ÇOMÜ'de Büyük Skandal 3: Laçiner’e Çifte Suç Duyurusu
ÇOMÜ'de Büyük Skandal 3: Laçiner’e Çifte Suç Duyurusu
Fatma Ayça Gezen’in suç duyurusu üzerine ortaya çıkan bilgiler ışığında harekete geçen Yrd.Doç.Dr. Mehmet Rıza Gezen Rektör Sedat Laçiner başta olmak üzere altı kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda bulunulanlar arasında Mehmet Rıza Gezen’in eşi Fatma Ayça Gezen ve eşinin annesi Zeynep Özcan’da yer aldı.
Yrd.Doç.Dr. Mehmet Rıza Gezen, kendisi hakkında ortaya atılan iddiaların ardından ortaya çıkan yeni bilgiler üzerine savcılığa verdiği suç duyurusunda şu ifadelere yer verdi;
EŞİMİN ANNE VE BABASI NİKÂHIMIZA GELMEDİLER
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde Yrd. Doç. Dr. unvanında kamu görevlisi olarak çalışmaktayım. Çanakkale Adliyesinde Hizmetli kadrosunda çalışan kamu görevlisi Şüpheli Fatma Ayça Gezen ile 19 Ekim 2014 tarihinde evlendik. Bu tarihten önce yaklaşık 2 aylık bir tanışıklığımız olmuştu. Daha önce kendisi ile herhangi bir sözlü konuşmam olmamıştı. Bir süre sonrada evlendik. Annesi ve babası nikâha gelmediler. Şüphelinin Ecebat’tan Çanakkale Adliyesine gidip gelmesi çok zor olduğu için Çanakkale’de uygun yeni bir ev bulana kadar ben de bu teklifi kabul ettim. Sonuçta şüpheli Zeynep Özcan ile gergin bir şekilde yollarımız ayrıldı. Şüpheli Fatma Ayça Gezen bir kaç kez rahatsızlanınca, annesi geldi. Yaklaşık 15 gün aynı evde oturduk. Bu sure zarfında kendisi ile bir kez dahi dışarı çıkmadım. Ev ve karşı komşu dışında herhangi bir yerde bulunmadım.
EVDEN AYRILDIM AMA SÜREKLİ BENİ TELEFONLA ARADI
Şüpheli Fatma Ayça Gezen ile aramızdaki geçimsizliği aşamayacağımı anlayınca 25 Ocak 2015 tarihinde akşam saat 22: 30 civarında evden ayrıldım. Eşimle evden ayrıldıktan sonra eşyalarımı almak için sadece görüştüm. Onun dışında ailemi ve tanıdıklarımı defalarca aramasına ve devreye sokmasına rağmen, görüşme taleplerini geri çevirdim. Telefonla görüşmemizde de benden nafaka ve tazminat talep etti. Ben de bu taleplerini geri çevirdim. Mahkemeye verirsin nafaka ve tazminat hükmederlerse alırsın dedim. Telefonlarına da cevap vermedim. Ama Bu süre zarfında rahatsız etmediği aile ferdim kalmadı. Bana da sürekli mesajlar gönderdi. Bu mesajlar 38 adet olup yazılı olarak emniyette de kayda geçmiştir. Belgelerde bu mesajları da sundum.
EŞİNİN MESAJLARINI ŞİKAYET DİLEKÇESİNE EKLEDİ
Şüpheli Fatma Ayça GEZEN tarafından atılan bazı mesajlar;
“Sana gel güzellikle adam gibi boşanalım dedim anlamadın tacizci Mehmet Rıza Gezen artık ne laçiner’e ne aileme ne de bana zarar veremeyeceksin 17.02.2015”,
“Yaptığının yanına kar kalacağını sanmıştın yanıldın 17.02.2015” ,
“Mehmet telefonu açar mısın önemli olmasa aramam senin gibi adamı 17.02.2015”
… Bu lafın arkasından durdur bakalım beni durdurabilirsen. Çanakkale’ye seni rezil etmezsem adam değilim. Sokağa çıkmaya yüzün kalmayacak” 13.02.2015
“…. Eceabat’a gidiyorum dağıtıyorum her yeri ya da okula gelicem hafta içi ….” 12.02.2015
“Okula seni rezil etmeyen Ayça değildir. Öğrencilerine tacizde bulunduğunun dosyası hala adliyede TC numaran da bende” 12.02.2015
“Sana öyle bir şey yapacağım ki beni mumla arayacaksın. Hadi bakalım ben ne Fatma’ya ne de Hülya’ya benzemem” 12.02.2015
EŞİM VE ANNESİ TACİZ İDDİASI ORTAYA ATIYORLAR AMA..
