“Hukuk Devleti isek; İdam Tartışmalarına Son Verelim”
“Hukuk Devleti isek; İdam Tartışmalarına Son Verelim”
CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, TBMM'de görüşülen Bilirkişilik Kanun Tasarısı üzerine 29. maddede verilen önerge üzerine Genel Kurulda söz aldı ve hem bilirkişilik hem de son günlerin en önemli tartışma konusu olan idam hakkında görüşlerini paylaştı.
TBMM’de Milletvekillerine hitaben konuşma yapan CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek; Bilirkişilik Kanunu üzerinde yapılmak istenen değişiklikler ile ilgili sakıncalarını şu ifadelerle paylaştı; “Tasarı gündeme geldiğinden bugüne sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, yargı mensupları tarafından endişeyle takip ediliyor ve çok ciddi eleştiriler getiriliyor. Çünkü yargımızın durumu ortada. Maalesef mahkemelerimiz, hâkimlerimiz ihtisaslaşamadığı için bilirkişilik sistemi adli sisteme paralel bir yapı olarak devam ediyor ve ülkemizdeki hem ceza hem hukuk davalarının çok büyük çoğunluğu bilirkişilik müessesine bağlı olarak sonuçlanıyor. Tabii ki bu ciddi bir sorun. Zaten mevcut HSYK'nın yapısıyla iktidar maalesef yargıyı kendisine bağlamış durumda. Bugün, Türkiye'de -ülkemizde- bağımsız bir yargıdan, hukukun üstünlüğünden söz etmek mümkün değil. Bir de şimdi bunun üzerine bilirkişilik müessesesinin yürütmenin bir parçası olan Adalet Bakanlığına tamamen bağlanmasıyla yargıyı tümüyle kontrol altına almış oluyorsunuz. Oysa yapılması gereken bu değil, yapılması gereken mahkemelerimizin ihtisaslaşması ve bilirkişiliğin hâkimliğe ikame edilmeyecek bir yapının oluşturulması ve genel kalitenin iyileştirilmesi. Çünkü sonuçta, mağdur olan hep yurttaşlarımız oluyor.”
AB İLERLEME RAPORUNDAN ÖRNEK VERDİ
CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek konuşmasının devamında Bilirkişilik ile ilgili olarak AB İlerleme raporundan örnek vererek; “Bakın, 2015 tarihli AB İlerleme Raporu'nda da, şöyle bir tespit yapılmış: "Bilirkişilik sistemi hâlâ paralel bir akli sistem olarak ve genel kaliteyi iyileştirmeden işlevini sürdürmekte iken, yargı sisteminin hâkimlerin ihtisaslaşmasına engel teşkil eden ve iş yükü bakımından orantısız bir trafiğe sahip yapısı nedeniyle bilirkişilik müessesesinin güçlendirilmesi, bilirkişilerin hâkimlere ikame edilmesine mahal vermeyecek şekilde gerçekleştirilmelidir." şeklindeki tespit maalesef son derece doğru bir tespit. Yüksek yargıda, Yargıtay’daki daireler arasında nasıl bir ihtisaslaşma söz konusuysa, yerel mahkemelerde de bir ihtisaslaşmayı ivedi olarak sağlamak zorundayız” dedi.
“İDAM CEZASINI GERİ GETİRMEYİ DÜNYA’YA İZAH EDEMEYİZ”
İdam Cezasının geri getirilmesi ile ilgili görüş ve önerilerini de milletvekilleri ile paylaşan Milletvekili Muharrem Erkek, “Değerli milletvekilleri, Sayın Adalet Bakanımız burada olduğu için gensoruyla ilgili konuşmamda önemle istirham ettim kendisinden bu kürsüden talep ettim idamla ilgili bir sorumu, fakat kendisi konuşmasında bunu cevaplandırmadı. Ben, burada oldukları için bu konuda bir değerlendirme yapmak istiyorum ve tekrar kendisine bir sorum olacak. Bakın, bu Meclis çatısı altında çok değerli hukukçular var. Ben, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme'ye Ek 13 No.lu Protokol'ün ilk üç maddesini size okumak istiyorum. Bu Protokol, sizin döneminizde, 9 Ocak 2004'de imzalandı ve Resmî Gazete'de yayınlandı ve yürürlüğe girdi: "Madde 1- Ölüm cezası kaldırılmıştır. Hiç kimse bu cezaya çarptırılamaz ve idam edilemez. Madde 2- Sözleşmenin 15. maddesine dayanılarak bu Protokol'ün hükümleri hiçbir surette tadil edilemez. Madde 3- Sözleşme'nin 57. maddesine dayanılarak bu Protokol'ün hükümleriyle ilgili hiçbir çekince konulamaz."
Ve bu milletlerarası anlaşma, bu sözleşme, Anayasa'mızın 93'üncü maddesinde de, iç hukukumuzda üstün konumda. O yüzden Sayın Adalet Bakanının, devletimizi yöneten seçilmiş kişilerce sürekli idam çığlıklarının atıldığı bu dönemde, bu idam cezasının, bu protokole rağmen ve Anayasa'mıza rağmen nasıl getirileceğini izah etmesi zorunluluğu var diye düşünüyorum çünkü Adalet Bakanımızın bir hukukçu olması sebebiyle görüşleri bizim için çok çok önemli.
“HUKUK DEVLETİNDE YAŞIYORUZ”
“Cumhurbaşkanımız Sayın Tayyip Erdoğan 2007 yılında ne demiş Bahçeli idam talep ederken: "Bahçeli'nin aktörlük yanı var. Bana ip gönderiyor, 'Al idam et.' diyor. Şu anda bir hukuk devletinde yaşıyoruz, idamların müebbet hapse dönüştüğü bir dönemde yaşıyoruz. Böyle bir dönemde idamdan bahsetmek kanunlara ne kadar uzak olduğunun da bir gereğidir. Bunlardan haberi yok." demiş. Bugün de bir hukuk devletinde yaşıyorsak eğer ve idamı biz hukuk mevzuatımızdan çıkartmışsak lütfen bu tartışmalara bir son verelim ve hukuka uygun hareket edelim diyorum” ifadelerini kullandı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
