"Çanakkale Ruhu İlk Günkü Gibi Diridir ve Hep Diri Kalacak"

Gündem (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 18.03.2025 - 16:08, Güncelleme: 18.03.2025 - 16:08 4853+ kez okundu.
 

"Çanakkale Ruhu İlk Günkü Gibi Diridir ve Hep Diri Kalacak"

Çanakkale Deniz Zaferi'nin 110'uncu yıl dönümü Şehitler Abidesi'nde törenle kutlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Şehitlerimiz diri olduğu gibi, Çanakkale ruhu da ilk günkü gibi diridir ve hep diri kalacaktır" dedi.
18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 110'uncu yıldönümü sebebiyle Şehitler Abidesi'nde tören düzenlendi. Tören alanına iki dev ekran kuruldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Avustralya'nın Çanakkale Konsolosu Harry Hall, İngiltere'nin Askeri Ataşe Yardımcısı Nick Mattock, Yeni Zelanda'nın Ankara Büyükelçi Yardımcısı Errin Morriss, İngiltere Askeri Ateşe Asistanı Aaron Graham, Fransa Askeri Ateşe Yardımcısı Hubert Michon, çok sayıda şehit yakını, gazi ve gazi yakınları katıldı.   Tören, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına çelenk sunumuyla başladı. Tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağının göndere çekilmesiyle devam etti. Türk Silahlı Kuvvetleri adına Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız tarafından günün anlam ve önemine binaen gerçekleştirilen konuşmada, "1915 yılında Çanakkale'de yazılan destan sadece Türk milletinin değil insanlık tarihinin en şanlı zaferlerinden biridir. Milletimizin azim ve kararlılığının en güzel örneklerinden olan bu zafer İstiklal Harbimizin, Türkiye Cumhuriyetimizin kuruluşunun temel taşlarından biri olmuştur" dedi. “BU VATANIN EVLATLARI DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE YARIN DA..” Çanakkale Zaferinin mazlum halklara da ilham verdiğine dikkat çeken; Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise, "Türk tarihinin en önemli zaferlerinden biri olan Çanakkale Zaferi'nin 110'uncu yılının kutlu olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bağımsızlığı karakteri haline getirmiş, 'Çanakkale Geçilmez' diyerek, hayasızca sürdürülen akınlara karşı gövdesini siper eden aziz şehitlerimizi minnetle ve rahmetle anıyorum. İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Çanakkale'de, en zor şartlar altında dünyanın en güçlü donanmalarına karşı kahramanca mücadele eden, vatanı uğruna savaşan şehitlerimiz için; 'İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek' diye yazmıştı. Şükürler olsun milli şairimiz Mehmet Akif haklı çıktı. Bu vatanın evlatları dün olduğu gibi bugün de yarın da asla onurunu çiğnetmeyecektir. Malazgirt'te Sultan Alparslan'ın, İstanbul'da Fatih Sultan Mehmet'in, Çanakkale'de, Milli Mücadele'de şehitlerimizin ve Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine her zaman sahip çıkmaya devam edecektir. Çanakkale'ye baktığımızda bağımsızlığın ne denli önemli olduğunu görüyor ve bugün için de 85 milyonun birlik ve beraberliğinin önemini vurguluyoruz. Çanakkale'de birleşen emperyalist güçler, dünyanın en güçlü orduları karşısında Türk milletinin bağımsızlığından taviz vereceğinin planlarını yapmışlardı. Ancak ne denizde ne karada düşmana geçit vermeyen kahraman ordumuz canını ortaya koyarak tarihin akışını değiştirmiştir. İşte biz bugün Çanakkale'ye baktığımızda denizde ve karada yürütülen bağımsızlık mücadelesini bir adım daha ileriye taşıyarak gökyüzünde de bağımsızlığımızı teminat altına almak için tarihin en önemli çalışmalarını hayata geçirdik ve geçirmeye devam ediyoruz. Çanakkale'deki mücadelemiz aynı zamanda sömürgeci güçler tarafından işgal edilen farklı toplumlara da ilham olmuştur. Dünyada barışın, huzurun ve kardeşliğin güçlenmesi için mücadele vermek, Çanakkale şehitlerimize ve tarihimize karşı en büyük sorumluluklarımızdan biridir. Bu sorumluluk çerçevesinde biz Çanakkale ruhuna sahip çıkmaya, Çanakkale'yi anlatmaya, etnik, dini hiçbir ayrım yapmadan mazlum milletlerin sesi olmaya ve gönül coğrafyalarımızla güçlü ilişkiler kurmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, Çanakkale Zaferi'nin 110'uncu yıl dönümünü tekrar tebrik ediyor, 18 Mart Şehitler Günü'nde Anafartalar komutanı Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle anıyor, sizleri saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. “ÇANAKKALE, BİR SAVAŞ ALANI OLMANIN ÖTESİNDE..” Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da yaptığı konuşmada, "Çanakkale Deniz Zaferi'nin 110'uncu yıl dönümü vesilesiyle Çanakkale'de bulunmaktan büyük bahtiyarlık duyuyorum. Ramazan ayının kutlu atmosferinde, tarihimizin en şanlı destanlarından biri olan Çanakkale Deniz Zaferi'nin 110'uncu yıl dönümünü kutluyor, 'Çanakkale Geçilmez' sözünü tarihe yazdıran aziz şehitlerimizi, ahirete irtihal etmiş gazilerimizi rahmetle ve tazimle anıyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarını, Çanakkale'de destanlaşan Yahya Çavuşları, Seyit Onbaşıları, cepheye mermi taşıyan anaları minnetle yad ediyorum. Asırlardır vatan topraklarını mübarek kanlarıyla sulayan bütün şehitlerimize ve bu uğurda mücadele ederken yaralanan gazilerimize şükranlarımı ifade ediyorum. Onların kahramanlık ve fedakarlıkları, milletimizin gönlünde ve hafızasında sonsuza kadar yaşayacaktır. Şehitlerimiz diri olduğu gibi, Çanakkale ruhu da ilk günkü gibi diridir ve hep diri kalacaktır” dedi.   “ÇANAKKALE'DE KAZANILAN ZAFER, KURTULUŞ SAVAŞI'NIN İLHAM KAYNAĞI OLMUŞTUR” Cumhurbaşkanı yardımcısı Yılmaz konuşmasının devamında; “Çanakkale, yalnızca bir muharebe ya da cephe adı değil, milletimizin özgürlük iradesinin tüm dünyaya ilan edildiği, tarihin akışını değiştiren bir milattır. 1914 yılında patlak veren Cihan Harbi, Osmanlı Devleti'ni de içine çekmiş ve dünya genelinde geniş bir cepheye yayılmıştı. Çanakkale, bir savaş alanı olmanın ötesinde, vatanın kalbine yönelmiş bir tehdidin bertaraf edilmesi gereken son savunma hattıydı. Milletimiz için bu mücadele, varlık ile yokluk arasındaki bir sınav olmuştur. 18 Mart 1915'te, İtilaf donanması Çanakkale Boğazı'na saldırmış, ancak Osmanlı ordusu, stratejik savunma hattı, kahraman topçuları ve Nusret Mayın Gemisi'nin döşediği mayınlarla düşmana ağır kayıplar verdirerek geçit vermemiştir. (Bouvet, Irresistible ve Ocean gibi) Dev savaş gemileri, mayınlara çarparak sulara gömülmüş, İtilaf Devletleri geri çekilmek zorunda kalmıştır. Çanakkale Boğazı'nın sularında dalga dalga yükselen milletimizin istiklal azmi, Gelibolu'da bayraklaşmıştır. Ardından Gelibolu Yarımadası'na çıkarma yaparak Osmanlı savunmasını yarmayı planlayan düşman, bu de kez karşılarında 'Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!' diyerek askerlerine savaşın en büyük fedakarlık emrini veren Mustafa Kemal'i bulmuşlardır. Çanakkale'de kazanılan zafer, ilerleyen yıllarda Kurtuluş Savaşı'nın ilham kaynağı olmuş ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atmıştır. Çanakkale, küllerinden doğan bir milletin birlik ve beraberlik ruhunun abideleştiği şanlı zaferler diyarıdır. Çanakkale ruhu, yokluk ve zorluklar karşısında asla yılmamak, bağımsızlık, adalet ve merhametten vazgeçmemektir. Çanakkale ruhunu canlı tutmak, vatanımıza, hürriyetimize ve bizi biz yapan mukaddes değerlere sarsılmaz bağlılığımızı korumaktır" ifadelerine yer verdi. “ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİN KAHRAMANLIKLARI TARİHE ALTIN HARFLERLE YAZILMIŞTIR” Bugün de aynı bilinçle, ülkenin bekasına yönelik tehditlere karşı Çanakkale ruhuyla mücadeleyi sürdürdüklerini belirten Yılmaz, "Geçmişte bu topraklarda verilen istiklal mücadelesi anlaşılmadan, ülkemizin bugün verdiği istikbal mücadelesi de tam olarak kavranamaz. Özellikle gençlerimiz başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızın Çanakkale'yi ziyaret etmelerini, bu tarihi mekanları yerinde görerek o ruhu hissetmelerini çok kıymetli görüyoruz. Burada milletimizin ilham ve istikamet kaynağını bulacaksınız. Çanakkale, birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğimizde aşamayacağız engel olmadığını gösteren bir kılavuzdur. Milli birlik karşısında emperyalist güçlerin 'tek dişi kalmış canavar' olarak planlarının bozulduğu er meydanıdır. Çanakkale'de, Sarıkamış'ta, Milli Mücadele'de ve Sakarya'da sergilenen mücadele ruhu, Kıbrıs Barış Harekatı'ndan terörle mücadele operasyonlarına, 15 Temmuz'da gösterilen direnişten günümüze kadar aynı kararlılıkla yaşatılmış; şehit ve gazilerimizin kahramanlıkları tarihe altın harflerle yazılmıştır. Bu duygularla Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümünü kutluyor, 18 Mart Şehitler Günü'nde bu toprakları bize mukaddes bir vatan olarak emanet eden tüm şehitlerimizi, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle, şükranla anıyorum. Şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun. Rabbim ülkemizin birliğini, beraberliğini, bütünlüğünü daim etsin" şeklinde konuştu.   Yapılan konuşmaların ardından şehitler için Kur'an-ı Kerim okundu. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından şehitler için dualar edildi. Şehitlik Defteri imzalandıktan sonra da temsili şehit mezarlıklarına karanfil bırakıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları Çanakkale Boğazı'nda geçit töreni gerçekleştirdi. Türk Yıldızları'nın Şehitler Abidesi ve Çanakkale Boğazı'ndaki gösteri uçuşu ise hava muhalefeti nedeniyle iptal edildi.
Çanakkale Deniz Zaferi'nin 110'uncu yıl dönümü Şehitler Abidesi'nde törenle kutlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Şehitlerimiz diri olduğu gibi, Çanakkale ruhu da ilk günkü gibi diridir ve hep diri kalacaktır" dedi.

