“Gökçeada’da Altın ve Gümüş Aranmasına Müsaade Etmeyeceğiz”

Aynalı Pazar (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 12.12.2017 - 10:53, Güncelleme: 12.12.2017 - 10:53 891+ kez okundu.
 

“Gökçeada’da Altın ve Gümüş Aranmasına Müsaade Etmeyeceğiz”

Altın madenine izin için ÇED sürecinin başlatıldığı Gökçeada’nın sakinleri teyakkuzda. “Organik tarım adası olmayı beklerken, doğamıza hançer saplandı” diyen köylüler direnmekte kararlı. Madencilik faaliyetinin Gökçeada’ya telafisi olmayacak büyük zararlar verecek olması Gökçeada Belediye Başkanı Ülnal Çetin ve Gökçeadalıları harekete geçirdi. Başkan Ünal Çetin düzenlediği toplantı ile önümüzdeki süreçte izlenecek yol haritasını belirleme toplantısı düzenledi.
Altın madenine izin için ÇED sürecinin başlatıldığı Gökçeada’nın sakinleri teyakkuzda. “Organik tarım adası olmayı beklerken, doğamıza hançer saplandı” diyen köylüler direnmekte kararlı. Madencilik faaliyetinin Gökçeada’ya telafisi olmayacak büyük zararlar verecek olması Gökçeada Belediye Başkanı Ülnal Çetin ve Gökçeadalıları harekete geçirdi. Başkan Ünal Çetin düzenlediği toplantı ile Gökçeadalılardan ve ada sevdalılar ile bir araya gelerek önümüzdeki süreçte izlenecek yol haritasını belirleme toplantısı düzenledi.   Çanakkale’nin ve ilçelerinin üzerine kabus gibi çöken Altın Madenciliği faaliyetleri başta Belediye Başkanları olmak üzere Çevre Örgütlerini ve vatandaşları harekete geçirdi. Atik Hisar Barajı Koruma Havzasına gezi düzenleyerek altın madenciliği faaliyetlerine dikkat çeken Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın ardından bugünde Gökçeada Belediye Başkanı eylem planı oluşturma toplantısı düzenledi. Gökçeada’nın “Organik Tarım Adası” olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca proje çalışması yürütülürken Çevre ve Şehircilik Bakanlığının adadaki turizm ve organik tarım faaliyetlerine zarar verecek madenciliğe göz yummasını öngörüsüzlük olarak değerlendirdi. “ORGANİK TARIM ADASI MADENCİ TEHDİTİ ALTINDADIR”   Pairon Otel’de düzenlenen toplantıya çok sayıda Gökçeadalı vatandaş, Çevre Örgütlerinin temsilcileri ve basın mensupları katıldılar. Gökçeada Belediye Başkanı Ünal Çetin toplantının açılış konuşmasında Gökçeada’nın Altın ve Gümüş madenciliği tehditi altında olduğunu belirterek şunları söyledi; “Doğal ve kültürel zenginlikleri ile hem tarım hem de turizm alanında son yıllarda önemli mesafeler kat eden Türkiye’nin organik adası Gökçeada, altın madeni tehdidi altındadır. Merih Madencilik Şirketi tarafından, alınan ruhsata istinaden Gökçeada’da altın ve gümüş madeni aramak için yapılan başvuru neticesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çanakkale İl Müdürlüğü tarafından yapılan duyuru ile Yuvalı mevkisinde maden aramak için yapılan başvurunun kabul edildiği ve ÇED sürecinin başlatıldığı belirtilmiştir. Bu konu, gerek adamızın doğal kaynakları, gerek turizmi ve en önemlisi de ada halkının sağlığı açısından telafisi mümkün olmayacak sonuçlar doğuracaktır.”   “HAYAL KIRIKLIĞI VE ENDİŞE DUYUYORUZ”   Gökçeada’nın turizm potansiyeline ve doğal güzelliklerine dikkat çeken Başkan Ünal Çetin; “Gökçeada Türkiye’nin en büyük adası olmasının yanı sıra tatlı su kaynakları dünya üzerinde kendisine yetebilen 4 adadan biri olma özelliğini taşır. Adamız, bakir doğasında göz alabildiğince uzanan kumsalları, pırıl pırıl denizi, yeşille maviyi birleştiren kendine has dokusu ile geçmişle bugünün birlikte yaşadığı harika bir doğa güzelliğidir. 2011 yılında almış olduğu Cittaslow (Sakin Şehir) unvanı ile dünyanın ile ve tek sakin adası seçilmiştir. Turizmin, organik tarımın, serbest dolaşma sistemiyle yapılan hayvancılığın ve balıkçılığın bir arada yapılabildiği çok özel coğrafyalardan biridir. Maden arama süreciyle ilgili gelişen bu son durum, bizleri derin bir hayal kırıklığı ve endişeye sevk etmiştir” dedi. İKİ BAKANLIKTAN BİRBİRİNDEN FARKLI YAKLAŞIM!   Geçtiğimiz aylarda Bozcaada ile birlikte Organik Tarım Adası ilan edilen Gökçeada’ya Çevre ve Şehircilik Bakanlığının oluru ile Madencilik faaliyeti için ÇED sürecinin başlatılmasına anlam veremediklerini açıklayan Başkan Ünal Çetin; “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2017 yılı İkinci Altı Aylık Eylem Planı kapsamında; Gökçeada ve Bozcaada’nın “Organik Tarım Adası” ilan edilmesi çalışmaları devam etmektedir. 