'Bu Ülkede Açlık Yok' Deyip Oturdular..
'Bu Ülkede Açlık Yok' Deyip Oturdular..
Çanakkale Emek, Barış, Demokrasi Güçleri, Ankara'da hakları için direnen mülakat mağduru ve özel sektör öğretmenlerine destek eylemi yaptı. Yoğun ironi içeren sert bir ortak açıklama yapan platform, "Öğretmenlik onuru, patronların iki dudağı arasına terk edilemez" dedi.
Ankara’da mülakat sistemine, güvencesiz çalışmaya ve taban ücret hakları için sokakta ters kelepçeli, biber gazlı müdahalelere rağmen geri adım atmayan özel sektör ve atanamayan öğretmenlerin direnişi, Çanakkale’de karşılık buldu. Çanakkale Emek, Barış, Demokrasi Güçleri bileşenleri, 23 Haziran 2026 Salı günü kent merkezinde gerçekleştirdikleri kitlesel eylemle eğitim emekçilerine ses ve dayanışma mesajı gönderdi.
"MÜKEMMEL BİR CENNET ÜLKE!" İRONİSİ
Eylemin ortak açıklamasında ilk olarak ülkedeki yoksulluk, MESEM'lerde yaşanan çocuk işçi cinayetleri, emeklilerin durumu ve üniversite mezunlarının atanamama krizleri ironi yapıarak anlattılar. Yapılan açıklamada; “Bu ülkede açlık yok, sefalet yok, emek sömürüsü yok! Mülakat, torpil ve kayırma rejimi yok! Üniversite mezunları hemen iş bulabiliyor, atanamadığı için kasiyerlik, polislik yapmıyor! Bu ülke çok zengin; zenginliğini 85 milyon vatandaşına ve milyonlarca mültecisine eşit şekilde paylaştırıyor! Bu ülke böyle mükemmel, böyle ideal, böyle yaşanılası cennet bir ülke! Ama bizler tüm bu olumlu koşullara rağmen bugün gene burada toplandık. Çünkü daha çoğunu, hep daha çoğunu istiyoruz, tatmin olmuyoruz” ifadeleri yer aldı.

"BU SADECE BİR MAAŞ PAZARLIĞI DEĞİLDİR"
Çanakkale Emek, Barış, Demokrasi Güçleri bileşenleri, Ankara’da hakları için direnen, mülakat mağduru öğretmenler ile özel sektör öğretmenlerine Çanakkale’den güçlü bir nefes olmak için toplandıklarını açıkladılar. Eğitim kurumlarında öğretmenlerin asgari ücrete mahkum edildiğini, sigortalarının eksik yatırıldığını ve sözleşmelerinin keyfi olarak feshedildiğini belirten Emek, Barış, Demokrasi Güçleri, açıklamalarında "Çocuklarımıza hayata dair çok şey katan eğitim emekçileri; polis kalkanları, biber gazı, darp ve ters kelepçeye rağmen hala direniyor! Bu sadece bir maaş ya da kamuya atanma pazarlığı değildir. Bu mücadele; çocuklarımıza eğitim veren bir öğretmenin, ay sonu kirasını, mutfağındaki erzağı düşünmekten nefes alamaz hale getirilmesine karşı bir isyandır. Öğretmenlik onurunun, patronların iki dudağı arasına terk edilmesine karşı bir direniştir” ifadelerine yer verdiler.

POLİSLERE ÇAĞRI: "HAKİKAT, AYNI SAFTA OLMAMIZDIR"
Açıklamanın son bölümünde ise her eylemde karşı karşıya geldikleri, yoğun güvenlik önlemleri altında görev yapan emniyet güçlerine ve onların amirlerine hitap edildi. Polisin de 12 saatlik ağır vardiyalar altında ezildiğine gönderme yapılan kapanış konuşmasında tarihi bir kardeşlik vurgusu yapıldı: "Bizlere bugün de refakat eden emniyet emekçilerinin amirlerine ve müdürlerine açıkça söylüyoruz: Bizden korkmanıza gerek yok. Bu ülke bir korku imparatorluğu değil. Her eylemde karşıt saflarda görünebiliriz. Nefreti ve öfkeyi körükleyenler bizi ayrıştırıyor olabilir. Ama hakikat; emeğiyle geçinen emekçiler ve 'yurdum insanları' olarak aynı saflarda olmamız. Birilerinin belirlediği asayiş, tehlike ve kamu düzeni tanımları hayatımızı değiştirmiyor. Aslolan; gerçekte benzer sıkıntılar yaşadığımız ve benzer zorluklara maruz kalıyor oluşumuzdur."
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
