta bu herkesin kendisinin verebildiği bir karar. Ama benim görüşüm CHP’den milletvekili aday adayı sayısının 15 ila 20 arasında olacağını düşünüyorum. 2011 seçimlerinde 15 aday adayı yarışmıştık. Bir partide adayı adayının çok olması o partide görülen inancı simgeler bana göre. Aday adayı olmak o kadar da kolay bir iş değildir; hem maddi hem de manevi bedelleri olan bir süreçtir. Telaffuz ettiğimiz 20 rakamı partimize olan güvenin yanı sıra; ülkemizdeki sorunlara çözüm bulma arayışının bir karşılık bulduğunu gösterir. Bu vesile ile diğer tüm aday adayı arkadaşlarıma da başarılar dilemek istiyorum” dedi.

 

“SİYASİ YAŞAMIMLA PARTİ’DE AĞABEY MİSYONUM OLUŞTU”

 

1975 yılından bu yana aktif siyasetin içerisinde yer alan Ahmet Küçük, kendi rızası ile sadece CHP’ye üye olduğunu; diğer tüm görevlere ise layık görüldüğü için getirildiğini söyledi; “Kendi rızamla üyeliğim haricindeki her şey tabandan, partiden gelen istekler doğrultusunda oldu. Bu güne kadar hiçbir göreve kendim talip olmadım. Birlikte gönül verdiğimiz partililerimiz, parti büyüklerimiz hep bir takım görevlere layık gördü veya görev almamız konusunda ısrar ettiler. 1986’da yönetime davet edildim, 1987’de ilçe sekreterliğine getirildim. 1988 yılında Biga İlçe başkanlığı görevine davet edildim. 1989’da o zaman ki belediye başkanımızın ricasıyla partimizin ilçe başkanı olmama rağmen belediye meclis üyesi oldum kontenjandan ve iki dönem bu görevi yürüttüm. 1995 yılında ise 12 ilçe başkanı partiyi temsil konusunda sıkıntı olduğunu ve aday olmam konusunda rica ettiler aday oldum. Onlarda elimden tutup birinci sıradan beni aday gösterdiler. Siyasette de şansım iyidir; o dönemde milletvekili çıkartamayacağımıza dair bir hava vardı; il barajları kalktı beşinci milletvekili geldi Çanakkale’ye ve seçildim. O gün bugündür hala siyaset içerisindeyim. Çok şükür hakkımda olumsuz bir şey yok. Ne ahlaki ne maddi yönden hakkımızda bir şey çıkmadı bu yönden bir lekemizde yok. Tabi ki eleştiri olmuştur; sonuçta siyasetçiyiz. İyi olsun diye yapmışızdır ama kötü olmuştur.”

 

“TABANDAN GELEN BİR BASKI VARDI, KABUL ETTİM”

Parti tabanından gelen çağrıyla aday adayı olduğunu açıkladığını söyleyen Ahmet Küçük; “Bugün hakkımda yapılabilecek tek eleştiri; ‘Ya sen çok yaptın, bırak da birazda başkaları aday olsun’ şeklinde olabilir. Bende şahsen o tür özlemleri duyuyorum ama seçmenim; özellikle de yerel seçimlerden bu yana yaşanan sürecin iyi yönetilememesi sonrasında. Parti tabanından aday ol baskısı gelmeye başladı; ‘Yaşın daha genç, deneyimlisinde; yapabileceğin çok şeyler var aday ol’ şeklinde. Madem partimizin ihtiyacı var; ön seçim olursa aday olurum dedim. Çünkü bu saatten sonra kimsenin kapısına gidip de beni aday yapın diyemem, bu konuda kimseye boyun eğmem. Bu partililerimize saygısızlık yaptığım anlamına gelmez” ifadelerini kullandı.

“ARTIK VAKİT TAMAM; İKTİDAR OLACAĞIZ”

 

Ülkenin içinde bulunduğu durumdan vatandaşlarında büyük rahatsızlıklar duyduğunu belirten Ahmet Küçük, vatandaşların bugünlerden kurtuluş için genel seçimleri iyi değerlendireceğine ve CHP’yi iktidara taşıyacağına inandığını söyledi; “Benim de yaşamın diğer tatlarını tatma vaktim geldi. Ömrümü sürekli siyaset yaparak geçiremem. Bu bakımdan “Birazda başkaları yapsın” eleştirisi doğrudur. Siyaseti de çok seviyorum. Ben üç dönem milletvekilliği yaptım ama hep muhalefet görevinde bulundum. Ülke genelindeki seçmenlerimiz CHP’ye muhalefet görevi verdi; iktidarı ve iktidarın yaptıklarını denetleme görevini üç dönem yürüttüm. Artık CHP’nin iktidar olma vakti gelmiştir. Bu seçimlerde iktidar olacağımıza inanıyorum. Dolayısıyla bende iktidar partisi vekili olmak isterim.”