2 ağustos 2017 tarihinde bu konu hakkında Çanakkale Valiliği başkanlığında bir çalışma toplantısı yapılmış ve adamızda hali hazırda devam eden Organik Tarımın yaygınlaştırılarak adanın Organik Tarım Bölgesi ilan edilmesinin planlandığı belirtilmiştir. Zira bu kapsamda önemli grup ve şirketlerin adamızdaki tarım yatırımları hız kazanmış, turizmle birlikte tarım ada halkının önemli geçim kaynaklarının başında gelmeye başlamıştır. Türk ekonomisinin her geçen gün tarım ve hayvancılığa ne kadar hayati önemde ihtiyacının görüldüğü şu günlerde Gökçeada’da maden arama faaliyetine yol vermek tam anlamıyla çarpıklık, aymazlık hatta ekonomik bir cinayettir” dedi.   “GÖKÇEADA’DA MADENCİLİĞE YOL VERMEK AYMAZLIKTIR, EKONOMİK CİNAYETTİR”   Altın ve Gümüş Madencilik faaliyetlerinin çevre ve insan sağlığına verdiği zararın binlerce örneği olduğuna dikkat çeken Başkan Ünal Çetin aynı akıbetin Gökçeada’nın yaşamasını istemediklerini belirterek; “Gökçeada’mızda yapılması olası bir maden arama faaliyetinin çevresel, ekonomik ve sosyal etkileri telafi edilemez düzeyde olacaktır. Daha önceki yıllarda tetkik için yapılan sondaj çalışmaları dahi yer altı su kaynaklarımızın yönünü değiştirmeye yetmiştir. Adamızda altın ve gümüş madeninin işletilmeye başlanması durumunda bölgenin turizm açısından önemli plajlarına ve temel su kaynaklarına çok yakın olan güney bölgesinde sondaj çalışmaları yapılacağı, bu faaliyetler sırasında bu alanda ağaçların tıraşlanarak kesileceği, bunun erozyon başta olmak üzere pek çok zarara yol açacağı, bölgedeki doğal tepelerin kazılarak yok edileceği, bu çalışmaların yasal sınırları aşan bir hava kirliliği yaratacağı, kullanılacak kimyasal maddeler nedeniyle yer altı ve yer üstü su kaynaklarının geri dönüşü olmayacak şekilde kirleneceği emsal projelerden görülmektedir” dedi. GÖKÇEADA’NIN ALTINI ÜSTÜNE GETİRECEKLER!   Bakanlığa sunulan ÇED Raporunu incelediğini belirten Ünal Çetin, madencilik faliyetleri nedeniyle Gökçeada’nın taşı ve toprağına sonda aşamasında bile büyük zararlar verileceğini belirtti. Çetin; “Proje tanıtım dosyasındaki verilere göre adanın güney kesiminde, 44 noktada toplam 1.100 metre sondaj gerçekleştirilecek. Toplam 229 bin TL’lik projenin arama aşamasında 423 ton kazı toprağı ortaya çıkacak. İşletme ruhsatı alındığında ise çok daha fazla toprağın kazılacağı tahmin edilmektedir. Gökçeada’da tarım bölgelerine, deniz kıyısına, derelere, Su Altı Milli Parkı’na Tuz Gölü’ne yakın olan maden projesi 279 kilometrekare ile sınırlı bir yüzölçümü olan adanın ekolojik yapısı üzerinde yıkıcı bir etki yaratacaktır” dedi.   “HER TÜRLÜ MÜCADELETİ VERMEYE HAZIRIZ.. YETKİLİLERİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ”   Madencilik tehdidine karşı her türlü mücadeleyi vermeye hazır olduklarını açıklayan Başkan Ünal Çetin, yetkilileri de göreve davet ederek; “Bu nedenle biz tüm Gökçeada halkı olarak Gökçeada’yı seven dostlarımız ve Gökçeada’yı korumaya gönül vermiş sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte, adamızda her türlü maden faaliyetine karşı mücadele etmeye hazırız. Adamızı hep birlikte koruyacak ve madencilik faaliyetlerine asla izin vermeyeceğiz. Tüm yetkilileri bu konuda sağduyulu olmaya çağırıyor ve bu yanlıştan bir an önce dönmek için gerekenlerin yapılacağını umuyoruz. Adada söz konusu girişim için başvuran şirketi de çevre için bu geri dönülemez yola girmekten dönmeye davet ediyoruz. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Gökçeada’yı Organik Tarım Adası olarak ilan etmek üzereyken Çevre ve Şehircilik Başkanlığı’nın adada zehirli kimyasallarla altın ve gümüş aranmasına geçit vermesi tutarsızlık, plansızlık hatta telafisi imkansız akıl almaz ekonomik kayıplar doğuracak bir öngörüsüzlüktür. Adamızın sahip olduğu doğal güzellikler ve kaynaklar, altından çok daha değerlidir” dedi.   Başkan Ünal Çetin’in açılış konuşmasının ardından foruma geçildi. Katılımcılardan Gökçeada’da yapılması planlanan Madencilik faaliyetlerini engellemeye yönelik eylem ve yaptırım önerileri istendi. Katılımcılar madencilik faaliyetlerinin bir an önce durdurulması için yerel ve ulusal kamuoyu oluşturulması, adanın turizm ve tarımının ön plana çıkartılarak hukuki zeminde mücadele edilmesi konusunda hem fikir oldukları görüldü. Siyasi partilerin temsilcileri ve Çanakkale’nin milletvekillerinden de destek istenmesi de konuşulan konular arasında yer aldı.
Altın madenine izin için ÇED sürecinin başlatıldığı Gökçeada’nın sakinleri teyakkuzda. “Organik tarım adası olmayı beklerken, doğamıza hançer saplandı” diyen köylüler direnmekte kararlı. Madencilik faaliyetinin Gökçeada’ya telafisi olmayacak büyük zararlar verecek olması Gökçeada Belediye Başkanı Ülnal Çetin ve Gökçeadalıları harekete geçirdi. Başkan Ünal Çetin düzenlediği toplantı ile önümüzdeki süreçte izlenecek yol haritasını belirleme toplantısı düzenledi.