YÖK kararı ile 17 Ocak 2014 tarihinde Kamu Görevinden çıkartıldım. Mahkemenin Yürütmeyi durdurma kararından sonra Eylül ayında tekrar göreve döndüm. Göreve döner dönmez, başka bir disiplin cezasından tekrar görevime son verildi. İkinci kez görevime son verme cezasına da itiraz ettim, Çanakkale ve Edirne Bölge İdare mahkemelerinin yürütmeyi durdurma kararı ile ve 26 Ocak 2015 tarihinde üniversitede tekrar göreve başladım.
Her iki şüpheli de benim “öğrencilere cinsel tacizde” bulunduğuma şahit olduklarını iddia etmektedirler. Benim 17 Ocak 2014 tarihinden beri üniversite ile bağlantım olmamasına rağmen ki bu arada hiç bir öğrenciyi de ne gördüm ne de öğrenci beni görmüştür. Savcılıkta da “hiçbir öğrencinin Mehmet Rıza Gezen bana cinsel tacizde bulundu” şeklinde bir şikâyeti bulunmamaktadır. Her iki şüpheli de beni “cinsel tacizci” olarak suçlamışlardır. Cinsel tacizci olarak üniversiteye şikâyet etmelerinin yanı sıra, yazılı basın ve kayıt altına alınan video ile tüm ülkeye beni cinsel tacizci olarak lanse ederek, benim ve ailemin şeref, namus, onur ve haysiyetimi, telafisi olamayacak bir şekilde karalamışlardır. Neredeyse tüm internet haberlerinde bu haber yayınlanmıştır. Bu konu ile basında yer alan haberler, yazılı belgelerde ekte verilmiştir.
VİDEOLARI PROFESYONELCE ÇOMÜ TV STÜDYOSUNDA HAZIRLAMIŞLAR
Şüphelilerden Fatma Ayça Gezen ve annesi Zeynep Özcan’ın 16 Şubat 2015 tarihinde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesine hakkımda şikâyette bulunmak üzere gittikleri, video ve video sonundaki dilekçeden de anlaşılmaktadır. Video sonundaki dilekçeden anlaşılacağı üzere de, dilekçeyi vermeden önce bu video kayıt altına alınmıştır. Ya da telefon ile dilekçenin fotoğrafı çekilerek videoya eklenmiştir.
Bu da göstermektedir ki, söz konusu video Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde kayıt altına alınmıştır. Videonun uzman kameramanlara inceletilmesi halinde; en az iki kamera kullanıldığı, montajlama yapıldığı (kız ve annenin ard arda konuşmaları, araya bazı seslerin soru sorma için girdiği), çok kaliteli bir yaka mikrofonu kullanıldığı ve profesyonel düzeyde bir uzman tarafından kayıt altına alındığı ortadadır. Böyle bir stüdyo da ÇOMÜ TV biriminde bulunmaktadır. ÇOMÜ TV’nin bulunduğu bina ve koridorlardaki 16 Şubat 2015 tarihli kamera kayıtları bunlara delildir. Ayrıca çekim yapılan kamera kayıtlarının da suçüstü yapılarak tespit edilmesi gerekmektedir. Atlamamak için 14 ve 15 Şubat 2015 hafta sonu kamera kayıtlarının da incelenmesinde fayda vardır. Belki video çekimi hafta sonu da yapılmış olabilir.