 

“AK PARTİ BİRİNCİ SIRA ADAYI BİGALI OLUR, BENDE RAKİBİ OLURUM”

 

Bigalı seçmenlerin siyasi düşüncesinin sağ partilerden yana olduğunu söyleyen Ahmet Küçük; “Bigalı olmanın siyaseten olumlu yanları da var olumsuz yanları da var. CHP’nin Biga’dan çıkarttığı tek milletvekili benim. Üç dönem bunu başardık, bu anlamda da tek kişi benim. Bigalı hemşerilerim beni severler ama üç dönem boyunca Çanakkale’ye en iyi şekilde hizmet ettiğime inanıyorum; bunun karşılığında da diğer ilçelerden de büyük sevgi ve saygı gördüm. Önümüzdeki dönemde Ak Parti’nin birinci sıra adayının Biga’dan çıkacağına inanıyorum. Burada bir Mehmet Daniş faktörü var. Onun kurduğu ilişkiler ve yürüttüğü bir siyaset anlayışı vardır. Daniş ismi zaman zaman tartışılsa da değiştirilemedi. Bu yüzden ilk sıra adayının Bigalı olacağını düşünüyorum.”

 

“Sağ partilerin adayı Biga’lı veya Çanlı olur diye bir anlayış var. Biga-Çan-Yenice hattına biz fay hattı deriz; sağ partiler buradan beslenirler. Biz bunu bir türlü kıramadık. Ama bizim ismimizin de bir ağırlığı tabi ki var. Biz bunu geçmişte üç defa başardık; bir kez daha başarabilir, bölgedeki sağ seçmenin oylarını ciddi bir şekilde CHP’ye kazandırabiliriz. Sonuçta yerel seçimlerde Biga’nın Belediye başkanlığını kazandık. CHP’nin Biga’da belediye başkanlığı kazanması da öyle kolay bir iş değil; çok zor bir iştir. Bunda herkesin büyük bir payı var, Biga siyasetinde bir isim olarak benimde bu başarıda payımın olmasından dolayı çok mutluyum. Genel seçimlerde aday olarak Biga adayı olarak yarışırsak büyük katkımız olacaktır şüphesiz. Ak Parti’nin Biga adayına büyük zorluk çıkartacağımızı biliyorum; hatta iddialıyım adayları nereden çıkarsa çıksın rakibi oluruz.”

 

“100.YILIN ÖNEMİ KAVRANAMAMIŞ, HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM”

 

Çanakkale Savaşları’nın 100.yıldönümü için yapılan çalışmalara da değinen Ahmet Küçük, çalışmaların çok yetersiz kaldığını söyledi; “Biliyorsunuz önümüzde Çanakkale Savaşları’nın 100.yıldönümü var. Türkiye Cumhuriyeti’nin önsözünün yazıldığı bir coğrafya’da 100.yıl anma törenleri yapılacak. Bu ülkemiz açısından önemli olduğu kadar Çanakkale içinde çok önemli. 2002 yılında tekrar milletvekili seçildiğimde bunun önemini biz yüzlerce defa kürsüden dile getirdik. O gün geldi çattı. Açıkçası ben daha önemli, daha anlamlı işler yapılarak bu etkinliği gerçekleştireceğimizi, bu etkinlik sayesinde Çanakkale’nin tanıtımını yapabileceğimiz düşünüyordum. Yapılan işlerden hiç tatmin olmadığımı söylemek isterim. Barışa, kardeşliğe hizmet eden; Çanakkale’nin tanıtımına, turizminin gelişmesine yönelik etkinlikler bekliyordum. Burada büyük hayal kırıklıklarına uğradım. Tabi bazı şehitlikler ihya edilmiş; bir takım yatırımlar yapılmıştır ama işin felsefesine, ilimizin tanıtımına yönelik bir faaliyet göremedik açıkçası. Bu konuda çok da fazla şey söylemenin artık bir faydası da yok; umarım kalan sürede en azından ortaya iyi bir şeyler konulurda; en az katkıyla maksimum verim alınabilir. Çok da yıkıcı eleştiri yapmak istemiyorum bu konuda.

