“Dünyada En Yüksek Enflasyon Yaşanan 6 Ülkeden Biri Konumundayız”

Gündem (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 26.12.2024 - 11:33, Güncelleme: 26.12.2024 - 11:33 1528+ kez okundu.
 

“Dünyada En Yüksek Enflasyon Yaşanan 6 Ülkeden Biri Konumundayız”

Dünyada en yüksek enflasyon yaşanan 6 ülkeden birinin Türkiye olduğuna dikkat çeken Osman Okyay; Türkiye ekonominin son 17 çeyrektir büyümesine rağmen, bunun çok hissedilmediğini belirterek; “2024’te zor bir yıl geçirdik. 2025’nin çok kolay olacağını da öngörmüyoruz. Ancak yaşadığımız tüm zorluklar dayanıklılığımızı artırıyor, değişen koşullara hızla uyum sağlama yeteneğimiz gelişiyor” dedi.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası 2024 yılı son Olağan Meclis Toplantısı ÇTSO Kongre ve Fuar Merkezi’nde gerçekleşti. ÇTSO Meclis Başkanı Osman Okyay, yılın son toplantısında Türkiye ve dünya ekonomisine dair değerlendirmelerde bulunup beklentilerini açıkladı. Osman Okyay yaptığı değerlendirmede; “2024 yılının son haftası içindeyiz. Yılı tamamlarken, geriye dönüp yılın genel bir muhasebesini yapmak artık bir gelenek oldu. Bu yıl da geriye dönüp bir değerlendirme yaptığımızda; Ekonomimizin en kırılgan yanı olan enflasyonun hala varlığını koruduğu, Ekonominin tüm kesimlerinin gözünün Merkez Bankası’nda olup faizlerin düşürülüp düşürülmeyeceğine dair tahminlerin havada uçuştuğu, Ekonominin son 17 çeyrektir büyümesine rağmen, bunun çok hissedilmediği, Ekonomik aktivitedeki ciddi yavaşlama sayesinde cari işlemler açığının önemli ölçüde daralmasına karşın özellikle biz sanayicilerin bundan çok mutlu olmadığı bir yıl olduğunu görüyoruz” dedi.   “DÜNYADA EN YÜKSEK ENFLASYON YAŞANAN 6 ÜLKEDEN BİRİ KONUMUNDAYIZ” Meclis Başkanı Osman Okyay, son 17 çeyrekte ülke ekonomisinde büyüme yakaladığını ancak bunun hissedilmediğine dikkat çekerek; “Yıl boyunca enflasyon, Türkiye'nin makroekonomik gündeminde önemli bir yer tuttu. Türkiye, uzun süredir yüksek enflasyonla mücadele ediyor. Bu durum hem bireylerin alım gücünü azaltıyor hem de yatırımcı güvenini zayıflatıyor. Kasım ayı itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 47,09. Dünyada en yüksek enflasyon yaşanan 6 ülkeden biri konumundayız ve maalesef bu sürdürülebilir bir durum değil! Hükümetimizin enflasyonu düşürmek üzere uyguladığı tedbirlerin başarıya ulaşmasını ve tüm kesimlerin rahat bir nefes almasını ümit ediyoruz” dedi.   “SANAYİNİN BÜYÜMEDİĞİ BİR EKONOMİ SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜYEBİLİR Mİ?” Açıklanan verilere rağmen birçok sektörde büyümenin yavaşladığı, sanayide ise daralma gerçekleştiğine dikkat çeken Osman Okyay; “Diğer yandan ekonomik büyümenin 17 çeyrektir devam ettiğini söylemiştim. Son olarak bu yılın ikinci çeyrek döneminde ekonominin yüzde 2,5 büyüdüğü açıklandı. Yılın ikinci çeyrek büyüme performansına sektörel olarak bakıldığında birçok sektörde büyümenin yavaşladığı, sanayi tarafında ise daha olumsuz bir görünümle daralma gerçekleştiği görülüyor. Peki, sanayinin büyümediği bir ekonomi sürdürülebilir büyüyebilir mi? Bu büyümeden herkes payına düşen alabilir mi? Bu soruların cevabı çok net “hayır”. Belki teknoloji, finans, sağlık ve turizm gibi yüksek katma değerli hizmet sektörlerine yatırım yapan ülkeler, sanayi büyümesi olmadan büyümeyi sürdürülebilir. Singapur ve İsviçre örnekleri ortada. Ya da petrol, doğal gaz veya diğer doğal kaynaklara sahip ülkeler, bu kaynakların ihracatından elde ettikleri gelirle büyümeyi devam ettirebilir” dedi. “TÜRKİYE'NİN SANAYİ, HİZMET VE TEKNOLOJİ ARASINDAKİ DENGEYİ İYİ KURMASI ŞART!” Enflasyonla mücadele ve sürdürülebilir büyüme için önerilerini de açıklayan ÇTSO Meclis Bşakanı Osman Okyay; “Türkiye bir yüksek teknoloji ülkesi olmadığına, bu saydığım