Altın madenine izin için ÇED sürecinin başlatıldığı Gökçeada’nın sakinleri teyakkuzda. “Organik tarım adası olmayı beklerken, doğamıza hançer saplandı” diyen köylüler direnmekte kararlı. Madencilik faaliyetinin Gökçeada’ya telafisi olmayacak büyük zararlar verecek olması Gökçeada Belediye Başkanı Ülnal Çetin ve Gökçeadalıları harekete geçirdi. Başkan Ünal Çetin düzenlediği toplantı ile Gökçeadalılardan ve ada sevdalılar ile bir araya gelerek önümüzdeki süreçte izlenecek yol haritasını belirleme toplantısı düzenledi.

 

Çanakkale’nin ve ilçelerinin üzerine kabus gibi çöken Altın Madenciliği faaliyetleri başta Belediye Başkanları olmak üzere Çevre Örgütlerini ve vatandaşları harekete geçirdi. Atik Hisar Barajı Koruma Havzasına gezi düzenleyerek altın madenciliği faaliyetlerine dikkat çeken Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın ardından bugünde Gökçeada Belediye Başkanı eylem planı oluşturma toplantısı düzenledi. Gökçeada’nın “Organik Tarım Adası” olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca proje çalışması yürütülürken Çevre ve Şehircilik Bakanlığının adadaki turizm ve organik tarım faaliyetlerine zarar verecek madenciliğe göz yummasını öngörüsüzlük olarak değerlendirdi.

