muharrem x600

Erkek, Gündeme Damga Vuruyor…

Aynalı Pazar (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 20.02.2017 - 05:56, Güncelleme: 20.02.2017 - 05:56 3473+ kez okundu.
 

Erkek, Gündeme Damga Vuruyor…

CHP Çanakkale Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Muharrem Erkek, Meclis Genel Kurulunda OHAL, basın ve ifade özgürlüğü, KHK'lar, Anayasa değişikliği, Başkanlık ve Parlamenter Sistem ve referanduma dair görüşlerini dile getirdi. Erkek ayrıca toplu taşıma ile ilgili kanun teklifi verdi.
"AKP Hükümeti Darbe Hukuku Uyguluyor!" CHP Çanakkale Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Muharrem Erkek genel kuruldaki konuşmasında “iktidar, maalesef, OHAL'i ve darbe hukukunu çok sevdi. Biliyorsunuz Anayasa'mızın 15'inci maddesinde yer alan OHAL düzenlemesi ve yine, Anayasa'mızın 148'inci maddesinde yer alan OHAL kanun hükmünde kararnamelerinin yargı denetiminden muaf tutulacağına ilişkin düzenlemeler 12 Eylül darbe hukukunun yani 12 Eylül Anayasası'nın tipik bir uygulaması. Yani önceki anayasalarımızda yoktu. Siz başlangıçta hep 12 Eylül Anayasası'nı ve darbe hukukunu eleştirdiniz ama bugün geldiğiniz noktada darbe hukukuna, maalesef, sıkı sıkıya sarılmış durumdasınız” dedi.    FİKİRLERİ ASLA HAPSEDEMEZSİNİZ Erkek,  "OHAL devlete uygulanacak, millete değil." dediniz ama maalesef, bugün millete OHAL'i hukuksuz, keyfî bir şekilde uyguluyorsunuz. Gazeteciler cezaevinde, bilim adamları, akademisyenler ihraç ediliyor ve muhalefet boğulmak isteniyor. Evet, düşünce ve ifade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü de bu süreçte yok ettiniz. Ahmet Şık niçin cezaevinde, niçin tutuklu? Ahmet Şık'ı FETÖ ve diğer tüm terör örgütleriyle ilişkilendirerek tutuklattınız. 15 Temmuz kanlı darbe girişimi eğer başarıya ulaşmış olsaydı darbecilerin ilk yapacağı iş, Ahmet Şık'ı tutuklamak olacaktı ve maalesef, Ahmet Şık bugün de tutuklu ve cezaevinde. Biliyor musunuz Ahmet Şık cezaevinde mektup dahi yazamıyor. Evet, mektup dahi kaleme alamıyor, sevdiklerine mektup dahi yazamıyor ve dışarıdan kendisine mektup dahi ulaştırılamıyor. Bu, ne olağanüstü hâlle bağdaşır ne insan haklarıyla bağdaşır ne vicdanla, adaletle bağdaşır. Her zaman söylediğimiz gibi, insanları hapsedebilirsiniz ama düşünceleri, fikirleri asla hapsedemezsiniz” şeklinde konuştu.   DEVLETİ LİYAKATSİZ ELLERE TESLİM ETTİNİZ    Referandum konusunda da görüşlerini bildiren CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek şöyle dedi; “2010 referandumunda da millet size güvendi, "evet" dedi ama siz milletten aldığınız o güveni, yetkiyi kötüye kullanarak ülkeyi bir felakete sürüklediniz; devletin bütün kurumlarını, yargıyı bir cemaate yani çeteye teslim ettiniz ve 15 Temmuz darbe girişimini hazırladınız. Evet, 