“Çok Yönlü Denetimimiz Dünyaya Örnek”

Çanakkale (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 11.12.2020 - 07:00, Güncelleme: 11.12.2020 - 07:00 1834+ kez okundu.
 

“Çok Yönlü Denetimimiz Dünyaya Örnek”

Maden Jeologları Derneği Başkanı Ahmet Şentürk, Türk Madenciliğinin dünyaya örnek olabilecek düzeyde olduğunu söyledi.
Maden Jeologları Derneği Başkanı Ahmet Şentürk, son 40 yılda insanlığın ve uygarlığın hammadde ihtiyacını karşılayan madenciliğin yerkürenin kaynaklarının korunması anlayışı paralelindeki değişimi özetledi. Tüm dünyada Çevre Koruma İlkelerine ve sosyal dokuya uyumun mevzuattan finansman süreçlerine dek her aşamada denetlendiğini aktaran Şentürk, “Bizim ülkemizdeki gelişmelerle de iftihar edebiliriz. Madencilikle ilgili Çevre Bakanlığımızın mevzuatı, yürütmüş olduğu standartlar gerçekten dünyanın en ileri standartlarıdır” dedi.   “Maden Dünyası” televizyon programına katılan Maden Jeologları Derneği Başkanı Ahmet Şentürk, dünyada madencilikteki gelişmeleri aktardı. İnsanlığın ve uygarlığın hammadde ihtiyacını karşılayan madenciliğin yeni trend, standart ve gerekliliklerine ilişkin olarak çok yönlü bir bilimsel yaklaşım sunan Ahmet Şentürk, sosyal paydaşlardan finans sektörüne, madencilik mevzuatından Çevre Bakanlığı’nın çalışmalarına dek konunun tüm taraflarının iş birliğine dikkat çekti.   Tüm endüstrilerde öncelikli hale gelen sürdürülebilirlik anlayışının madencilikte de uygulandığını vurgulayan Şentürk, dünyada 80’li yıllardan itibaren çevreye uygunluğun değerlendirilmesi ve kapama süresi ile birlikte beş aşamalı modern madenciliğe geçildiğini kaydetti. Şentürk, bu kapsamda çevresel ve sosyal anlamda sürdürülebilirliğin modern madenciliğin esasları arasına girdiğini belirtti.   Aynı zamanda YERMAM (Yerbilimleri, Maden ve Metalürji Profesyonelleri Birliği) Yönetim Kurulu Üyesi de olan ve ODTÜ Jeoloji Mühendisliği eğitiminin ardında 25 yıldır sektörde aktif olarak yer alan Ahmet Şentürk, insanlığın temel ihtiyaçlarını yerküreden karşılarken onu koruması gerektiğini fark ettiğini ve buna göre endüstrileri yeniden organize ettiğini söyledi. Nüfusun artmasıyla orantılı şekilde kişi başına düşen hammadde ihtiyacının da arttığını, talepte düşme olmazken üretimin denetimli hale gelmek zorunda olduğunu belirten Şentürk, bu sürecin madencilik sektörünü de radikal biçimde değiştirdiğini anlattı. Şentürk, “1980’lere kadar rama, geliştirme ve üretim olarak sadece üç aşamalı yürütülen madenciliğin, son 40 yıldır üretim aşamalarını çevreyle uyumlu yönde geliştirdiğini belirterek “Madencilik faaliyeti, önce dört aşamaya, şimdi de beş aşamaya çıktı” dedi. “Çevreyle uyumlu, doğayla barışık, sosyal dokuya uygun projeler hazırlamak ve sonrasında doğayla en uyumlu olacak şekilde kapama işlemini yapmak zorundayız” diye devam eden Şentürk, ülkemizdeki modern madencilik yaklaşımıyla gerçekleştirilen projelerin giderek arttığını ve dünyada örnek uygulamalar yapıldığını söyledi.   “KALICI REFAH ARTIŞI SAĞLAMAK ZORUNDAYIZ” 90’lı yıllardan itibaren her ülkenin mevzuatında çevreye ve sürdürülebilir madenciliğe dönük uygulamaların olduğunu aktaran Şentürk “Bizim ülkemizdeki gelişmelerle de iftihar edebiliriz. Madencilikle ilgili Çevre Bakanlığımızın mevzuatı, yürütmüş olduğu standartlar gerçekten dünyanın en ileri standartlarıdır” diye konuştu.   Ahmet Şentürk, projenin şeffaflık ilkesiyle ilgili tüm paydaşlarla paylaşılması gerektiğini belirtti. Uzmanların, projenin bölgedeki refah seviyesini katkı sunması açısından da değerlendirmelerde bulunarak onay verdiğini kaydeden Şentürk “Bu o kadar incelikle ele alınıyor ki proje bittikten sonra da devam eden kalıcı bir refah artışı hedefleniyor. O sosyal çevrede bir depresyona yol açma ihtimaline karşı madencinin getirmiş olduğun refahın sürdürülebilir olması gerekiyor. O nedenle madencilik faaliyetleri ile başlayan, yerel istihdam yerel satin almalarla gelişen kalkınmanın, maden kapatıldıktan sonra da sürdürülebilir olması zorunluluğu vardır” dedi.   FİNANSMAN SÜRECİNDE DE SOSYAL UYUM KRİTERİ Yeni madenciliğin mevzuatla denetlenmesinin yanında finans sektörünün kredilendirmede getirdiği kriterlerle de denetlendiğini kaydeden Şentürk, IFC, Avrupa Kalkınma Bankası gibi kurumların, projeleri tüm aşamalarda izlediğini ifade etti. Şentürk “Bu kurumlar kendilerine başvuran şirketlere ‘Sürdürülebilir yani çevreye uyumlu olacaksın, sosyal dokuya uyumlu olacaksın ve sektörün en iyi pratiklerini bir araya getireceksin. Bu üç bileşeni bir arada yürüttüğün takdirde ben seni sürdürülebilir madencilik yapıyor olarak kabul ediyorum’ diyor. Sürdürülebilirliğin bu üç temel unsurunu projenizin içerisinde gösteremediğiniz takdirde dünyanın hiçbir yerinden finansman sağlamanız mümkün değil” dedi.
Maden Jeologları Derneği Başkanı Ahmet Şentürk, Türk Madenciliğinin dünyaya örnek olabilecek düzeyde olduğunu söyledi.

