Demirbaş; “MHP’ye Yönelik Algı Operasyonu Yapılıyor”
Demirbaş; “MHP’ye Yönelik Algı Operasyonu Yapılıyor”
Çanakkale Belediye Meclisinde, Çanakkale Belediyesi ile Sur Belediyesi arasında imzalanan kardeş kent protokolünün iptali konusunda verilen önergeye ‘Red’ oyu kullanan MHP’li meclis üyesi Ufuk Demirbaş, yaptığı açıklamalarda MHP’ye yönelik algı operasyonu yürütüldüğünü, kendisi hakkında yapılan spekülasyonlara karşı sert ifadeler kullandı.
MHP’li Belediye Meclis üyesi Ufuk Demirbaş, Sur Belediye ve Çanakkale Belediyesi arasında yapılan Kardeş Kent Protokolünün iptali için kullandığı red oyu ve sonrasında hakkında kamuoyunda yapılan spekülatif haberler ile ilgili yayınladığı açıklamalarda bulundu. Ufuk Demirbar yaptığı açıklamada AK Parti hükümetini eleştirerek; “AKP 400 milletvekili hayali ile girdiği 7Haziran seçimlerinde iktidarını kaybetmiş ve iktidarını kimseyle paylaşmamak adına, oynadıkları koalisyon tiyatrosu sonrası kaos ortamında hükümeti de kurdurmayarak ülkeyi erken seçime götürmeyi planlamıştır. Erken seçim olursa, MHP de olduğuna inandıkları yaklaşık % 4 oyun bu kaos ortamında kendilerine kayacağına inanan AKP, Tuğrul Türkeş’e geçici hükümet de bakanlık vererek bu algı operasyonun fitilini de ateşleyerek kararsız ve küskün seçmeni de yönlendirmeyi amaçlamıştır” dedi.
ALGI OPERASYONUN ÇANAKKALE PLANI
PKK ve HDP ile her türlü kirli pazarlık içerisinde bulunanların AK Parti hükümeti ve yandaşları olduğu söyleyen Ufuk demirbaş açıklamasında; “7 Haziran’da Çanakkale’de genel seçim tarihinin en ağır yenilgisini alan ve tüm teşkilatları darmadağın olan AKP, bu algı operasyonunun Çanakkale planını da, 2012 Mart ayında Çanakkale Belediyesi ile Diyarbakır Merkez Sur Belediyesi arasında imzalanan kardeş kent protokolünün iptali için 2015 Eylül Belediye Meclisine önerge vererek uygulamaya koymuştur. 2011 Nisan ayında bu kardeş kent protokolünün kabulünde AKP grubu olarak çekimser kalarak ve oylamaya katılmayarak siyaseten destek vermiştir. Çözüm süreci adı altında ihanet süreci sürerken, Oslo’da ve Dolmabahçe’ de PKK ve HDP ile her türlü kirli pazarlığın içindeyken, AKP meclis grubu ve teşkilatlarının kardeş kent protokolü hakkında hiçbir önergesi ve açıklaması olmamıştır.4,5 yıl sonra… 7 Haziran seçim yenilgisi sonrası... Kardeş kent protokolü, algı operasyonun Çanakkale planın en önemli halkası olarak kullanılmıştır” dedi.
HERŞEY SONUÇLARI AĞIR OLABİLECEK FİLME DÖNÜŞTÜ
“Planlama yapıldı, senaryo yazıldı, kurgu tamam ve film başladı” diyen MHP’li Meclis Üyesi Ufuk Demirbaş, açıklamalarına şöyle devam etti; “Kardeş kent protokolünün iptali için verilen önergede, Çanakkale Belediye’sinin dara düşmüş, muhtaç Ezidiler’e yaptığı insani yardımın PKK ya gittiği sorgulanmış ve fitnenin tohumları saçılmaya başlanmıştır. Yerel yöneticilerin tutuklanmasından sonuç çıkartılarak Diyarbakır’da yaşayan her kürt vatandaşımızı PKK’yı destekliyor kabul eden toptancı anlayışla, kardeşliğin sonlandırılması gerektiği ifade edilerek bu senaryo Çanakkale Belediye Meclisinde kurgulanmaya çalışılmıştır.
“Ne yazık ki, kurgulanan bu senaryo şehit cenazesinin provoke edilmesi sonrası Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a yapılan linç girişimiyle sonuçları çok ağır olabilecek filme dönüştürülmüştür. Bu film, MHP ve Ülkü Ocakları ile hiçbir ilişkisi olmayan, ülkücü kılığına girerek sokağa dökülen ve sağa sola saldıran Vandallarla Çanakkale’de oynamaya devam etmiştir.”
TÜRK-KÜRT DÜŞMANLIĞI YAPAN MİHRAKLARA FIRSAT VERMEMEK İÇİN..
Mecliste red oyu verme sebebinin Türk – Kürt kardeşliğini bozmaya yönelik provokasyonlara imkan vermemek olduğu açıklayan Ufuk Demirbaş; “Kardeş kent protokolünün iptali konusunda verilen önergeye ‘Red’ kararım Ahiret gününde hesap vereceğim Allah’a olan inancım gereği; bu ‘Fitne’ye ortak olmamak ve Türk – Kürt düşmanlığı için provokasyon yapan, fırsat kollayan, ortam yoklayan mihrakların kurguladıkları oyunlara düşmemek, yazdıkları senaryolara alet olmamak adınadır. Benim bu konuda duruşumu anlamak için, Genel Başkanım Sayın Devlet Bahçeli’nin bugün geldiğimiz nokta için söylediği ‘Çağın vebası etnik ve mezhep kutuplaşmasıdır. Çağın salgını sanal sorunlarla millet varlığının çözülmesini amaçlayan vahşi operasyonlardır. Birbirimizi terk edemeyiz, çünkü yollarımızı ayırmak için birleştirmedik’’ sözünü herkesin çok iyi anlaması gerekmektedir.”