ÖĞR.GÖR.MURAT BULUT VİDEOYU ÇEKTİĞİNİ BANA İTİRAF ETTİ
ÇOMÜ TV; Terzioğlu Yerleşkesi ÖSEM Binası Kat:2 adresinde bulunmaktadır. Bu birimden Öğr. Gör Şüpheli Murat BULUT sorumludur. Şüpheli Murat BULUT’un bilgisi olmadan hiç kimse bu studyo da çekim yapamaz. Diğer bir deyişle, video çekimi şüpheli Murat BULUT tarafından yapılmıştır. Kendisi ile yüz yüze konuştuğumuzda da videoyu çektiğini itiraf etmiştir.
ÇOMÜ REKTÖRLÜĞÜNDEN GİDEN SARI ZARF
Şüpheli Fatma Ayça GEZEN’in video kaydının hemen başında “kaydı kendi isteğimle yaptırtıyorum” ifadesi: bu kaydı birileri için yaptığını ortaya koymaktadır. Buradan da anlaşılacağı üzere, ÇOMÜ’ye dilekçe vermeye giden ya da gitmeden önce görüşüp gerekli planlamalar yapılan (gelen evrak memurlarına dilekçe şüpheliler tarafından verilmemiştir. Rektörlük Özel kaleminden gelen sarı renkli kapalı ve üzerinde GİZLİ yazılan zarfın, 3602 dosya no ile gelen evrak bilgisayarına 16 Şubat 2015 tarihinde gizlice girişi yapılmıştır.), şüpheli Fatma Ayça GEZEN ve annesi Zeynep ÖZCAN, ÇOMÜ Yönetiminin bilgisi ve oluru dahilinde bu kaydı yaptırmıştır.
REKTÖR LAÇİNER VE GENEL SEKRETER YOLLU SORUMLUDUR
Resmi bir kurum olan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde yapılacak her şeyden birinci derecede Rektör şüpheli Sedat LAÇİNER ve Genel Sekreter şüpheli Mustafa YOLLU sorumludur. Bu iki kurum amirinin bilgisi ve oluru olmadan hiç kimse böyle bir riskin altına imza atamaz. Benim bilgim yok gibi savunmaların da hiçbir hukuki tarafı bulunamaz. Başka bir kurumda, hizmetli kadrosunda bulunan kamu görevlisi birisinin, üniversite personelinin eşi dahi olsa, üniversitede öğretim üyesi olan bir kamu görevlisi aleyhine tamamen yalan haberlerden oluşan video kayıt yaptırması ve bu kayıtların hemen basına gönderilmesi ve yayınlattırılması olayı, basit bir olay olmayıp, organize, iyi düşünülmüş ve iyi planlanmış bir kumpastır. Zamanlama olarak da çok iyi planlanmış, hem Özgecan kızımızın adı kullanılmış hem de çok yakında yapılacak rektörlük seçimlerinde adayları benim üzerimden yıpratmak istemiştir. Bu işin erbabı da uluslar arası strateji uzmanı olan şüpheli Sedat LAÇİNER’dir.
EŞİM VE ANNESİNİ STÜDYO’YA KİMLER GÖTÜRDÜ HEPSİ KAMERALARDA VARDIR
Rektörlük gelen evrak birimi ile, ÇOMÜ TV’nin bulunduğu birim farklı binalardadır. ÇOMÜ TV, ÖSEM binası içerisinde yer alırken, gelen evrak birimi Rektörlük binası içerisinde yer almaktadır. Video kayıt veren şüphelilerin önce hangi binaya gittikleri çok önemlidir. Önce ÇOMÜ TV’ye gitmişlerse, demek ki rektörlüğe gelmeden önce planlanmış bir kayıt söz konudur. Yok, önce rektörlüğe gelip, özel kaleme dilekçe verdikten sonra, ÇOMÜ TV birimine gitmişlerse, o halde oraya şüphelileri kim götürmüştür. Bunlar her iki binadaki kamera kayıtlarında mevcuttur. Ve süre geçirilmeden hemen suç üstü yapılması gerekmektedir. Çünkü her an delilleri ortadan kaldırmaya yönelik girişimleri olacaktır. Her şeyden önce her iki şüphelinin de ÇOMÜ’de çekim yapılabilecek bir TV stüdyosu olduğunu bilmesi imkansızdır. Şüphelilere kayıt yaptırmaları konusunda kim yol göstermiş ya da elinden tutup ÇOMÜ TV stüdyosuna götürmüştür.