Maden Jeologları Derneği Başkanı Ahmet Şentürk, son 40 yılda insanlığın ve uygarlığın hammadde ihtiyacını karşılayan madenciliğin yerkürenin kaynaklarının korunması anlayışı paralelindeki değişimi özetledi. Tüm dünyada Çevre Koruma İlkelerine ve sosyal dokuya uyumun mevzuattan finansman süreçlerine dek her aşamada denetlendiğini aktaran Şentürk, “Bizim ülkemizdeki gelişmelerle de iftihar edebiliriz. Madencilikle ilgili Çevre Bakanlığımızın mevzuatı, yürütmüş olduğu standartlar gerçekten dünyanın en ileri standartlarıdır” dedi.

 

“Maden Dünyası” televizyon programına katılan Maden Jeologları Derneği Başkanı Ahmet Şentürk, dünyada madencilikteki gelişmeleri aktardı. İnsanlığın ve uygarlığın hammadde ihtiyacını karşılayan madenciliğin yeni trend, standart ve gerekliliklerine ilişkin olarak çok yönlü bir bilimsel yaklaşım sunan Ahmet Şentürk, sosyal paydaşlardan finans sektörüne, madencilik mevzuatından Çevre Bakanlığı’nın çalışmalarına dek konunun tüm taraflarının iş birliğine dikkat çekti.

 

Tüm endüstrilerde öncelikli hale gelen sürdürülebilirlik anlayışının madencilikte de uygulandığını vurgulayan Şentürk, dünyada 80’li yıllardan itibaren çevreye uygunluğun değerlendirilmesi ve kapama süresi ile birlikte beş aşamalı modern madenciliğe geçildiğini kaydetti. Şentürk, bu kapsamda çevresel ve sosyal anlamda sürdürülebilirliğin modern madenciliğin esasları arasına girdiğini belirtti.