18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 110'uncu yıldönümü sebebiyle Şehitler Abidesi'nde tören düzenlendi. Tören alanına iki dev ekran kuruldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Avustralya'nın Çanakkale Konsolosu Harry Hall, İngiltere'nin Askeri Ataşe Yardımcısı Nick Mattock, Yeni Zelanda'nın Ankara Büyükelçi Yardımcısı Errin Morriss, İngiltere Askeri Ateşe Asistanı Aaron Graham, Fransa Askeri Ateşe Yardımcısı Hubert Michon, çok sayıda şehit yakını, gazi ve gazi yakınları katıldı.

 

Tören, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına çelenk sunumuyla başladı. Tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağının göndere çekilmesiyle devam etti. Türk Silahlı Kuvvetleri adına Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız tarafından günün anlam ve önemine binaen gerçekleştirilen konuşmada, "1915 yılında Çanakkale'de yazılan destan sadece Türk milletinin değil insanlık tarihinin en şanlı zaferlerinden biridir. Milletimizin azim ve kararlılığının en güzel örneklerinden olan bu zafer İstiklal Harbimizin, Türkiye Cumhuriyetimizin kuruluşunun temel taşlarından biri olmuştur" dedi.

“BU VATANIN EVLATLARI DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE YARIN DA..”