Şüpheli Fatma Ayça GEZEN kadromun bulunduğu Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürlüğünü bir kaç kez aradığını ben biliyorum. Çünkü çalışma odamın kapısının üzerine “eşiniz aradı “diye not bırakılmıştı. Bu günlerde izin dilekçesi vermiştim. Yüksekokul Sekreteri Mustafa İrfan IŞIN ile telefonla konuştuğumda, sözlü olarak bana “eşiniz telefonla size arıyor” dedi. Kendisinin bu konuda dinlenmesini istiyorum. Çünkü şüphelinin Yönetim ile nasıl irtibat sağladığı tam olarak bilinmemektedir.
VİDEO VE İFADELER BİRBİRİNDEN FARKLI
18. Söz konusu olayla ilgili 3 husus bulunmaktadır. Birincisi; Şüpheli Fatma Ayça GEZEN’in Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörlüğüne yazdığı dilekçe.
İkincisi: Şüphelilerin video kayıtlarındaki ifadeler ile dilekçedeki ifadeler farklıdır.
Üçüncüsü: Haberi ilk yapan Posta internet sayfasında yer alan yazılı ifadeler ile dilekçe ve video ifadeleri farklıdır.
DİLEKÇEDEKİ İMZA VE İSİM FARKLI KİŞİLERCE YAZILMIŞ
Şüpheli Fatma Ayça GEZEN imzalı dilekçe incelendiğinde, “16.02.2015” tarihi el yazısı ile yazıldığı görülmektedir. Şüpheli Fatma Ayça GEZEN Solak olup, sol eli de engellidir. El yazısı ile yazarken eli engelli olduğu için aşağı doğru yazmaktadır. Aynı isim ve soyadında yazdığı gibi. Dilekçenin en alt sayfasında ise yine el yazısıyla Fatma Ayça GEZEN ve imzası bulunmaktadır. Yazı karakterlerine bakıldığında, tarih yazısını başka birinin attığı gerçeği de ortaya çıkmaktadır. Ayrıca dilekçe önceden verilmiş olsaydı, video kaydının sonundaki dilekçenin gelen evrakta olması gerekmektedir. ÇOMÜ TV stüdyosunda değil!!! Şüpheli Fatma Ayça Gezen ilkokul mezunu olup, Adliyede hizmetli kadrosunda çalışmaktadır. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörlüğü’ne yazılmış dilekçe incelenecek olursa, kusursuz ve imla hatasız olduğu görülecektir.
İLKOKUL MEZUNU BİRİSİ İMLA HATASIZ DİLEKÇE NASIL YAZAR?
Profesyonel bir kişi tarafından yazıldığı ortadadır. Kusursuz dilekçede, el yazısıyla yazılmış şüpheli “Fatma Ayça Gezen” isminin sol alt köşede olduğu ve imzanın da ismin altında olduğu görülmektedir. Bu denli kusursuz bir dilekçede isim sağ alt tarafta ve imza da ismin üzerinde olmalıdır. Dilekçe kusursuz yazılmış ama, isim ve imza bu dilekçeyi yazanın, şüpheli Fatma Ayça Gezen olmadığını göstermektedir. Bunun yanı sıra Üniversitedeki yazışmalarda biz tarihleri hep sağ üst köşeye atarız. Diğer kurumlar ise, dilekçenin sonlandırıldığı cümlenin sonuna tarih koyar. Adliyede bu tarih “saygılarımla” ifadesinden sonra gelir. Bu da göstermektedir ki, dilekçe şüpheli Fatma Ayça Gezen adına Üniversiteden biri tarafından yazılmıştır. Şüpheli Fatma Ayça Gezen de imzalamıştır. Ayrıca dilekçeyi yazanın şüpheli Fatma Ayça GEZEN’in adresini de bilmediği ortadadır. Çünkü bu kusursuz dilekçede, adres de yazılmamıştır. Yani, bu dilekçe önceden ÇOMÜ Yönetimi tarafından kaleme alınmıştır.