doğal kaynakların hiçbirine de sahip bulunmadığına göre; sanayi, Türkiye ekonomisinin büyüme motorlarından biri ve katma değer yaratma, istihdam sağlama, teknoloji geliştirme gibi unsurlarda kritik bir role sahip. Türkiye'nin sürdürülebilir ve eşitlikçi bir büyüme hedefine ulaşabilmesi için, sanayi, hizmet ve teknoloji arasındaki dengeyi iyi kurması şart! Yüksek Teknoloji sektörlerine doğru gidişin Ülkemiz açısından çok doğru bir strateji olduğuna hiç şüphe yok, bunu gönülden destekliyorum. Ancak bu geçişin bir süreç olduğunu unutmamamızın ve bu süreçte ülke refahının devamı açısından, halihazırda içinde bulunduğumuz sektörlerdeki sürdürülebilirliğin dikkate alınmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.   “KÜRESEL EKONOMİDE CİDDİ BİR PARADİGMA DEĞİŞİMİ YAŞANIYOR” Küresel ekonomide ciddi değişimler yaşandığına ifade eden ÇTSO Meclis Başkanı Osman Okyay; “Son yıllarda küresel ekonomide de ciddi bir paradigma değişimi yaşanıyor. Eskiden küreselleşme, serbest ticaret ve açık piyasa ekonomisi gibi kavramlar ön plandaydı. Son 10 yıl içinde bunların yerini korumacılık, gümrük duvarları ve ulusal çıkarların öncelenmesi gibi politikalar almaya başladı. ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret savaşları, bunun en somut örneği. Bu durum, diğer ülkelerin de kendi iç pazarlarını koruma yoluna girmesine neden oluyor. Türkiye için de korumacılık ve ulusal çıkarların önceliklendirildiği yenidünya düzenine uyum sağlamak, bunu yaparken de küresel iş birliğini sürdürebilecek politikalar üretmek stratejik bir zorunluluk” dedi. “YÜKSEK TEKNOLOJİ, YENİLİKÇİ ÜRÜN ÜRETİMİNE VE İHRACATINA GEÇİŞ YAPMALIYIZ” Düşük katma değerli ürün üretiminin Türkiye’nin sorunlarını çözmeyeceğini belirten Osman Okyay; “Yukarıda da söylediğim üzere, düşük katma değerli ürün ihracatından yüksek teknoloji ve yenilikçi ürün üretimine ve ihracatına geçiş yapmalıyız. Avrupa Birliği’nin karbon vergisi uygulamalarına uyum sağlamak için sanayide yeşil dönüşüm hızlandırılmalı. Küresel rekabet gücünü artırmak için nitelikli iş gücü yetiştirilmesi hayati önem taşıyor. Yetenekli gençlerimizi yurt dışına kaptırmak yerine Türkiye’de kalmasını sağlamak için cazip fırsatlar sunulmalı. Bu konularda artık kaybedecek bir dakikamız bile yok! Yenidünya düzenine uyum sağlamak açısından önümüze çıkan fırsatları kaçırmamalıyız. Uzun vadeli bir kalkınma planı oluşturmamızı çok önemli görüyorum. Küresel rekabette geride kalmamak için bu şart” dedi.   “2025 YILININ ÇOK KOLAY OLACAĞINI ÖNGÖRMÜYORUZ” 2024 yılının zor bir yıl olduğunu belirten, 2025 yılının da zor geçeceğini belirten Osman Okyay yine de umutlu olduğunu belirterek; “2024’te zor bir yıl geçirdik. 2025’nin çok kolay olacağını da öngörmüyoruz. Ancak yaşadığımız tüm zorluklar dayanıklılığımızı artırıyor, değişen koşullara hızla uyum sağlama yeteneğimiz gelişiyor. Zorluklar karşısında farklı çözüm yolları bulmak için daha kreatif ve esnek oluyoruz. Zorluklar bizi yıkamaz. Bizi daha güçlü kılar. Önemli olan, bu zorlukları bir fırsata dönüştürerek geleceğe daha umutla bakabilmek... Bu zorlukların geçici olduğunu biliyor ve daha iyi günlerin geleceğine hep beraber inanıyoruz. Bu duygularla siz değerli dostlara, tüm sevdiklerinizle beraber sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yıl diliyorum. Yeni yılınızı şimdiden kutluyorum” dedi.
Dünyada en yüksek enflasyon yaşanan 6 ülkeden birinin Türkiye olduğuna dikkat çeken Osman Okyay; Türkiye ekonominin son 17 çeyrektir büyümesine rağmen, bunun çok hissedilmediğini belirterek; “2024’te zor bir yıl geçirdik. 2025’nin çok kolay olacağını da öngörmüyoruz. Ancak yaşadığımız tüm zorluklar dayanıklılığımızı artırıyor, değişen koşullara hızla uyum sağlama yeteneğimiz gelişiyor” dedi.

