Çanakkale Turizminde Söz Değil, Eylem Zamanı
Çanakkale Turizminde Söz Değil, Eylem Zamanı
TÜRSAB Çanakkale-Körfez BTK Başkanı Ahmet Çelik, ülke ve Çanakkale Turizminin geleceği ile ilgili çarpıcı açıklamalarıyla bölgenin turizm geleceğine ışık tuttu..
TÜRSAB Çanakkale- Körfez Bölgesel Temsil Kurulu Başkanı Ahmet Çelik; ÇATOD Başkanı Armağan Aydeğer ile birlikte Troya Yılı çalışmalarının ilk adımlarını birlikte attıklarını belirterek; “Esas amacımız bumerang gibi bize dönmese çocuklarımıza, Çanakkale'ye, tüm Türkiye'ye geri dönecek bir çalışma olacağını bilerek bu motivasyonla yola çıktık. İki gayemiz vardı; tanıtım, altyapı ve üst yapı. Truva gibi bir hikâye dünyada yok. Bu ilham veren eşsiz hikâyeyi çok iyi işleyip dünyaya anlatmamız gerekiyordu. Şimdiye kadar gemilerle otobüslerle gelenlere çok emekler harcayarak anlatmaya çalışmıştık. “Truva bu muymuş“ denildiğinde hep üzüldük. Armağan Aydeğer konaklamada, ben seyahatte hep bunu yaşadık. Bizler de bu duyguyla motive olduk. Bir gün büyük bir Troya müzesi olsa düşüncesi bizleri heyecanlandırdı ve hep motive etti, bir şeyler yapmak için zorladı '' Diyor.
“PROJEDE DOMİNO TAŞININ İLKİNE DOKUNDUK”
Troya yılı kapsamında başlatılan 120 km'lik Troya Kültür Yolu Projesine de TÜRSAB BTK olarak destek veren paydaşlar arasında aktif rol üstlenen Ahmet Çelik; “2018 Troya yılı projemiz dil öğrenmeye başlayan bir çocuğun hikayesine benzer. Yeni Müze, Proje kapsamında açılan Türkiye'nin ilk Arkeo Köyü Tevfikiye ve Troya Kültür yolu Projesi; Troya Yılının temelini oluşturdu. Troas Kültür Rotaları Projesini: Aziz Paul'un yürüdüğü güzergahı, Dalyan'ı, Apollon Smintheus, Troas, Assos'u, Behramkale'yi Midilli Kazdağlarına ulaşacak olan rotayı domino taşlarına benzetiyoruz. Biz ilk 120 km'lik proje ile domino taşının ilkine dokunmuş olduk. Bu domino etkisiyle yürüyecek ve devam edilecek. Truva ile Assos un mutlak surette bağlanması gerekiyordu, bunu bağlayacak olan da işte bu projelerdir” dedi.
TÜRSAB TANITIM VE PAZARLAMADA EN ÖNEMLİ GÖREVİ ÜSTLENECEKTİR
TÜRSAB'ın bölgedeki çalışmalarına ve desteklerine de değinen Çelik; “Acenteler toplantısını Çanakkale'de gerçekleştirdik. 400 acenteye tur programlarına koyması için bölgeyi tanıttık. TÜRSAB olarak desteğimiz, gün ışığına çıkarılan ürünleri-projeleri önce Türkiye'de sonra yurtdışında tanıtılması ve pazarlamakla ilgili en önemli görevi üstlenecektir. Projeniz olgunlaştıktan sonra merkeze iletmek konusunda desteğimiz olacaktır. Sonuçta destinasyon turizmi çok önemli ama insanlar Truva'ya gelmişken Efes'i de görüyor, Ayasofya'ya da gidiyor. Bunların tamamı temel teşkil etmeli. Ülkemizde Temel konuların çözüm ve değerlendirilmesinde sıkıntılar var, öncelikle bunların aşılması lazım” ifadelerine yer verdi.
TROYA MÜZESİNİN İLK ZİYARETÇİLERİ: KÖYLÜ KADINLARIMIZ..
