Gökçeada’da Neler Oluyor?
Gökçeada’da Neler Oluyor?
Uzun bir süredir Gökçeada’da ki haberleri kamuoyuna duyurmak için Ada Kargası rumuzuyla yazılar yazan kişiyle Gökçeada Belediye Başkanı arasında yaşanan tartışmalar gittikçe alevlendi. İkilinin son tartışma sebepleri ise; 2 Mayıs 2014 günü yağan sağanak yağışta Gökçeada’nın yüzde 60’ını etkisi altına alan sel felaketinde hasarın artmasına sebep olan Çınarlı Deresi üzerinde bulunan yapılardı.
2 Mayıs 2014 gecesi saat 02.30 sularında başlayan şiddetli yağış nedeniyle 54 araç, 156 işyeri, 18 ev, çok sayıda bağ-bahçe ve sayısı henüz tespit edilemeyen çok sayıda büyük ve küçükbaş hayvan telef olurken büyük bir mucize eseri can kaybı yaşanmamıştı. Gökçeada Belediye Başkanı Ünal Çetin ve birçok bilirkişi yağan şiddetli yağmurların sel felaketine dönüşerek adaya büyük zarar vermesinin sebebi olarak Çınarlı Deresi üzerinde yapılaşmaya müsaade edilmesi olarak gösteriliyordu. Dere yatağı içerisine yapılan ev ve iş yerleri yüzünden akan suların tahliye alanı kalmadığı için yağmur suları sele dönüşerek adanın merkezine sel olarak dönmüş ve büyük hasarlar oluşturmuştu.
“ÇARŞIYLA HUSUMETİN VARDI, YIKTIN.. PEKİ DİĞERLERİ..?”
Ada Kargası ve Başkan Ünal Çetin’in tartışmalarının fitilini ise Çınarlı Deresi üzerinde bulunan yapılar. Çınarlı Deresi üzerinde bulunan Kuleli Çarşı’nın yıkımı gerçekleştirilirken diğer binaların yıkılmadığına dikkat çeken Ada Kargası, Ünal Çetin’i Kuleli Çarşı’yı kişisel husumet yüzünden yıkmak ve diğer binaları ise siyasi sebepler yüzünden yıkmamakla suçluyor. Ada Kargası konuyla ilgili olarak facebook sayfasından yaptığı paylaşımda iddialarını şu şekilde dile getiriyor; “Kuleli Çarşı yıkıldı çünkü dere üzerindeydi. Peki, Taylan, Cankı, Alaylı, Çelik ailelerinin sahibi olduğu binalar dere üzerinde değil mi? Bu binalar da tapusuz araziler üzerinde değil mi? Bunlar neden yıkılmıyor?
“Ünal Çetin bunu kendisine soranlara ‘Kuleli Çarşıyı çevre şehircilik kararı yüzünden yıktım diyor. Çevre Şehirciliğe sorduk, böyle bir karar var mı diye? Yok dediler. Belgesini de yayınlıyoruz. Öyleyse bu yıkımın nedeni DSİ’nin ve İl Genel Meclisi/Valiliğin yazıları olmalı. Ancak bu iki kurum da yazılarında dere üzerindeki tüm binaların yıkılmasını istemiş idi. Bu durumda, Ünal Çetin, diğer binalara dokunmayacaksa, Kuleli Çarşıyı husumet yüzünden yıktığı ya da diğerlerini siyasi nedenlerle yıkmadığı düşünülecek. Ama en kötüsü, ada merkezini yine sel basarsa bunu nasıl açıklayacak?”
BAŞKAN ÜNAL ÇETİN’DEN SERT CEVAP
Ada Kargası’nın facebook paylaşımı ve iddialarında haberdar olan Gökçeada Belediye Başkanı Ünal Çetin, uzun ve oldukça sert bir açıklama kaleme alarak kişisel facebook hesabı üzerinden ada sakinleriyle paylaştı. Başkan Ünal Çetin, hakkında çıkartılan iddiaların asılsız olduğunu, bu tür iftira atan kişilerin ise hedeflerinin Gökçeada üzerinde rant sağlamak olduğunu ifade etti. Özellikle Kuleli Çarşı’nın yıkılmasından kendisinin sorumlu tutulmasına sert tepki gösteren Ünal Çetin, Ada Kargasına seslenerek ‘Kime demişim?’ sorusunu yöneltti. Başkan Ünal Çetin açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Yaşadığımız güzelim Gökçeada da, sanal ortamda sahte isimlerle bilgi kirliliği yaratarak insanlar arasında nifak tohumu ekenler ne yaparsanız yapın amacınıza ulaşamayacaksınız. Kişisel husumetlerinize engel olmak adına, rant kavganıza engel olmak, dönen çarkınıza çomak sokmak adına hiç korkmadan mücadele etmeye devam edeceğiz. 7 Kasım günü yayınladığınız metinde ben kuleli çarşıyı çevre şehircilik kararı yüzünden yıktım diyormuşum! Kime demişim! Aynen sizin ifadeniz; Çevre şehirciliğe sormuşsunuz. Sordunuz da çevre şehircilik müracaatınıza; Sayın; Ada Kargası diye mi cevaben yazı yazdı. O kısmı karalamışsınız. Ama ben bu yazının aslını yayınlayayım ki bu adada kimlerden beslendiğiniz net anlaşılsın. siz ki, amacınıza ulaşmak adına...!
