Çevrecilerden Şirketlere Gözdağı: “Mücadelemiz Sürecek”
Çevrecilerden Şirketlere Gözdağı: “Mücadelemiz Sürecek”
Çanakkale ve bölgesinde tüm çevresel sorunlara karşı mücadele eden Sivil Toplum Kuruluşları düzenledikleri basın toplantısıyla Çanakkale’de Termik Santral ve madencilik firmalarına gözdağı verdiler. Birlik ve beraberlik içerisinde hukuki süreçleri devam ettireceklerini açıklayan STK’lar, aynı zamanda barışçıl eylemlerle de Doğa tahribatına karşı kararlılıkla mücadele edeceklerini açıkladılar.
Çanakkale Tabip Odası’ndan Dr.Hülya Görgün, Ziraat Mühendisleri Odası’ndan Prof.Dr Türker Savaş, Çanakkale Barosu’ndan Baro Başkanı Av. Bülent Şarlan, İDA Dayanışma Derneği’nden Dr. İlhan Pirinçciler, Çanakkale Belediyesi’nden Belediye Başkanı Rebiye Ünivar, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden Prof.Dr. Kenan Kaynak, Çanakkale Çevre Platformu’ndan Dr.Nihat Gülhan ve CHP İl Genel Meclis üyesi Hicri Nalbant’ın katıldığı toplantıda Çanakkale ve bölgesinde devam eden Çevre Mücadelesi ile ilgili olarak bilgi verildi.
ÜLKEMİZE BAKTIĞIMIZDA ÇANAKKALE’Yİ ŞANSLI GÖRÜYORUM
Türkiye’de yaşanan terör olaylarının son bulması dilekleriyle başlanılan toplantıda ilk sözü alan Belediye Başkanı Yardımcısı Rebiye Ünivar; yaptığı konuşmada Çanakkale belediyesinin çevre konusuna yaklaşımı ve yürüttüğü çalışmaları anlattı. Rebiye Ünivar; “Çanakkale Belediyesi olarak bizler her platformda çevreye duyarlılığın artırılması ve çevrenin korunmasına yönelik farkındalık yaratmak için her fırsatta konuya dikkat çekiyoruz. Çevre konusunu sürekli gündemde tutmanın yanı sıra Çevrenin korunması için mücadele veren STK’lara da her türlü desteği veriyoruz ve bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Biz geleceğimiz olan çocuklarımıza sağlıklı bir hava içilebilir su kaynaklarıyla güzel bir gelecek bırakmak istiyoruz. Bir birey olarak ben tüm bu çalışmalar içerisinde yer alıyorum. Geçtiğimiz hafta Çanakkale’de düzenlenen Tarihi Kentler Birliği toplantısında konuyu yine gündeme getirdik. Mücadelemiz sadece Çanakkale ve bölgesi ile kalmamalı; Karadeniz'de yapılanlarda bizi çok üzüyor. Yeşil Yol adıyla Karadeniz’de yapılmak istenenlerin hepimiz farkındayız. Bu açıdan bakılınca Çanakkale çok şanslı çünkü örgütlü bir yapı olarak bu mücadeleyi çok güçlü bir şekilde veriyoruz” dedi.
ÇOĞUNLUKLA YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI ÇIKARTTIK
Çevre konusunda yapılan tüm hukuki süreçleri gönüllü olarak üstlenen Çanakkale Barosu adına konuşan Baro Başkanı Av. Bülent Şarlan ise, çevre konusunda hukuki sürecin şu anki durumu hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. Baro Başkanı Avukat Bülent Şarlan, Çevre konusunun Çanakkale Barosu için çok önemli olduğunu vurgu yaparak şunları söyledi; “Çanakkale Barosu çevre komisyonunun çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Barolar Birliği’nin de Çevre konusunda ki hassasiyeti son derece yüksektir. Doğanın tahrip edilmesine yönelik başlatılan tüm hukuki mücadeleler tüm ülke geneline yayılmş durumdadır. Çevre konusunda özellikle Çanakkale Barosu olarak geçtiğimiz yıl Altınla Siyanür aranması konusunda bir konferans düzenledik. Yine Türkiye Barolar Birliği Çevre Komisyonu üyelerini Çanakkale’ye davet ederek Kazdağları’nda ki altın arama faaliyetlerinde yerinde görmelerini tehlikenin farkında olmalarını sağladık.”
