Dünya Barış Günü Yürüyüş, Halaylar ve Forumla Kutlandı
Dünya Barış Günü Yürüyüş, Halaylar ve Forumla Kutlandı
Çanakkale’de sivil toplum kuruluşları ve sendikaların katılımıyla 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Etkinlikler, türküler eşliğinde çekilen halaylar ve forumla devam etti.
Tüm dünyada ve Türkiye'de çeşitli etkinliklerle anılan 1 Eylül Dünya Barış Günü, Çanakkale'de de yoğun bir katılımla kutlandı. Sivil toplum kuruluşları (STK) ve sendikaların öncülüğünde bir araya gelen vatandaşlar, barış çağrısıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen coşkulu yürüyüşün ardından renkli görüntülere sahne olan etkinlikte türküler eşliğinde halaylar çekildi. Programın devamında ise Çağlar Kaynak Basketbol Sahası’nda geniş katılımlı bir forum düzenlendi.

"GEÇEN YILA NAZARAN DAHA UMUTLUYUZ"
Günün anlam ve önemine ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Çanakkale Şubesi tarafından ortak bir basın açıklaması okundu. Açıklamada, dünyanın pek çok coğrafyasında savaşların, işgallerin ve ağır insan hakları ihlallerinin sürdüğüne dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "1 Eylül Dünya Barış Günü’nü, dünyanın birçok coğrafyasında savaşların, işgallerin, zorunlu göçlerin, ayrımcılığın ve ağır insan hakları ihlallerinin sürdüğü bir dönemde karşılıyoruz. Barış, yalnızca silahların susması değildir; yaşam hakkının güvence altında olduğu, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu demokratik bir düzenin kurulmasıyla mümkündür. Bu nedenle barış bir insan hakkıdır."

Türkiye açısından 1 Eylül’ün en temel anlamının onlarca yıldır ağır bedeller ödenmesine neden olan Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözümüyle bağlantılı olduğu belirtilen açıklamada, bu yıl barış konusunda geçen yıla nazaran daha umutlu olunduğu ifade edildi.
"KALICI BARIŞ İÇİN DEMOKRASİ VE EŞİT YURTTAŞLIK ŞART"
Kalıcı barışın sağlanabilmesi için çatışmayı üreten siyasal, hukuki ve toplumsal sorunların çözümüne yönelik yasal adımların atılması gerektiği vurgulanan açıklamada “Silahsızlanma ve demokratik yaşama dönüş sürecinin kapsamlı hukuki düzenlemelerle güvence altına alınması, kayyım uygulamalarına son verilmesi ve seçilmişlerin görevlerini özgürce yapabilmesi, geçmişte yaşanan acılarla yüzleşilmesi, cezasızlık politikalarına son verilmesi ve tehdit ve kutuplaştırma dili yerine diyalog, müzakere ve empati dilinin hâkim kılınması elzemdir” denildi.

Açıklama, "Savaşsız, sömürüsüz, ayrımcılığın olmadığı; herkesin eşit, özgür ve onurlu bir yaşam sürdüğü demokratik bir Türkiye için barış ve demokratikleşmede ısrar ediyoruz. Yaşasın barış!" sözleriyle sona erdi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