 

Aynı zamanda YERMAM (Yerbilimleri, Maden ve Metalürji Profesyonelleri Birliği) Yönetim Kurulu Üyesi de olan ve ODTÜ Jeoloji Mühendisliği eğitiminin ardında 25 yıldır sektörde aktif olarak yer alan Ahmet Şentürk, insanlığın temel ihtiyaçlarını yerküreden karşılarken onu koruması gerektiğini fark ettiğini ve buna göre endüstrileri yeniden organize ettiğini söyledi. Nüfusun artmasıyla orantılı şekilde kişi başına düşen hammadde ihtiyacının da arttığını, talepte düşme olmazken üretimin denetimli hale gelmek zorunda olduğunu belirten Şentürk, bu sürecin madencilik sektörünü de radikal biçimde değiştirdiğini anlattı. Şentürk, “1980’lere kadar rama, geliştirme ve üretim olarak sadece üç aşamalı yürütülen madenciliğin, son 40 yıldır üretim aşamalarını çevreyle uyumlu yönde geliştirdiğini belirterek “Madencilik faaliyeti, önce dört aşamaya, şimdi de beş aşamaya çıktı” dedi. “Çevreyle uyumlu, doğayla barışık, sosyal dokuya uygun projeler hazırlamak ve sonrasında doğayla en uyumlu olacak şekilde kapama işlemini yapmak zorundayız” diye devam eden Şentürk, ülkemizdeki modern madencilik yaklaşımıyla gerçekleştirilen projelerin giderek arttığını ve dünyada örnek uygulamalar yapıldığını söyledi.

 

“KALICI REFAH ARTIŞI SAĞLAMAK ZORUNDAYIZ”

90’lı yıllardan itibaren her ülkenin mevzuatında çevreye ve sürdürülebilir madenciliğe dönük uygulamaların olduğunu aktaran Şentürk “Bizim ülkemizdeki gelişmelerle de iftihar edebiliriz. Madencilikle ilgili Çevre Bakanlığımızın mevzuatı, yürütmüş olduğu standartlar gerçekten dünyanın en ileri standartlarıdır” diye konuştu.

 

Ahmet Şentürk, projenin şeffaflık ilkesiyle ilgili tüm paydaşlarla paylaşılması gerektiğini belirtti. Uzmanların, projenin bölgedeki refah seviyesini katkı sunması açısından da değerlendirmelerde bulunarak onay verdiğini kaydeden Şentürk “Bu o kadar incelikle ele alınıyor ki proje bittikten sonra da devam eden kalıcı bir refah artışı hedefleniyor. O sosyal çevrede bir depresyona yol açma ihtimaline karşı madencinin getirmiş olduğun refahın sürdürülebilir olması gerekiyor. O nedenle madencilik faaliyetleri ile başlayan, yerel istihdam yerel satin almalarla gelişen kalkınmanın, maden kapatıldıktan sonra da sürdürülebilir olması zorunluluğu vardır” dedi.

 

FİNANSMAN SÜRECİNDE DE SOSYAL UYUM KRİTERİ

Yeni madenciliğin mevzuatla denetlenmesinin yanında finans sektörünün kredilendirmede getirdiği kriterlerle de denetlendiğini kaydeden Şentürk, IFC, Avrupa Kalkınma Bankası gibi kurumların, projeleri tüm aşamalarda izlediğini ifade etti. Şentürk “Bu kurumlar kendilerine başvuran şirketlere ‘Sürdürülebilir yani çevreye uyumlu olacaksın, sosyal dokuya uyumlu olacaksın ve sektörün en iyi pratiklerini bir araya getireceksin. Bu üç bileşeni bir arada yürüttüğün takdirde ben seni sürdürülebilir madencilik yapıyor olarak kabul ediyorum’ diyor. Sürdürülebilirliğin bu üç temel unsurunu projenizin içerisinde gösteremediğiniz takdirde dünyanın hiçbir yerinden finansman sağlamanız mümkün değil” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.