SON AÇTIĞIMIZ ÜÇ DAVA DANIŞTAY’DAN DÖNDÜ AMA..
“Çanakkale Barosu olarak verdiğimiz hukuki mücadele birçok Baro’ya da örnek olduğumuzu görüyoruz. Ülkemizin çeşitli yerlerinden bizimle temas kuran Baro Çevre konuları bizlerin bilgi ve deneyimlerinin yanı sıra belge istiyorlar. ÇED süreçlerinde açtığımız davalarda büyük ölçüde yürütmeyi durdurma kararı çıkarttık fakat son üç davada idare mahkemesi devamını kabul etse de Danıştay'dan bozularak geri geldi. Hukuki anlamda burada bir sıkıntı var; kanunlara eklenen yeni bir madde de çevre kanununu açma davalarında, dava açma süresini kısaltmaya gidildi. Yerel mahkemenin verdiği kararı Danıştay bu maddeye gerekçe göstererek bozdu. Bu bozma kesin karar yerine geçti” dedi.
BİRLİKTELİKLE MÜCADELE ETMELİZ
Danıştay’ın almış olduğu kararın Çanakkale’nin düşünülerek verilmediğine dikkat çeken Baro Başkanı Av.Bülent Şarlan; “Bu karar Çanakkale’yi düşünülerek verilmiş karar olduğunu düşünmüyoruz. Üçüncü köprü için alındığını düşündüğümüz bu karar tabiî ki açılan tüm davaları maalesef etkiliyor. Tabi burada sevindirici bir konuda var; Danıştay aldığı kararı yerel mahkemeye gönderdi, bu da demek oluyor ki tüm hukuki süreç yeniden başlayacak. Bununla ilgili çalışmalarımız sürüyor, nispet bir karar çıkacaktır. 30’un üzerinde dava açtık, çoğunda başarılı olsak da bir kısmı halen yargı safhasında bekliyor. Baro olarak biz hukuki süreçle ilgili olarak tüm gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Artık bizlere düşen hukuki sürecin dışında bu ülkeyi havayı seven insanlar olarak, sadece hukuki süreçle değil birliktelik içerisinde de bu mücadeleyi vermemiz gerekiyor. Çocuklarımız için bunlara izin vermememiz gerekiyor” dedi.
TOPLUMDA FARKINDALIK OLUŞTURMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Çevre mücadelesine akademik destek verme anlamında katkı sunan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği adına konuşma yapan Kenan Kaynak ise yaptığı açıklamalarda şunları söyledi; “Derneğimiz bünyesinde 2012 yılında çevre komisyonu kurduk. Bunun sebebi çağdaşlık sadece sosyal kültürel yaşamda değil aynı zamanda yaşamın sürdürülebilmesi için Çevrenin de önemli olmasıdır. Çevresiz bir çağdaş yaşam düşünülemeyeceği için bu mücadele içerisinde bizlerde yer aldık. Bununla birlikte 2013 yılında tüm dernek üyelerimize Karabiga ve Kazdağları’nda kamuoyunda oldukça ses getirdiğine inandığımız eylemler gerçekleştirdik. Bunun dışında Mersin de ve Trakya’da eylemlere katıldık. Trakya da ormanların yok olmasını engellemek amacıyla Trakya bölgesinde yürüttüğümüz çalışmalarımıza gençlerimiz ve üyelerimize katılmaya devam ediyoruz. Ülkemizin ve Çanakkale’nin çevre sorunlarına karşı çıkmaya ve toplumda farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.