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası 2024 yılı son Olağan Meclis Toplantısı ÇTSO Kongre ve Fuar Merkezi’nde gerçekleşti. ÇTSO Meclis Başkanı Osman Okyay, yılın son toplantısında Türkiye ve dünya ekonomisine dair değerlendirmelerde bulunup beklentilerini açıkladı. Osman Okyay yaptığı değerlendirmede; “2024 yılının son haftası içindeyiz. Yılı tamamlarken, geriye dönüp yılın genel bir muhasebesini yapmak artık bir gelenek oldu. Bu yıl da geriye dönüp bir değerlendirme yaptığımızda; Ekonomimizin en kırılgan yanı olan enflasyonun hala varlığını koruduğu, Ekonominin tüm kesimlerinin gözünün Merkez Bankası’nda olup faizlerin düşürülüp düşürülmeyeceğine dair tahminlerin havada uçuştuğu, Ekonominin son 17 çeyrektir büyümesine rağmen, bunun çok hissedilmediği, Ekonomik aktivitedeki ciddi yavaşlama sayesinde cari işlemler açığının önemli ölçüde daralmasına karşın özellikle biz sanayicilerin bundan çok mutlu olmadığı bir yıl olduğunu görüyoruz” dedi.

 

“DÜNYADA EN YÜKSEK ENFLASYON YAŞANAN 6 ÜLKEDEN BİRİ KONUMUNDAYIZ”

Meclis Başkanı Osman Okyay, son 17 çeyrekte ülke ekonomisinde büyüme yakaladığını ancak bunun hissedilmediğine dikkat çekerek; “Yıl boyunca enflasyon, Türkiye'nin makroekonomik gündeminde önemli bir yer tuttu. Türkiye, uzun süredir yüksek enflasyonla mücadele ediyor. Bu durum hem bireylerin alım gücünü azaltıyor hem de yatırımcı güvenini zayıflatıyor. Kasım ayı itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 47,09. Dünyada en yüksek enflasyon yaşanan 6 ülkeden biri konumundayız ve maalesef bu sürdürülebilir bir durum değil! Hükümetimizin enflasyonu düşürmek üzere uyguladığı tedbirlerin başarıya ulaşmasını ve tüm kesimlerin rahat bir nefes almasını ümit ediyoruz” dedi.

 

“SANAYİNİN BÜYÜMEDİĞİ BİR EKONOMİ SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜYEBİLİR Mİ?”

Açıklanan verilere rağmen birçok sektörde büyümenin yavaşladığı, sanayide ise daralma gerçekleştiğine dikkat çeken Osman Okyay; “Diğer yandan ekonomik büyümenin 17 çeyrektir devam ettiğini söylemiştim. Son olarak bu yılın ikinci çeyrek döneminde ekonominin yüzde 2,5 büyüdüğü açıklandı. Yılın ikinci çeyrek büyüme performansına sektörel olarak bakıldığında birçok sektörde büyümenin yavaşladığı, sanayi tarafında ise daha olumsuz bir görünümle daralma gerçekleştiği görülüyor. Peki, sanayinin büyümediği bir ekonomi sürdürülebilir büyüyebilir mi? Bu büyümeden herkes payına düşen alabilir mi? Bu soruların cevabı çok net “hayır”. Belki teknoloji, finans, sağlık ve turizm gibi yüksek katma değerli hizmet sektörlerine yatırım yapan ülkeler, sanayi büyümesi olmadan büyümeyi sürdürülebilir. Singapur ve İsviçre örnekleri ortada. Ya da petrol, doğal gaz veya diğer doğal kaynaklara sahip ülkeler, bu kaynakların ihracatından elde ettikleri gelirle büyümeyi devam ettirebilir” dedi.

“TÜRKİYE'NİN SANAYİ, HİZMET VE TEKNOLOJİ ARASINDAKİ DENGEYİ İYİ KURMASI ŞART!”