“ORGANİK TARIM ADASI MADENCİ TEHDİTİ ALTINDADIR”

 

Pairon Otel’de düzenlenen toplantıya çok sayıda Gökçeadalı vatandaş, Çevre Örgütlerinin temsilcileri ve basın mensupları katıldılar. Gökçeada Belediye Başkanı Ünal Çetin toplantının açılış konuşmasında Gökçeada’nın Altın ve Gümüş madenciliği tehditi altında olduğunu belirterek şunları söyledi; “Doğal ve kültürel zenginlikleri ile hem tarım hem de turizm alanında son yıllarda önemli mesafeler kat eden Türkiye’nin organik adası Gökçeada, altın madeni tehdidi altındadır. Merih Madencilik Şirketi tarafından, alınan ruhsata istinaden Gökçeada’da altın ve gümüş madeni aramak için yapılan başvuru neticesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çanakkale İl Müdürlüğü tarafından yapılan duyuru ile Yuvalı mevkisinde maden aramak için yapılan başvurunun kabul edildiği ve ÇED sürecinin başlatıldığı belirtilmiştir. Bu konu, gerek adamızın doğal kaynakları, gerek turizmi ve en önemlisi de ada halkının sağlığı açısından telafisi mümkün olmayacak sonuçlar doğuracaktır.”

 

“HAYAL KIRIKLIĞI VE ENDİŞE DUYUYORUZ”

 

Gökçeada’nın turizm potansiyeline ve doğal güzelliklerine dikkat çeken Başkan Ünal Çetin; “Gökçeada Türkiye’nin en büyük adası olmasının yanı sıra tatlı su kaynakları dünya üzerinde kendisine yetebilen 4 adadan biri olma özelliğini taşır. Adamız, bakir doğasında göz alabildiğince uzanan kumsalları, pırıl pırıl denizi, yeşille maviyi birleştiren kendine has dokusu ile geçmişle bugünün birlikte yaşadığı harika bir doğa güzelliğidir. 2011 yılında almış olduğu Cittaslow (Sakin Şehir) unvanı ile dünyanın ile ve tek sakin adası seçilmiştir. Turizmin, organik tarımın, serbest dolaşma sistemiyle yapılan hayvancılığın ve balıkçılığın bir arada yapılabildiği çok özel coğrafyalardan biridir. Maden arama süreciyle ilgili gelişen bu son durum, bizleri derin bir hayal kırıklığı ve endişeye sevk etmiştir” dedi.

İKİ BAKANLIKTAN BİRBİRİNDEN FARKLI YAKLAŞIM!

 

Geçtiğimiz aylarda Bozcaada ile birlikte Organik Tarım Adası ilan edilen Gökçeada’ya Çevre ve Şehircilik Bakanlığının oluru ile Madencilik faaliyeti için ÇED sürecinin başlatılmasına anlam veremediklerini açıklayan Başkan Ünal Çetin; “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2017 yılı İkinci Altı Aylık Eylem Planı kapsamında; Gökçeada ve Bozcaada’nın “Organik Tarım Adası” ilan edilmesi çalışmaları devam etmektedir. 2 ağustos 2017 tarihinde bu konu hakkında Çanakkale Valiliği başkanlığında bir çalışma toplantısı yapılmış ve adamızda hali hazırda devam eden Organik Tarımın yaygınlaştırılarak adanın Organik Tarım Bölgesi ilan edilmesinin planlandığı belirtilmiştir. Zira bu kapsamda önemli grup ve şirketlerin adamızdaki tarım yatırımları hız kazanmış, turizmle birlikte tarım ada halkının önemli geçim kaynaklarının başında gelmeye başlamıştır. Türk ekonomisinin her geçen gün tarım ve hayvancılığa ne kadar hayati önemde ihtiyacının görüldüğü şu günlerde Gökçeada’da maden arama faaliyetine yol vermek tam anlamıyla çarpıklık, aymazlık hatta ekonomik bir cinayettir” dedi.