“Ülke yangın yerine dönmüşken içeride ikbal ve iktidar kavgası veren AKP ile aynı çizgide siyaset yapmamı ve onların günahlarına ortak olmamı hiç kimse benden beklemesin… Fitne: Müslümanlar arasında bölücülük yapmak, onları türlü sıkıntılara sokarak zarara ve günaha sürüklemek ve ardında da toplu isyanların altyapısını oluşturmaktır” dedi.
AKP MERKEZ İLÇE BAŞKANINA KARDEŞ TAVSİYESİ…
AK Parti Merkez İlçe Başkanı Hüseyein Babacanoğlu’a tavsiyelerde bulunan Ufuk Demirbaş; “Bu fitnenin hala peşinden koştuğunu gördüğüm AKP Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Babacanoğlu’na kendisini inançlı bir insan olarak bilen bir kardeşi olarak tavsiyem bu Fitne’nin artık peşini bırakması ve hem bu dünyada hem ahiret gününde hesap zamanın yaklaştığını gören ve artık vicdanıyla konuşmaya başlayan Bülent Arınç’ın sesine kulak vermesidir” ifadelerini kullandı.
MHP’li Çanakkale Belediye Meclis üyesi Ufuk Demirbaş açıklamalarına Belediye meclis toplantısında oylama öncesi zabıtlara geçen konuşmasını da ekledi.
MHP Belediye Meclis Üyesi UFUK DEMİRBAŞ’ın AKP grubunun Çanakkale Belediyesi-Sur Belediyesi Kardeş Şehir Protokolünün iptalinin gündeme alınması ilgili talebinin, meclis gündemine alınıp alınmaması ilgili oylama öncesi yaptığı konuşmanın tam metni;
Öncelikle biz bu gündem maddesini, sunulan bu teklifin Çanakkale Belediyesi ile Sur Belediyesi ile yapılan kardeş şehir protokolü ilgili olduğuna inanmıyoruz. Bütün mesele MHP tabanına yönelik bir algı operasyonun bir parçası, daha doğrusu Çanakkale deki bir uzantısı…
Nedir bu algı operasyonu?
Kendilerine göre AKP ile MHP arasındaki oy geçiş genliğini anladıkları için, bugün bunu Türkiye ‘de Ankara siyasetinde Tuğrul Türkeş’le Çanakkale ‘de bunun bir uzantısı olarak, Çanakkale’de bu protokol üzerinden MHP seçmenine bir algı operasyonu yapılmaya çalışılıyor. Biz bunu kınıyoruz aynı zamanda bunu kınarken de bende Sayın Karakaş gibi, 2003 den beri kimin iktidar olduğunu sormak istiyorum.
Bütün bu süreç; sanki PKK veya KCK ilk defa 7 Hazirandan sonra özerklik istiyormuş gibi, sanki bunlar hiç yaşanmamış gibi bu konu şimdi gündeme getiriliyor. Diyarbakır Sur Belediye Başkanının mensup olduğu parti kurulduğundan bugüne kadar özerklik istiyor zaten. Bununla ilgili hiç geri dönüşleri olmadı bugüne kadar…
Aynı zamanda bunu da Sn. Ülgür Gökhan’ı ve Çanakkale Belediyesi’ni hedef alarak MHP seçmenine bir göz kırpma, onlara şirin gözükmek için yapılan algı operasyonu olarak tanımlıyoruz.
Ezidilere yapılan yardım konusuna gelince, bunu hele ki muhtaç insanlara, gerçekten dara düşmüş insanlara yapılan yardımı sanki PKK ya yardım yapılıyormuş gibi bir imada bulunmayı çok ayıp olarak karşılıyorum ve bu yardımında bu şekilde anlamlandırılmasını kınıyorum.
Çözüm süreci boyunca; PKK ülkeyi terk etmedi, silah bırakmadı, mahkemesini kurdu, vergi dairesini kurdu, askerlik şubesini kurdu, PKK şehirlere yerleşiyor, Kürt kardeşlerimiz HDP’nin siyasetine mahkûm ediliyor diyen biz MHP liler, o gün için AKP karşıtlığı ve Kürt düşmanlığı ile suçlanıyorduk. Bugün için sanki bunlar hiç yaşanmamış, hiç olmamış gibi bugün bu konu gündeme getiriliyor.
Biz burada sadece şunu söylüyoruz; Kürt kardeşlerimize PKK ya HDP ye ve AKP ye aldanmamalarını ve geleceklerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içinde olacağını, ancak bu şekilde kendilerinin güvende olduklarını ve kendilerini bu ülkenin ayrılmaz bir parçası olarak gördükleri sürece bu ülkede beraber yaşama kültürünü geliştirebileceğimize inanıyoruz.
Gelinen bu noktada, bu protokol 2012 yılında yapılmış bugüne kadar hiç kimse sesini çıkarmamış. Bütün bu algı yönetimi, bütün bu MHP seçmenine yönelik siyaset; 1 Kasım da karşılığını alacak, MHP oylarını arttırmaya devam edecek ve Kürşat Tuna kardeşimizde Ankara’ya tekrar gidecektir. Bizim üzerimizden böyle bir siyaset yapılmasını Red ediyoruz.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

