BM İklim Zirvesinden Termikçilere Kötü Haber!
BM İklim Zirvesinden Termikçilere Kötü Haber!
Paris’te 30 Kasım – 11 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler (UN) iklim zirvesinde (FCCC – Frame Work Convention on Climate Change) elektrik piyasasını etkileyen önemli kararlar alındı.
OECD (www.oecd.org) ülkelerinin karara bağlanan yeni ihracat kredi kriterlerine (Kömür ile çalışan elektrik üretim projelerinin, ihracat kredisi uygulama yönergesi) göre termik santral yatırım projelerinde bundan böyle kurulu gücüne bakılmaksızın sadece “ultra süper kritik” USC-PC basınç ve sıcaklık kriterlerine (>240 bar, > 593°C) göre veya 750 g/kWh’den daha düşük düzeyde karbondioksit (CO2) salınımı gerçekleştiren türden tasarlanmış tesislere ihracat kredisi sigortası (E.C.A. - Export Credit Agency) ile finansman sağlanabilecektir. Hali hazırda ultra süper kritik parametrelerine göre tasarlanmış olan termik santral kapasitelerinin (ölçek ekonomisi nedeniyle) 500 MW’ın üzerinde olmasından dolayı, gerçekte bu kapasitenin altındaki projelerin önü kesildi.
Henüz Türkiye’de ultra süper kritik buhar parametreleri ve teknolojisine göre tasarlanmış olup da çalışan herhangi bir termik santral yok. Sektörü yakından takip eden bazı öncü şirketler var, neyse ki. Çanakkale bölgesindeki kimi (CENAL, FİLİZ KİRAZLIDERE, SARIKAYA KARABURUN, AĞAN) santral projelerinin Birleşmiş Milletlerin himayesinde gerçekleşen Paris 2016 iklim zirvesinde sürdürülebilir kömür (yani temiz kömür) vizesini almış görünüyor. Bu santraller 2020’li yıllarda devreye girecek ve daha çevreci ve de daha ekonomik elektrik üretmeye başlayacağı söyleniyor.
Dünyada kurulu elektrik üretimi santrali kapasitesi 5500 gigavat (GW). Fosil yakıtlı elektrik üretim santrallerinin kapasitesi 4055 GW olup; Türkiye’nin buna katkısı 40 GW’dir. Dünya kurulu termik santrallerinin ortalama net elektrik üretim verimi %33 mertebesindedir. Bu verimin %40’a çıkarılması halinde küresel ölçekte 2.0 Giga ton daha az karbondioksit (CO2) emisyonu salınacaktır. Bu sayı, bugünkü Hindistan’ın ürettiği toplam CO2 emisyonuna eşdeğerdir. Paris iklim zirvesindeki kararlar doğrultusunda pozitif ayrımcılık yaratılarak ultra süper kritik türünde termik santral yatırımlarının perspektifi genişlemiş oldu. Diğer yandan ihracat kredisinden yoksun kalacak olan linyit projeleri rafa kalkacaktır. Paris de alınan kararlar Türkiye’nin 1980’lerden bu tarafa kurguladığı yerli linyite dayalı elektrik üretimi projelerinin de önünü kesmesi bekleniyor. Bilindiği üzere Türkiye’nin toplam 14 milyar tonluk linyit rezervlerinin %75’i niteliksiz ve düşük kalori değerine (çünkü alt ısıl değeri çoğunlukla < 2500 kcal/kg) sahip. Ultra süper kritik buhar parametrelerini yakalayabilmek için alt ısıl değerinin en az yaklaşık 4500 kcal/kg olması gerektiği hesaplanıyor. Türkiye’de bu nitelikte bir linyit bulunmadığından, dolaylı olarak tüm linyit projeleri riske girmiş oluyor.
Paris iklim zirvesinin ardından Türkiye yurttaşlarına düşen görev (tıpkı Birleşmiş Milletler kararlarında olduğu gibi) ultra süper kritik termik (yani temiz kömür) santrallarını desteklemek, yenilenebilir enerji santrallarının (rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin orman a kurulmayacak türden olanları) desteklemek, süper kritik ve benzeri eski teknoloji termik santral yatırımlarına karşı durmak ve bu eski teknolojiye dayalı kömürlü ve linyit li termik santral projelerinin kapatılmasının mücadelesi vermek şeklinde belirtiliyor. Çanakkale bölgesindeki CENAL, FİLİZ KİRALZIDERE, SARIKARAYA KARABURUN ve AĞAN santrallerinin ultra süper kritik basınçta ve sıcaklıkta çalışacağı ve Paris iklim zirvesinde getirilen yeni Birleşmiş Milletler kriterlerini sağlayacağı bilgisi alındı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