 

“TURİSTLER TERMİK SANTRAL Mİ GÖRMEYE GELECEK?”

 

1/100 000’lik çevre planlamaları yapıldığını hatırlatan Ahmet Küçük, yapılan planlamalarla özellikle Biga Yarımadasının termik santral cehennemine çevrilmek istendiğine vurgu yaptı; “Bir çevre imar planı hazırlanmış ama hiç kimsenin tam anlamıyla bir bilgisi yok. Kulaktan duyma; şöyle olacak, yok böyle olacak bir sürü şeyler söyleniyor. Ulusal basına da yansıyan en büyük tepki ise Bozcaada’nın, Gökçeada’nın imara açılması. Fakat aslında bu Çanakkale’nin tamamını ilgilendiren önemli bir konudur. Tabi ki Gökçeada ve Bozcaada’nın imara açılması da son derece önemlidir. Sonuçta bu iki ada pırlantalarımız, ülkemizin namusudur bir anlamda. Fakat 1/100 binlik planla çekilen fotoğrafın tamamına baktığımızda Çanakkale’nin en değerli ovalarının ağır sanayiye, Termik Santrallere ve madencilere açıldığını görüyoruz.”

 

“Bir yandan istiyoruz ki Turizm Kenti olsun; öte yandan 11 tane termik santral yapılması için izin veriliyor. Turist buraya ne için gelsin; termik santralden zehirlenmek için mi? Böyle bir mantık olabilir mi? Bugün Çanakkale’yi dünyada Truva ile mitolojik adıyla İda bizim için Kazdağları olan doğal yaşam alanlarıyla ve bu dağ üzerine yaşayan ender canlı ve bitkiler ile tanınıyoruz. Bu değerlerimizi de termik ve madenciler tarafından yok edilsin diye böyle bir imar planı hazırlanmış. Buna herkesin, hepimizin itiraz etmesi direnmesi gerekir. Bunun örneklerini de görüyoruz. Hiç ders alınmıyor. Sahip olduğumuz iki tane boğazımız var; İstanbul ve Çanakkale Boğazlarımız. İstanbul Boğazı gelişi güzel imara, denetimsiz sanayiye açılınca boğazda, Kocaeli körfezi de yok edildi. İnsanlara ekmek veriyoruz deyip zehirlemeye kimsenin hakkı yok. Bugün 1/100 binlik planla Biga’nın güney kısmındaki daracık alanına 11 tane termik santral dikerseniz bu coğrafyayı zehirler, insanların ömründen çalarsınız. Bu anlamda Çanakkale termik santral çöplüğüne dönüştürülmek isteniyor.”

 

“BİGA ÜNİVERSİTE’NİN KURULMA VAKTİ GELDİ, GEÇİYOR BİLE”

 

Üniversite yaşanan sorunlara da dikkat çeken Ahmet Küçük, ÇOMÜ’nün siyasileştiğini düşündüğünü açıkladı. Üniversite’nin siyasileşmesi sonucunda da kaliteyi koruyamadığını ifade eden Ahmet Küçük uzun yıllardır dillendirilen Biga Üniversitesi’nin artık kurulması gerektiğini söyledi; “Biliyorsunuz; Üniversitemiz artık 40 bin öğrenci sayısına ulaştı. Birçok yönde önemli atılımlar gerçekleşti ama son yıllarda kaliteli eğitimden uzaklaşılarak; tabiri caizse siyasi bir yapıya büründü. Üniversitenin siyasetten uzaklaşması gerekiyor. Kaliteli bir eğitim vermeleri gerekenler maalesef siyasetle içli dışlı olmuşlar. Bunun önüne geçmek için Biga’ya üniversite kurulmalıdır. Biga Belediye meclisinde iken; biz ÇOMÜ için yer tahsisi yaptık. Bu kararların hepsinin altında benimde imzam var. Artık Biga merkez olmak üzere Yenice ve Çan ilçelerini de kapsayan bir üniversiteyi Biga’ya kazandırmak zorundayız. Buna Biga her şeyi ile hazır. Burada kurulacak yeni bir üniversite rekabet getirir. Rekabetten de kalite doğar. Biga Atatürk Üniversitesi mi deriz, başka bir isim mi veririz bilmiyorum ama artık vakti geldi, geçiyor bile. Bir bebek 9 ay 10 günde doğuyorsa, Biga Üniversitesi 8 aylık olmuştur ve doğum sancıları artmıştır. Bunu kazandırmak zorundayız.”

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.