Enflasyonla mücadele ve sürdürülebilir büyüme için önerilerini de açıklayan ÇTSO Meclis Bşakanı Osman Okyay; “Türkiye bir yüksek teknoloji ülkesi olmadığına, bu saydığım doğal kaynakların hiçbirine de sahip bulunmadığına göre; sanayi, Türkiye ekonomisinin büyüme motorlarından biri ve katma değer yaratma, istihdam sağlama, teknoloji geliştirme gibi unsurlarda kritik bir role sahip. Türkiye'nin sürdürülebilir ve eşitlikçi bir büyüme hedefine ulaşabilmesi için, sanayi, hizmet ve teknoloji arasındaki dengeyi iyi kurması şart! Yüksek Teknoloji sektörlerine doğru gidişin Ülkemiz açısından çok doğru bir strateji olduğuna hiç şüphe yok, bunu gönülden destekliyorum. Ancak bu geçişin bir süreç olduğunu unutmamamızın ve bu süreçte ülke refahının devamı açısından, halihazırda içinde bulunduğumuz sektörlerdeki sürdürülebilirliğin dikkate alınmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

 

“KÜRESEL EKONOMİDE CİDDİ BİR PARADİGMA DEĞİŞİMİ YAŞANIYOR”

Küresel ekonomide ciddi değişimler yaşandığına ifade eden ÇTSO Meclis Başkanı Osman Okyay; “Son yıllarda küresel ekonomide de ciddi bir paradigma değişimi yaşanıyor. Eskiden küreselleşme, serbest ticaret ve açık piyasa ekonomisi gibi kavramlar ön plandaydı. Son 10 yıl içinde bunların yerini korumacılık, gümrük duvarları ve ulusal çıkarların öncelenmesi gibi politikalar almaya başladı. ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret savaşları, bunun en somut örneği. Bu durum, diğer ülkelerin de kendi iç pazarlarını koruma yoluna girmesine neden oluyor. Türkiye için de korumacılık ve ulusal çıkarların önceliklendirildiği yenidünya düzenine uyum sağlamak, bunu yaparken de küresel iş birliğini sürdürebilecek politikalar üretmek stratejik bir zorunluluk” dedi.

“YÜKSEK TEKNOLOJİ, YENİLİKÇİ ÜRÜN ÜRETİMİNE VE İHRACATINA GEÇİŞ YAPMALIYIZ”

Düşük katma değerli ürün üretiminin Türkiye’nin sorunlarını çözmeyeceğini belirten Osman Okyay; “Yukarıda da söylediğim üzere, düşük katma değerli ürün ihracatından yüksek teknoloji ve yenilikçi ürün üretimine ve ihracatına geçiş yapmalıyız. Avrupa Birliği’nin karbon vergisi uygulamalarına uyum sağlamak için sanayide yeşil dönüşüm hızlandırılmalı. Küresel rekabet gücünü artırmak için nitelikli iş gücü yetiştirilmesi hayati önem taşıyor. Yetenekli gençlerimizi yurt dışına kaptırmak yerine Türkiye’de kalmasını sağlamak için cazip fırsatlar sunulmalı. Bu konularda artık kaybedecek bir dakikamız bile yok! Yenidünya düzenine uyum sağlamak açısından önümüze çıkan fırsatları kaçırmamalıyız. Uzun vadeli bir kalkınma planı oluşturmamızı çok önemli görüyorum. Küresel rekabette geride kalmamak için bu şart” dedi.

 

“2025 YILININ ÇOK KOLAY OLACAĞINI ÖNGÖRMÜYORUZ”

2024 yılının zor bir yıl olduğunu belirten, 2025 yılının da zor geçeceğini belirten Osman Okyay yine de umutlu olduğunu belirterek; “2024’te zor bir yıl geçirdik. 2025’nin çok kolay olacağını da öngörmüyoruz. Ancak yaşadığımız tüm zorluklar dayanıklılığımızı artırıyor, değişen koşullara hızla uyum sağlama yeteneğimiz gelişiyor. Zorluklar karşısında farklı çözüm yolları bulmak için daha kreatif ve esnek oluyoruz. Zorluklar bizi yıkamaz. Bizi daha güçlü kılar. Önemli olan, bu zorlukları bir fırsata dönüştürerek geleceğe daha umutla bakabilmek... Bu zorlukların geçici olduğunu biliyor ve daha iyi günlerin geleceğine hep beraber inanıyoruz. Bu duygularla siz değerli dostlara, tüm sevdiklerinizle beraber sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yıl diliyorum. Yeni yılınızı şimdiden kutluyorum” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.