Çanakkale Zaferinin mazlum halklara da ilham verdiğine dikkat çeken; Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise, "Türk tarihinin en önemli zaferlerinden biri olan Çanakkale Zaferi'nin 110'uncu yılının kutlu olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bağımsızlığı karakteri haline getirmiş, 'Çanakkale Geçilmez' diyerek, hayasızca sürdürülen akınlara karşı gövdesini siper eden aziz şehitlerimizi minnetle ve rahmetle anıyorum. İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Çanakkale'de, en zor şartlar altında dünyanın en güçlü donanmalarına karşı kahramanca mücadele eden, vatanı uğruna savaşan şehitlerimiz için; 'İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek' diye yazmıştı. Şükürler olsun milli şairimiz Mehmet Akif haklı çıktı. Bu vatanın evlatları dün olduğu gibi bugün de yarın da asla onurunu çiğnetmeyecektir. Malazgirt'te Sultan Alparslan'ın, İstanbul'da Fatih Sultan Mehmet'in, Çanakkale'de, Milli Mücadele'de şehitlerimizin ve Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine her zaman sahip çıkmaya devam edecektir. Çanakkale'ye baktığımızda bağımsızlığın ne denli önemli olduğunu görüyor ve bugün için de 85 milyonun birlik ve beraberliğinin önemini vurguluyoruz. Çanakkale'de birleşen emperyalist güçler, dünyanın en güçlü orduları karşısında Türk milletinin bağımsızlığından taviz vereceğinin planlarını yapmışlardı. Ancak ne denizde ne karada düşmana geçit vermeyen kahraman ordumuz canını ortaya koyarak tarihin akışını değiştirmiştir. İşte biz bugün Çanakkale'ye baktığımızda denizde ve karada yürütülen bağımsızlık mücadelesini bir adım daha ileriye taşıyarak gökyüzünde de bağımsızlığımızı teminat altına almak için tarihin en önemli çalışmalarını hayata geçirdik ve geçirmeye devam ediyoruz. Çanakkale'deki mücadelemiz aynı zamanda sömürgeci güçler tarafından işgal edilen farklı toplumlara da ilham olmuştur. Dünyada barışın, huzurun ve kardeşliğin güçlenmesi için mücadele vermek, Çanakkale şehitlerimize ve tarihimize karşı en büyük sorumluluklarımızdan biridir. Bu sorumluluk çerçevesinde biz Çanakkale ruhuna sahip çıkmaya, Çanakkale'yi anlatmaya, etnik, dini hiçbir ayrım yapmadan mazlum milletlerin sesi olmaya ve gönül coğrafyalarımızla güçlü ilişkiler kurmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, Çanakkale Zaferi'nin 110'uncu yıl dönümünü tekrar tebrik ediyor, 18 Mart Şehitler Günü'nde Anafartalar komutanı Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle anıyor, sizleri saygıyla selamlıyorum" diye konuştu.

“ÇANAKKALE, BİR SAVAŞ ALANI OLMANIN ÖTESİNDE..”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da yaptığı konuşmada, "Çanakkale Deniz Zaferi'nin 110'uncu yıl dönümü vesilesiyle Çanakkale'de bulunmaktan büyük bahtiyarlık duyuyorum. Ramazan ayının kutlu atmosferinde, tarihimizin en şanlı destanlarından biri olan Çanakkale Deniz Zaferi'nin 110'uncu yıl dönümünü kutluyor, 'Çanakkale Geçilmez' sözünü tarihe yazdıran aziz şehitlerimizi, ahirete irtihal etmiş gazilerimizi rahmetle ve tazimle anıyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarını, Çanakkale'de destanlaşan Yahya Çavuşları, Seyit Onbaşıları, cepheye mermi taşıyan anaları minnetle yad ediyorum. Asırlardır vatan topraklarını mübarek kanlarıyla sulayan bütün şehitlerimize ve bu uğurda mücadele ederken yaralanan gazilerimize şükranlarımı ifade ediyorum. Onların kahramanlık ve fedakarlıkları, milletimizin gönlünde ve hafızasında sonsuza kadar yaşayacaktır. Şehitlerimiz diri olduğu gibi, Çanakkale ruhu da ilk günkü gibi diridir ve hep diri kalacaktır” dedi.