 

“GÖKÇEADA’DA MADENCİLİĞE YOL VERMEK AYMAZLIKTIR, EKONOMİK CİNAYETTİR”

 

Altın ve Gümüş Madencilik faaliyetlerinin çevre ve insan sağlığına verdiği zararın binlerce örneği olduğuna dikkat çeken Başkan Ünal Çetin aynı akıbetin Gökçeada’nın yaşamasını istemediklerini belirterek; “Gökçeada’mızda yapılması olası bir maden arama faaliyetinin çevresel, ekonomik ve sosyal etkileri telafi edilemez düzeyde olacaktır. Daha önceki yıllarda tetkik için yapılan sondaj çalışmaları dahi yer altı su kaynaklarımızın yönünü değiştirmeye yetmiştir. Adamızda altın ve gümüş madeninin işletilmeye başlanması durumunda bölgenin turizm açısından önemli plajlarına ve temel su kaynaklarına çok yakın olan güney bölgesinde sondaj çalışmaları yapılacağı, bu faaliyetler sırasında bu alanda ağaçların tıraşlanarak kesileceği, bunun erozyon başta olmak üzere pek çok zarara yol açacağı, bölgedeki doğal tepelerin kazılarak yok edileceği, bu çalışmaların yasal sınırları aşan bir hava kirliliği yaratacağı, kullanılacak kimyasal maddeler nedeniyle yer altı ve yer üstü su kaynaklarının geri dönüşü olmayacak şekilde kirleneceği emsal projelerden görülmektedir” dedi.

GÖKÇEADA’NIN ALTINI ÜSTÜNE GETİRECEKLER!

 

Bakanlığa sunulan ÇED Raporunu incelediğini belirten Ünal Çetin, madencilik faliyetleri nedeniyle Gökçeada’nın taşı ve toprağına sonda aşamasında bile büyük zararlar verileceğini belirtti. Çetin; “Proje tanıtım dosyasındaki verilere göre adanın güney kesiminde, 44 noktada toplam 1.100 metre sondaj gerçekleştirilecek. Toplam 229 bin TL’lik projenin arama aşamasında 423 ton kazı toprağı ortaya çıkacak. İşletme ruhsatı alındığında ise çok daha fazla toprağın kazılacağı tahmin edilmektedir. Gökçeada’da tarım bölgelerine, deniz kıyısına, derelere, Su Altı Milli Parkı’na Tuz Gölü’ne yakın olan maden projesi 279 kilometrekare ile sınırlı bir yüzölçümü olan adanın ekolojik yapısı üzerinde yıkıcı bir etki yaratacaktır” dedi.

 

“HER TÜRLÜ MÜCADELETİ VERMEYE HAZIRIZ.. YETKİLİLERİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ”

 

Madencilik tehdidine karşı her türlü mücadeleyi vermeye hazır olduklarını açıklayan Başkan Ünal Çetin, yetkilileri de göreve davet ederek; “Bu nedenle biz tüm Gökçeada halkı olarak Gökçeada’yı seven dostlarımız ve Gökçeada’yı korumaya gönül vermiş sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte, adamızda her türlü maden faaliyetine karşı mücadele etmeye hazırız. Adamızı hep birlikte koruyacak ve madencilik faaliyetlerine asla izin vermeyeceğiz. Tüm yetkilileri bu konuda sağduyulu olmaya çağırıyor ve bu yanlıştan bir an önce dönmek için gerekenlerin yapılacağını umuyoruz. Adada söz konusu girişim için başvuran şirketi de çevre için bu geri dönülemez yola girmekten dönmeye davet ediyoruz. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Gökçeada’yı Organik Tarım Adası olarak ilan etmek üzereyken Çevre ve Şehircilik Başkanlığı’nın adada zehirli kimyasallarla altın ve gümüş aranmasına geçit vermesi tutarsızlık, plansızlık hatta telafisi imkansız akıl almaz ekonomik kayıplar doğuracak bir öngörüsüzlüktür. Adamızın sahip olduğu doğal güzellikler ve kaynaklar, altından çok daha değerlidir” dedi.

 

Başkan Ünal Çetin’in açılış konuşmasının ardından foruma geçildi. Katılımcılardan Gökçeada’da yapılması planlanan Madencilik faaliyetlerini engellemeye yönelik eylem ve yaptırım önerileri istendi. Katılımcılar madencilik faaliyetlerinin bir an önce durdurulması için yerel ve ulusal kamuoyu oluşturulması, adanın turizm ve tarımının ön plana çıkartılarak hukuki zeminde mücadele edilmesi konusunda hem fikir oldukları görüldü. Siyasi partilerin temsilcileri ve Çanakkale’nin milletvekillerinden de destek istenmesi de konuşulan konular arasında yer aldı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.