ÇEVRE MÜCADELESİ ZORLI BİR MÜCADELEDİR
Çanakkale Çevre Platformu adına toplantıya katılan Dr. Nihat Gülhan: “Çanakkale Çevre Platformu oluşumu ve mücadele yöntemleriyle çevre alanında örnek platformlarda bir tanesidir. Bünyesinde bu kadar STK bileşeni bulunduran başka bir platformun da olduğunu sanmıyorum. Belediyemiz ve bileşenlerimizin katkılarıyla bu mücadeleyi veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. Verdiğimiz mücadelenin zorlu bir mücadele olduğunun farkındayız. Zorlu bir mücadele içerisindeyiz bu zorlu mücadele e bizlere destek veren bileşenlerimize, Çanakkale Belediyesine teşekkür ediyorum” dedi.
TALAN EDİLMİŞ BİR ÇEVREDE SAĞLIKLI YAŞANAMAZ
Çanakkale Tabip Odası Başkanı Dr.Hülya Görgün ise; uzun yıllardır Tabipler odası olarak sağlıklı çevrenin önemine vurgu yaptıklarını belirterek; “Bizler aynı zamanda birer sağlık çalışanıyız. İşimiz insanların sağlığını korumak. Çevresi talan edilmiş bir coğrafya da sağlıklı yaşamak mümkün müdür? Bizlerde Çevre mücadelesine destek vermek amacıyla Odamız bünyesinde oluşturulan Çevre Komisyonunun aracılığıyla çevre platformuna destek veriyoruz. Bu süre içerisinde Türk Tabipler Birliği olarak da birçok panel düzenleyerek doğa tahribinin insan ve canlılar üzerindeki olumsuzluklarına dikkat çekmek için bir çok panel ve konferans düzenledik. Çevre konusunda mücadeleye sonuna kadar devam edeceğiz” dedi.
DAVALARIN DANIŞTAYDAN DÖNMESİ BİZLERİ YILDIRAMAZ
Ziraat Mühendisleri Odası’nı temsilen toplantıya katılan Prof.Dr. Türker Savaş, Ziraar Odası’nın henüz bir şube olarak faaliyetlerine başladığı günlerden bu yana Çevre mücadelesi içerisinde olduklarını hatırlatarak şunları söyledi; “Odamız içerisinde ayrıca Mimar ve Mühendisler Odası üst birlik olarak bizlere destek veriyorlar. Ziraat mühendisleri odası olarak çevre konusunda tüzel kişi olarak tüm davalarda yer alıyoruz. Bizim temel görevlerimizden bir tanesi de Çevre Mücadelesi vermektir. Çünkü aslı işimiz olan tarımsal alanların korunması, geliştirilmesi iken bu tahribata seyirci kalmamız beklenemez.”
BİZ BAŞA DÖNDÜK AMA ŞİRKETLERDE BAŞA DÖNDÜLER
“Öte yandan demokratik kitle örgütü olarak yaşam sal alanlarını koruma bakımından bu mücadele içerisindeyiz. Açılan davaların Danıştay'dan dönmeleri bizi yıldırımaz. Biz her ne kadar başa dönmüş isek yaptığımız mücadelede; şirketlerde başa döndüler. Biz ne kadar geciktirebilirsek gelecek kuşaklar bu mücadeleyi bizden sonra da sürdürecektir. İnsanoğlu’nun bunun farkında olması gerekiyor. Çetin bir mücadele içerisindeyiz ama belli bir tecrübemiz var. Bu tecrübe ve birikimlerimizle mücadelemizi bir üst seviyede sürdürmeye kararlıyız.”