15 Temmuz darbe girişiminin sorumlusu, maalesef, geçmişteki iktidar-FETÖ ilişkisidir, bu çok açık. Anayasa'da güvence altına alınan din ve vicdan özgürlüğünü istismar ettiniz, kutsal din duygularını devlet ve politika işlerine karıştırdınız. Yine, Anayasa'da güvence altına alınan liyakati yani kamu görevlilerindeki niteliği yok saydınız, devleti liyakatsiz ellere teslim ettiniz; aynı hataları da maalesef yapmaya devam ediyorsunuz. Bakın, diyorsunuz ki: "Başkanlık bizi daha iyi yerlere götürecek." Şimdi size bazı veriler sunmak istiyorum. Birleşmiş Milletler İnsani Gelişmişlik Endeksi'ne göre ülkelere bir bakalım. İlk 10 ülkeyi sayacağım sizlere. Norveç, parlamenter sistem, kişi başına düşen millî gelir 74 bin dolar; 2'nci sırada Avustralya, parlamenter sistem, kişi başına düşen millî gelir 58 bin dolar; 3'üncü sırada İsviçre, parlamenter sistem, 80 bin dolar; Danimarka, parlamenter sistem, 51 bin dolar; Hollanda, Almanya, İrlanda, ABD, Kanada ve Yeni Zelanda; ilk 10 ülke. Bakın, dünyanın en gelişmiş 10 ülkesinden 9'u parlamenter sistemle yönetiliyor, başkanlık sistemiyle yönetilen de ABD ki o da eyalet sistemi ve kendi kuruluş felsefesi var.    Peki, son 10 ülkeye bakalım: Dünyada en az gelişmiş 10 ülke Mali, Mozambik, Gine, Burkana Faso, Burundi, Çad ve bunların bir tanesi bile parlamenter sistemle yönetilmiyor. Dünyanın en az gelişmiş 10 ülkesinin 6'sı başkanlıkla 4'ü de yarı başkanlıkla yönetiliyor”   KANUN TEKLİFİ VE GEREKÇESİ   CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, 6.6.2002 tarih ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu ile 25.10.1984 tarih ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’ni meclise sundu. Erkek, teklifin gerekçesini şöyle anlattı.   “Türkiye, birçok ekonomist tarafından da kabul edildiği gibi, ciddi bir ekonomik kriz yaşamaktadır. Bu ekonomik krizin, siyasi olarak yaşanan kriz ve gelişmelerle doğrudan ilgili olduğu da bilinmektedir. Bu durum, kısır döngü biçiminde ekonominin daha da zora girmesine neden olmakta, ekonomimize güven azalmaktadır. Yabancı yatırımcıdan turiste, yerli üreticiden tüketiciye Türkiye ekonomisine kimsenin güvenmemesiyle birlikte; kapasite arttırılamamakta, katma değeri yüksek ürünlerin üretimi yapılamamakta, turizmde gelir kaybı büyümekte, hayat pahalılaşmaya devam etmektedir.   Kötü giden ekonomi, öncelikle orta sınıf ve dar gelirlileri vurmaktadır. Halk, ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olduğuna göre, bunun için yöntemler aramaktadır. İhtiyaçlarını gidermek için geliri yetmeyen yurttaşlarımızın zaten yüksek olan borç yükü artmaya devam etmektedir. 