Şüpheli Fatma Ayça GEZEN’in yazdığı iddia edilen dilekçede alenen “kendisi evliliğimiz süresince kendi öğrencilerine cinsel tacizde bulunan bir kişidir. Bu tacizlere bizzat ben de çeşitli vesilelerle şahit oldum.” demektedir. Halbuki sözlü video kaydında ise (videodaki tüm konuşmalarını yazıya döktüm), “kendisine daha önce açılan taciz davasından ve bunun bizzat şahidi olduğundan dolayı bu kaydı yaptırıyorum.” ifadeleri yer almaktadır. Yani “hakkımda açılan soruşturmalardan haberim vardır” diyor. Bundan zaten herkesin haberi var. İdare mahkemesine itiraz ettiğimi eşim olduğu için biliyor. Tekrar bu konuyu, yeni olmuş gibi gündeme taşınmak istenmiştir. Çünkü İdare Mahkemesine yaptığım itiraz sonuçlanmış (Yönetim Kamu Görevinden çıkartılma cezası vermişti) ve Mahkeme 5/ı maddesi gereği UYARMA cezasına hükmetmiştir.
POSTA GAZETESİNE YAZIYI KİM KALEME ALDI?
Şüpheli Fatma Ayça GEZEN gerek video gerekse dilekçesinde, YÖK’ün kararlarını bildiğini açıklamamıştır. Ancak Posta internet sitesinde çıkan yazılı haberlerde YÖK’ün kararı ile ilgili tarih ve sayı gibi resmi bilgiler yer almaktadır. Bu bilgilerin şüpheli Fatma Ayça GEZEN tarafından bilinmesi mümkün değildir. Bu bilgiler, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Yönetimi tarafından yazılmıştır. Nasıl ki şikayet dilekçesi, Yönetim tarafından yazıldığı açıksa, posta gazetesine gönderilen metinin de ÇOMÜ Yönetimi yani Genel Sekreter şüpheli Mustafa YOLLU ve/veya Rektör şüpheli Sedat LAÇİNER tarafından kaleme alındığı ortadadır.
POSTA GAZETESİ GENEL YAYIN YÖNETMENİNE DE SUÇ DUYURUSU
Şüpheli Rektör Sedat LAÇİNER ile şüpheli Genel Sekreter Mustafa YOLLU’nun ortaklaşa kurdukları bu video ve dilekçe kumpası, posta com. tr. Web sitesi Genel Yayın Yönetmeni şüpheli Serkut BOZKURT aracılığıyla, diğer haber merkezlerine hızla ulaştırılmıştır. Yine şüpheli Sedat LAÇİNER’in ağzından yazı ve yorumları kaleme alan Demokrat Çanakkale internet sitesinde haberin yer alması da, dikkatleri şüpheli Sedat LAÇİNER’e çekmektedir. Aynı şekilde, internet haber’de yazı yazan şüpheli Sedat LAÇİNER, tarafından bu haberin de hızlıca yayınlanması dikkat çekicidir.