Troya Müzesi'nin açılışına ilk gelenlerin köylü kadınlar olduğuna dikkat çeken Ahmet Çelik'in şu sözleri bölge insanlarının turizme yatkınlığı ve kadınların projedeki yerinin önemi ile ilgili önemli bir tespit niteliğinde: “Troas Kültür Rotaları projesiyle ilgili çok önemli bir tespitimiz var: Troya müzesini ilk görmeye gelenler rengarenk şalvarlarıyla 5 10 köylü kadınlarıdır. Bu görsel çok önemlidir. Dolayısıyla siz bu bölgede bir şeyler yaptığınızda yerelin ne kadar arkanızda olacağına dair çok güzel bir fotoğraf. Bu insanlar buranın ev sahipleri. Ve misafirperverlik konusunda vizyonları çok geniş. Rotanın geçtiği köylerde bulunan insanlar projeyi ve yöreyi tanıtacaklar. Bu bölgenin insanlarının en önemli özelliği meraklı oluşları. Meraklı olan insan öğrenir, ileri gider. Köylünün tarlasını sürerken bulduğu tarihi eseri müzeye haber veren bir coğrafyadan bahsediyoruz. İlyada destanında Paris'in çoban olarak gezdiği topraklardan, Paris'in Aphrodit'e elmayı verdiği Kazdağlarından bahsediyoruz. Bu kadar güçlü bir hikaye ve büyük bir ilham var. Babam Yeniceli annem Havranlı. Tam Kazdağlarının kuzey ve güney yamaçlarında iki tarafı da bilerek büyüdük. Eminim ki Bu rotada yürüyen insanlar etkinlikler sırasında çok güzel deneyimler yaşayacaklardır.”
“ŞİMDİYE KADAR YETERİNCE TANITMAMIŞ, ETKİNLEŞTİRMEMİŞİZ”
Troas Kültür Rotaları Projesinin bölgedeki yeri ve önemini; test ettikleri etkinlikleriyle açıklayan Ahmet Çelik sözleriyle geleceğe ışık tutuyor: “Bizim etkinliklerle test ettiğimiz bazı tecrübelerimiz de var. ÇATOD Başkanı Armağan Aydeğer ile Gelibolu Maratonunu başlattık. 4 senede 10 binlere ulaştık. Bisiklet Festivalinde tarihin rotasında sürüyoruz sloganı ile 5 bin kişiye ulaştık. Türkiye'de katılımı bu kadar yüksek bir bisiklet organizasyonu yok. Çanakkale Boğazında uluslararası yüzme yarışı yaptık, Tanınmış sanatçılardan arkeologlara kadar ünlüleri yüzdürdük. Yüzdürüyoruz, bisiklete bindiriyoruz, koşturuyoruz. Bu etkinlikler ilk günden itibaren “Truva'da Gelibolu'da Çanakkale'de yapıyoruz '' dediğimizde tutuyor ve insanlar koşa koşa geliyor. Çünkü o kadar geniş bir hikaye var ki, o kadar önemli ve stratejik bir konumdaki, demek ki şimdiye kadar yeterince tanıtmamışız ve etkinleştirmemişiz. Bunlar yapıldığında nasıl bir talep göreceği ile ilgili gerçekleştirdiğimiz somut çalışmalar ve etkinliklerdir. Troas Kültür Rotaları'nın da geleceği nokta; ne kadar tutulacağı ve ne kadar sahipleneceği de bu kriterlere göre çok belli ve aşikar. ''
ÇANAKKALE TURİZMİNDE EYLEM ZAMANI
Wilusa Turizm'in sahibi, TÜRSAB Çanakkale BTK Başkanı Ahmet Çelik ülke turizmi ve turizm sektörü adına çok önemli iki önemli noktaya dikkat çekti. Çelik; “Birincisi: artık turizmde söz değil eylem zamanı olduğu gerçeğidir. Çanakkale'nin önde gelen turizmcileri konuşurken somut eylemlerini ve sonuçlarını aktarıyorlar. Yapacağız değil; “yaptık, oldu, işte sonucu“ diyorlar. Oysa turizm sektörünün en temel sorunu, turizmcilerin sadece çok güzel konuşuyor ve yazıyor olmaları, proje üretememeleridir. Önce ulusal ve yerel çapta bu konuda bir adım atılmalı. İkincisi: turizm profesyonelleri bir yandan işini yaparak para kazanırken; bölge turizminin gelişimi için yapılması gereken işlere seyirci kalmamalı, artık gerçekten elini taşın altına koymalı, sorumluluk almalı ve bir yerden küçük bir adımla başlamalıdır. Küçük adımların nasıl büyük bir koşuya dönüştüğünün formülü ise Çanakkale'de…” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