2016 yılında bir önceki yıla göre: •       Bireysel kredi kartlarının tutarı yüzde 4,7 artarak 83,4 milyar TL'ye yükselmiştir. •       Tüketici kredilerinin toplamı yüzde 10,3 artarak 337,6 milyar TL’ye yükselmiştir. •       Tüketicilerin bankalara toplam borcu yüzde 9,12 artmış ve yaklaşık 420 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. •       En yüksek artış konut kredilerinde gerçekleşmiş, konut kredileri yüzde 14,2 artarak, 164 milyar TL'ye ulaşmıştır. •       İhtiyaç kredilerinde artış yüzde 7 olmuş ve 167 milyar TL’ye yükselmiştir. •       Taşıt kredileri ise yüzde 4,2 artarak 6,7 milyar TL'ye ulaşmıştır. Tüm bu kötü ekonomik tablo içerisinde ise Hükümet, ekonomide gidişi tersine çevirmeyle uğraşmak yerine; egemenliğin şahsileştiği, yasama ve yargı kuvvetlerinin yürütme altında birleştiği, ilk 4 maddenin içeriğinin değiştirilerek, Cumhuriyetin yerine tek adam rejiminin inşa edildiği bir Başkanlık rejimini getirmek için anayasa değişikliğiyle uğraşmaktadır. Bu amaçla basın yayın organlarının, devlet olanaklarının yanında, iktidar gücü de seferber edilmekte, Olağanüstü hal (OHAL) Kanun Hükmünde Kararnamelerinin (KHK) anayasada belirtilen ilkelerine aykırı biçimde düzenlemeler yapıldığı görülmektedir. FETÖ ile mücadele amacıyla çıkarılması zorunluluk olan KHK’lardan biriyle yatlar, kotralar, tekneler ve lüks gezinti gemileri için Katma Değer Vergisi (KDV) oranları yüzde 18’den, yüzde 1’e indirilmiş; Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ise sıfırlanmıştır. Bahsi geçen ekonomik tabloya dair, başka bir ifadeyle orta ve dar gelirli yurttaşlarımız için doğrudan bir yararı olmadığı gibi, dolaylı olarak aleyhte olan bu düzenleme kamuoyunda tepkiyle karşılanmaktadır.   Özellikle çiftçilerimizin kullandığı, yine toplu taşımada kullanılan araçlar için tüketilen yakıttan KDV ve ÖTV alınmaya devam edilmesi büyük bir adaletsizlik doğurmakta ve ülke ekonomisine ağır darbe vurmaktadır. CHP olarak çiftçilerimizin kullandığı yakıttan KDV ve ÖTV alınmaması yönünde tüm girişimleri gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Bununla birlikte toplu taşımada kullanılan yakıttan KDV ve ÖTV’nin alınmaması için gerekli yasal düzenlemenin yapılması zorunludur. Bu yolla fiyatları ucuzlayacağı için hem toplu taşıma teşvik edilmiş olunacak hem de taşımacı esnafının sorunlarının çözümüne önemli bir katkı sağlanacaktır.   Bu bağlamda 06.06.2002 tarih ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu ile 25.10.1984 tarih ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda değişiklik yapılması amaçlanmaktadır”     
CHP Çanakkale Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Muharrem Erkek, Meclis Genel Kurulunda OHAL, basın ve ifade özgürlüğü, KHK'lar, Anayasa değişikliği, Başkanlık ve Parlamenter Sistem ve referanduma dair görüşlerini dile getirdi. Erkek ayrıca toplu taşıma ile ilgili kanun teklifi verdi.