Haber posta com.tr’de 17 Şubat 2015 saat: 12:25 de; İnternet Haber de ise: aynı tarihte saat: 15:03 de yayınlanmıştır. Çanakkale Demokrat internet sitesi ise bu habere aynı tarihte saat: 19:04 te yer vermiştir. Posta com. tr Web sitesi Genel Yayın Yönetmeni şüpheli Serkut BOZKURT 04 Aralık 2014 tarihinde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde “İnternet Gazeteciliğini” anlatmıştı. Şüpheli Sedat LAÇİNER ile şüpheli Murat BULUT, diğer şüpheli Serkut BOZKURT ile son derece samimidirler. Belgelerde sınduğum 2 CD’de hem konferans hem de Sedat LAÇİNER ile Serkut BOZKURT’un sohbetleri yer almaktadır. Bu deliller de göstermektedir ki, eşimin videodaki görüntüleri ile, yazılı ve sözlü ifadeleri, toparlanıp düzeltildikten ve gerekli eklemeler yapıldıktan sonra, şüpheli Serkut BOZKURT’a gönderilmiş ve yayınlatılması sağlamıştır.
TÜM ŞÜPHELİLER, ORTAK VE PLANLI…
Tüm şüpheliler tarafından, ortak ve planlı bir şekilde yapılan bu fiiller neticesinde, ulusal basında yer alan “öğrencilerine cinsel tacizde bulunuyor, rektörü zıpkınla öldürecek” haberleri nedeniyle, suç uydurma, iftira, hakaret fiilleri işlenmiştir. İddialar nedeniyle geriye dönüşü olmayan telafisi güç bir durum oluşmuştur. Aynı zamanda özel hayatımın gizliliği de deşifre edilmiştir. Öğrencilerime ders anlatmak zorunda olduğum şu anda, öğrenciler arasında ve üniversitenin hem akademik hem de idari personeli arasında küçük düşürüldüm. Bu eylemler suç teşekkül ettiği için de Savcılık Makamına şikayet edilme zorunluluğu doğmuştur.
BİR DAHA HOCALIK YAPABİLECEK Mİ?
DELİLLER: TCK vb. deliller
YAZILI DELİLLER:
1. Fatma Ayça GEZEN’in orjinal dilekçesi (1 sayfa)
2. Fatma Ayça GEZEN’in orjinal dilekçesinin bilgisayar çıktısı (1 sayfa)
3. Fatma Ayça GEZEN’in video açıklaması bilgisayar çıktısı (2 sayfa)
4. Zeynep ÖZCAN’ın video açıklaması bilgisayar çıktısı (1 sayfa)
5. Fatma Ayça GEZEN ve Zeynep ÖZCAN’ın video açıklamasının CD’si (1 adet CD)
6. Posta.com.tr de çıkan 17 Şubat 2015 tarihli haber (3 sayfa)
7. Demokrat Çanakkale internet sitesinde çıkan haber (8 sayfa)
8. İnternet Haber’de çıkan haber (1 sayfa)
9. Posta com.tr de çıkan 19 Şubat 2015 tarihli haber (4 sayfa)
10. Serkut BOZKURT’un “internet gazeteciliğini” anlattığı haber ( 2 sayfa)
11. Serkut BOZKURT’un “ internet gazeteciliğini” anlattı CD (1 adet CD)
12. Serkut BOZKURT’un Sedat LAÇİNER ile yaptığı özel röportajın CD’si ( 1 adet CD)
13. Haberin diğer yayınlandığı yerler (15 sayfa)
14. Fatma Ayça GEZEN’in çektiği telefon mesajları (3 sayfa)
İSTEM ve SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şüphelilerin planlı bir şekilde yapmış oldukları eylemler sonucunda, özel hayatımı gizliliği ortaya döküldüğü gibi, geriye dönüşü olamayacak bir şekilde, şeref haysiyet ve onurum zedelenmiş, gerçeğe aykırı iddialarda bulunulmuştur. Bu nedenledir ki, manevi tazminat hakkım saklı kalmak koşuluyla, şüpheliler hakkında KAMU DAVASI açılarak cezalandırılmaları hususunda gereğini arz ve talep ederim.
İLGİLİ HABERLERE ULAŞMAK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKLERE TIKLAYIN
VARAN 1: "Rektör Laçiner Beni Kandırdı"
VARAN 2: Laçiner'in Şikayetine Takipsizlik!
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