RES’LERİ DESTEKLİYORUZ AMA OLUR OLMAZ YERLERE DİKİYORLAR
CHP İl Genel Meclisi üyesi Hicri Nalbant ise yaptığı açıklamalarda, son aylarda Rüzgar Enerji Santrallerinin Çanakkale ve bölgesinde artış gösterdiğini ama RES yapılmayacak yerlere RES yapılmaya başlandığına dikkat çekti. Hicri Nalbant olur olmaz yerlere yapılan Rüzgar Enerji Santrali sahiplerine de uyarıda bulundu. Türkiye’de iktidar tarafından çeşitli havuzların kurulduğunu söyleyen Hicri Nalbant ise şunları söyledi; “Türkiye de havuzlar kuruluyor. Medyanın bir kısmı bu havuzda yönetilir madencilik havuzları kuruluyor bunlarda buralardan yönetiliyor. Birçok madencilik için ÇED raporları dağıtılıyor. Nikel madenciliği için şimdi de ilimizde bazı maden çalışmaları var. Hiç hesapta olmayan yerlere termik havuzları izinler veriliyor. Rüzgâr santralleri içinde rüzgâr enerji santrallerine destek verdik ama hiç olmadık yerlere onlarda kurulmaya başlandı. Bu desteğin de bir sınırı var. Olur olmadık yerlere; neresi denk gelirse, neresi ucuzsa oraya kurmaya çalışıyorlar. Tarım arazisi içerisinde Rüzgar Enerji Santralleri kurarlarsa buna karşı çıkacağız. Hiç kurulmayacak yerlere kurulur ise buna göz yumamayız” dedi.
ÇEVREYLE BARIŞAMAYAN ÜLKEDE BARIŞI NASIL SAĞLAR?
İDA Dayanışma Derneği adına açıklamalarda bulunan Dr. İlhan Pirinçciler ise çevreyle barışık olmayan insanların ülkede barışı sağlayamayacaklarını öne sürerek şunları söyledi; “Ülkemizde barış tartışmaları sürüyor, barış üzerinden haksız bir eylem gerçekleşiyor. Bizler önce Çanakkale’de Kazdağları ile barışık olmalıyız. Yaşanan olayları görüyoruz; bir grup barışık olmadığı için dağlarının hançerleyenlere yardım ve yataklık yapıp işbirliğine giriyorlar. Bu insanların şimdi kalkıp barış üzerinden belediye başkanına saldırmalarını doğru bulmuyorum. Bu kişileri çevreyle barışık olmaya çağırıyorum, Çevreyle barışmayanların ne Çanakkale ile ne de ülke ve dünya ile barışması mümkün değildir. Çevreyle barışamayan insanların ülkede barışı sağlaması nasıl mümkün olacak?”dedi.
ÇANAKKALE’NİN HER METREKARESİNDE MÜCADELE EDİYORUZ
Çevreciler olarak büyük ve güçlü şirketlere karşı mücadele ettiklerini belirten Dr. İlhan Pirinçciler; “Bizler çevreci olarak her yere yetişmeye çalışıyoruz. Çanakkale’nin her metrekaresinde mücadele ediyoruz. Karşımızda ise şirketler var. Karlarına kar katmak ucuza enerji üretip pahalıya satma derdindeler. Devlet bunun neresinde derseniz ırmakları, ormanları görmeden termik santral yapılacak yerleri görmeden Ruhsat dağıtıyor. Devlet ruhsatı veriyor, şirketler halkı her türlü yöntemle kaldırmaya çalışıyorlar. Bu mücadeleyi sermayeye karşı mücadele ettiğinin bilincinde olmamız gerekiyor. İnsanlar çocuklarımız hasta olmasından temiz gıda daha temiz hava için mücadele ediyoruz. ÇED raporlarında öyle şeyler yazıyorlar ki sanki hiç bir şey kirletmeyecekler. Öyle bir algı yönetiyor ki idarecileri yanlarını çekmeye çalışıyorlar. Milletvekilleri ile yaptıkları görüşmeler var. Mecliste lobi oluşturmak için paralarını kullanarak ciddi hareketler içinde olduklarını da biliyoruz” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