"AKP Hükümeti Darbe Hukuku Uyguluyor!"

CHP Çanakkale Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Muharrem Erkek genel kuruldaki konuşmasında “iktidar, maalesef, OHAL'i ve darbe hukukunu çok sevdi. Biliyorsunuz Anayasa'mızın 15'inci maddesinde yer alan OHAL düzenlemesi ve yine, Anayasa'mızın 148'inci maddesinde yer alan OHAL kanun hükmünde kararnamelerinin yargı denetiminden muaf tutulacağına ilişkin düzenlemeler 12 Eylül darbe hukukunun yani 12 Eylül Anayasası'nın tipik bir uygulaması. Yani önceki anayasalarımızda yoktu. Siz başlangıçta hep 12 Eylül Anayasası'nı ve darbe hukukunu eleştirdiniz ama bugün geldiğiniz noktada darbe hukukuna, maalesef, sıkı sıkıya sarılmış durumdasınız” dedi. 

 

FİKİRLERİ ASLA HAPSEDEMEZSİNİZ


Erkek,  "OHAL devlete uygulanacak, millete değil." dediniz ama maalesef, bugün millete OHAL'i hukuksuz, keyfî bir şekilde uyguluyorsunuz. Gazeteciler cezaevinde, bilim adamları, akademisyenler ihraç ediliyor ve muhalefet boğulmak isteniyor. Evet, düşünce ve ifade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü de bu süreçte yok ettiniz. Ahmet Şık niçin cezaevinde, niçin tutuklu? Ahmet Şık'ı FETÖ ve diğer tüm terör örgütleriyle ilişkilendirerek tutuklattınız. 15 Temmuz kanlı darbe girişimi eğer başarıya ulaşmış olsaydı darbecilerin ilk yapacağı iş, Ahmet Şık'ı tutuklamak olacaktı ve maalesef, Ahmet Şık bugün de tutuklu ve cezaevinde. Biliyor musunuz Ahmet Şık cezaevinde mektup dahi yazamıyor. Evet, mektup dahi kaleme alamıyor, sevdiklerine mektup dahi yazamıyor ve dışarıdan kendisine mektup dahi ulaştırılamıyor. Bu, ne olağanüstü hâlle bağdaşır ne insan haklarıyla bağdaşır ne vicdanla, adaletle bağdaşır. Her zaman söylediğimiz gibi, insanları hapsedebilirsiniz ama düşünceleri, fikirleri asla hapsedemezsiniz” şeklinde konuştu.

 

DEVLETİ LİYAKATSİZ ELLERE TESLİM ETTİNİZ

 

 Referandum konusunda da görüşlerini bildiren CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek şöyle dedi; “2010 referandumunda da millet size güvendi, "evet" dedi ama siz milletten aldığınız o güveni, yetkiyi kötüye kullanarak ülkeyi bir felakete sürüklediniz; devletin bütün kurumlarını, yargıyı bir cemaate yani çeteye teslim ettiniz ve 15 Temmuz darbe girişimini hazırladınız. Evet, 15 Temmuz darbe girişiminin sorumlusu, maalesef, geçmişteki iktidar-FETÖ ilişkisidir, bu çok açık. Anayasa'da güvence altına alınan din ve vicdan özgürlüğünü istismar ettiniz, kutsal din duygularını devlet ve politika işlerine karıştırdınız. Yine, Anayasa'da güvence altına alınan liyakati yani kamu görevlilerindeki niteliği yok saydınız, devleti liyakatsiz ellere teslim ettiniz; aynı hataları da maalesef yapmaya devam ediyorsunuz. Bakın, diyorsunuz ki: "Başkanlık bizi daha iyi yerlere götürecek." Şimdi size bazı veriler sunmak istiyorum. Birleşmiş Milletler İnsani Gelişmişlik Endeksi'ne göre ülkelere bir bakalım. İlk 10 ülkeyi sayacağım sizlere. Norveç, parlamenter sistem, kişi başına düşen millî gelir 74 bin dolar; 2'nci sırada Avustralya, parlamenter sistem, kişi başına düşen millî gelir 58 bin dolar; 3'üncü sırada İsviçre, parlamenter sistem, 80 bin dolar; Danimarka, parlamenter sistem, 51 bin dolar; Hollanda, Almanya, İrlanda, ABD, Kanada ve Yeni Zelanda; ilk 10 ülke. Bakın, dünyanın en gelişmiş 10 ülkesinden 9'u parlamenter sistemle yönetiliyor, başkanlık sistemiyle yönetilen de ABD ki o da eyalet sistemi ve kendi kuruluş felsefesi var.    Peki, son 10 ülkeye bakalım: Dünyada en az gelişmiş 10 ülke Mali, Mozambik, Gine, Burkana Faso, Burundi, Çad ve bunların bir tanesi bile parlamenter sistemle yönetilmiyor. Dünyanın en az gelişmiş 10 ülkesinin 6'sı başkanlıkla 4'ü de yarı başkanlıkla yönetiliyor”

 

KANUN TEKLİFİ VE GEREKÇESİ

 

CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, 6.6.2002 tarih ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu ile 25.10.1984 tarih ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’ni meclise sundu. Erkek, teklifin gerekçesini şöyle anlattı.