İFTİRANIN BUKADARI AYIP AYIP!
“Bakın Gökçeada da yaşayan 6400 nüfusumuz bulunmakta. Adamızda gayrimenkul, mülk ve kiraların yüksek oluşu Gökçeada’dan geriye göçü başlatacaktır. Bu kabul edilebilinir bir durum değildir. Bizler dar gelirli yoksul ailelerin yaşamlarını sürdürebilmeleri adına mücadele edeceğiz. Yoksulun ve garibanın yanında olacağız. Bundan onur duyarak. Burası Bozcada gibi yazın üç beş bin zenginin yaşadığı kışında bu zenginlerin evinde bekçilik yapacak 500 - 600 fakir fukara bekçinin yaşadığı bir ada olmasına müsaade etmeyeceğiz.”
“Sabote etmek adına ihale ilanı yapılmış tüm Türkiye’ye ilan edilen ihale zaten şuna buna verilecek diyerek gerekli rekabetin önünü keserek yoksulun daha uygun fiyata alabileceği evlerin önüne engel oldunuz. Yoksulun garibanın cebinden çıkan her kuruşta sizin vebaliniz var. Earth marketi, Kaleköy de bulunan hediyelik eşya stantlarını, pazar yerini, yaptığımız çeşmeleri vatandaş kullanacak diye hepsini sabote etmeye çalıştınız. Lakin hiç fark etmez.”
“İNADINA DAHA ÇOK ÇALIŞACAĞIZ”
“Uzun süredir belediye ve şahsımla alakalı saldırınızı anlıyorum hesaplar karıştı değil mi? Yusuf Bey ve gazeteci arkadaşım hiç yakışmıyor size! Sadece size yakıştıramıyorum. Rahmetli olan avukat ve bunun gibileri çok olacaktır. Sizinle dedikodu ve fotoğraflar paylaşanlar. Aradığınız muhabirler gibi. Bu şekilde saldırınız iftiralarınız hiç ama hiç yıldıramaz bizi bu şekilde güç elde ederek... Farklı ortamlarda Gökçeada üzerinden ve Gökçeada’ya dair pazarlık yaptırmam size!”
GÖKÇEADA ÜZERİNDEN RANT ELDE EDEMEZSİNİZ!
“Siz ki hep iftira ettiniz belediye çalışanı rüşvet aldı diye bu beslendiğiniz kişi benim muhalifim hemen atladınız ama o çalışanında bir çoluğu çocuğu ve onuru var hiç düşünmediniz. Biz düşündük ve hemen savcılığa cerdik verdik ki her şey ortaya çıksın diye bizim kendimizden hiç endişemiz olmadı. Ama siz! Kendinizi gizleyerek. Hep insanları birbirine hedef gösterdiniz o kadarki birbirlerine saldırtıncaya kadar. Derenin üzerinde yanlışın kaldırılmasını bir tana bırakıp hemen ağzınızın suyu aktı. İnsanları birbirine sokmak adına kimin üzerinden seçimle gelen ve seçilme kaygısı olacağını düşündüğünüz belediye başkanı üzerinden. Sayın ada karkası yanlış yerden saldırıyorsun neden mi? Birincisi; benim hiçbir kaygım yok da ondan. İkincisi de dersini hiç çalışmıyorsun hep sokak ağzı ve dedikodularla besleniyorsun.”
“HOR GÖRDÜĞÜNÜZ BELEDİYE PERSONELİNE MİNNET DUYMALISINIZ”
“Türkiye bir hukuk devleti ve kanunlarla yönetilir. Kurumlarında görev sınırları yine kanunlarla belirlenir. Okuyun başbakanlık genelgesi 2010/5 nolu genelge okuyun da husumetten falan bahsetmeyin. Gökçeada’da yaşayan kıymetli hemşerilerim bir olun yumruk olun yıllarca adanın çilesini çekmiş hastane kapılarında esen rüzgârla hastasını götürememiş cenazesine yetişememiş rumuzuyla Kürd’üyle Laz’ıyla her ne olursa olsun ortak paydamız insan olmamız sıfatıyla hepiniz bir olun bir olunki sizin sırtınızdan geçinenlere fırsat vermeyin.”
“Adada yaşanan su taşkınlarında mesela en son yaşanan en başından sonuna kadar sadece belediye personeli vardı amiriyle memuruyla işçisiyle sadece onlar onlara haksızlık etmeyin nerdeydi DSİ nerdeydi, Kara Yolları nerde devletin kurumları. Tüm Gökçeada o hor gördüğünüz belediye personeline minnet duymalısınız. Onlar adanın en kıymetlileri ve yine onlar vardı. Bizler yalnız değiliz ve gücümüzü Gökçeadalılardan alırız ve ayrıca şu bilinmelidir ki bizlere destek vermiş 1441 kişinin yüzünü de önüne eğdirmeyiz. Şu da bilinmelidir ki; yufka yüreklilerle engebeli yollar aşılmaz.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