 

“ÇANAKKALE'DE KAZANILAN ZAFER, KURTULUŞ SAVAŞI'NIN İLHAM KAYNAĞI OLMUŞTUR”

Cumhurbaşkanı yardımcısı Yılmaz konuşmasının devamında; “Çanakkale, yalnızca bir muharebe ya da cephe adı değil, milletimizin özgürlük iradesinin tüm dünyaya ilan edildiği, tarihin akışını değiştiren bir milattır. 1914 yılında patlak veren Cihan Harbi, Osmanlı Devleti'ni de içine çekmiş ve dünya genelinde geniş bir cepheye yayılmıştı. Çanakkale, bir savaş alanı olmanın ötesinde, vatanın kalbine yönelmiş bir tehdidin bertaraf edilmesi gereken son savunma hattıydı. Milletimiz için bu mücadele, varlık ile yokluk arasındaki bir sınav olmuştur. 18 Mart 1915'te, İtilaf donanması Çanakkale Boğazı'na saldırmış, ancak Osmanlı ordusu, stratejik savunma hattı, kahraman topçuları ve Nusret Mayın Gemisi'nin döşediği mayınlarla düşmana ağır kayıplar verdirerek geçit vermemiştir. (Bouvet, Irresistible ve Ocean gibi) Dev savaş gemileri, mayınlara çarparak sulara gömülmüş, İtilaf Devletleri geri çekilmek zorunda kalmıştır. Çanakkale Boğazı'nın sularında dalga dalga yükselen milletimizin istiklal azmi, Gelibolu'da bayraklaşmıştır. Ardından Gelibolu Yarımadası'na çıkarma yaparak Osmanlı savunmasını yarmayı planlayan düşman, bu de kez karşılarında 'Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!' diyerek askerlerine savaşın en büyük fedakarlık emrini veren Mustafa Kemal'i bulmuşlardır. Çanakkale'de kazanılan zafer, ilerleyen yıllarda Kurtuluş Savaşı'nın ilham kaynağı olmuş ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atmıştır. Çanakkale, küllerinden doğan bir milletin birlik ve beraberlik ruhunun abideleştiği şanlı zaferler diyarıdır. Çanakkale ruhu, yokluk ve zorluklar karşısında asla yılmamak, bağımsızlık, adalet ve merhametten vazgeçmemektir. Çanakkale ruhunu canlı tutmak, vatanımıza, hürriyetimize ve bizi biz yapan mukaddes değerlere sarsılmaz bağlılığımızı korumaktır" ifadelerine yer verdi.

“ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİN KAHRAMANLIKLARI TARİHE ALTIN HARFLERLE YAZILMIŞTIR”

Bugün de aynı bilinçle, ülkenin bekasına yönelik tehditlere karşı Çanakkale ruhuyla mücadeleyi sürdürdüklerini belirten Yılmaz, "Geçmişte bu topraklarda verilen istiklal mücadelesi anlaşılmadan, ülkemizin bugün verdiği istikbal mücadelesi de tam olarak kavranamaz. Özellikle gençlerimiz başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızın Çanakkale'yi ziyaret etmelerini, bu tarihi mekanları yerinde görerek o ruhu hissetmelerini çok kıymetli görüyoruz. Burada milletimizin ilham ve istikamet kaynağını bulacaksınız. Çanakkale, birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğimizde aşamayacağız engel olmadığını gösteren bir kılavuzdur. Milli birlik karşısında emperyalist güçlerin 'tek dişi kalmış canavar' olarak planlarının bozulduğu er meydanıdır. Çanakkale'de, Sarıkamış'ta, Milli Mücadele'de ve Sakarya'da sergilenen mücadele ruhu, Kıbrıs Barış Harekatı'ndan terörle mücadele operasyonlarına, 15 Temmuz'da gösterilen direnişten günümüze kadar aynı kararlılıkla yaşatılmış; şehit ve gazilerimizin kahramanlıkları tarihe altın harflerle yazılmıştır. Bu duygularla Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümünü kutluyor, 18 Mart Şehitler Günü'nde bu toprakları bize mukaddes bir vatan olarak emanet eden tüm şehitlerimizi, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle, şükranla anıyorum. Şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun. Rabbim ülkemizin birliğini, beraberliğini, bütünlüğünü daim etsin" şeklinde konuştu.

 

Yapılan konuşmaların ardından şehitler için Kur'an-ı Kerim okundu. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından şehitler için dualar edildi. Şehitlik Defteri imzalandıktan sonra da temsili şehit mezarlıklarına karanfil bırakıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları Çanakkale Boğazı'nda geçit töreni gerçekleştirdi. Türk Yıldızları'nın Şehitler Abidesi ve Çanakkale Boğazı'ndaki gösteri uçuşu ise hava muhalefeti nedeniyle iptal edildi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.