 

“Türkiye, birçok ekonomist tarafından da kabul edildiği gibi, ciddi bir ekonomik kriz yaşamaktadır. Bu ekonomik krizin, siyasi olarak yaşanan kriz ve gelişmelerle doğrudan ilgili olduğu da bilinmektedir. Bu durum, kısır döngü biçiminde ekonominin daha da zora girmesine neden olmakta, ekonomimize güven azalmaktadır. Yabancı yatırımcıdan turiste, yerli üreticiden tüketiciye Türkiye ekonomisine kimsenin güvenmemesiyle birlikte; kapasite arttırılamamakta, katma değeri yüksek ürünlerin üretimi yapılamamakta, turizmde gelir kaybı büyümekte, hayat pahalılaşmaya devam etmektedir.

 

Kötü giden ekonomi, öncelikle orta sınıf ve dar gelirlileri vurmaktadır. Halk, ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olduğuna göre, bunun için yöntemler aramaktadır. İhtiyaçlarını gidermek için geliri yetmeyen yurttaşlarımızın zaten yüksek olan borç yükü artmaya devam etmektedir. 2016 yılında bir önceki yıla göre:

•       Bireysel kredi kartlarının tutarı yüzde 4,7 artarak 83,4 milyar TL'ye yükselmiştir.

•       Tüketici kredilerinin toplamı yüzde 10,3 artarak 337,6 milyar TL’ye yükselmiştir.

•       Tüketicilerin bankalara toplam borcu yüzde 9,12 artmış ve yaklaşık 420 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

•       En yüksek artış konut kredilerinde gerçekleşmiş, konut kredileri yüzde 14,2 artarak, 164 milyar TL'ye ulaşmıştır.

•       İhtiyaç kredilerinde artış yüzde 7 olmuş ve 167 milyar TL’ye yükselmiştir.

•       Taşıt kredileri ise yüzde 4,2 artarak 6,7 milyar TL'ye ulaşmıştır.

Tüm bu kötü ekonomik tablo içerisinde ise Hükümet, ekonomide gidişi tersine çevirmeyle uğraşmak yerine; egemenliğin şahsileştiği, yasama ve yargı kuvvetlerinin yürütme altında birleştiği, ilk 4 maddenin içeriğinin değiştirilerek, Cumhuriyetin yerine tek adam rejiminin inşa edildiği bir Başkanlık rejimini getirmek için anayasa değişikliğiyle uğraşmaktadır. Bu amaçla basın yayın organlarının, devlet olanaklarının yanında, iktidar gücü de seferber edilmekte, Olağanüstü hal (OHAL) Kanun Hükmünde Kararnamelerinin (KHK) anayasada belirtilen ilkelerine aykırı biçimde düzenlemeler yapıldığı görülmektedir. FETÖ ile mücadele amacıyla çıkarılması zorunluluk olan KHK’lardan biriyle yatlar, kotralar, tekneler ve lüks gezinti gemileri için Katma Değer Vergisi (KDV) oranları yüzde 18’den, yüzde 1’e indirilmiş; Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ise sıfırlanmıştır. Bahsi geçen ekonomik tabloya dair, başka bir ifadeyle orta ve dar gelirli yurttaşlarımız için doğrudan bir yararı olmadığı gibi, dolaylı olarak aleyhte olan bu düzenleme kamuoyunda tepkiyle karşılanmaktadır.

 

Özellikle çiftçilerimizin kullandığı, yine toplu taşımada kullanılan araçlar için tüketilen yakıttan KDV ve ÖTV alınmaya devam edilmesi büyük bir adaletsizlik doğurmakta ve ülke ekonomisine ağır darbe vurmaktadır. CHP olarak çiftçilerimizin kullandığı yakıttan KDV ve ÖTV alınmaması yönünde tüm girişimleri gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Bununla birlikte toplu taşımada kullanılan yakıttan KDV ve ÖTV’nin alınmaması için gerekli yasal düzenlemenin yapılması zorunludur. Bu yolla fiyatları ucuzlayacağı için hem toplu taşıma teşvik edilmiş olunacak hem de taşımacı esnafının sorunlarının çözümüne önemli bir katkı sağlanacaktır.

 

Bu bağlamda 06.06.2002 tarih ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu ile 25.10.1984 tarih ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda değişiklik yapılması amaçlanmaktadır” 
 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.