Atikhisar'ı Korumaya Giden Çevrecileri Jandarma Engelledi!

Çanakkale (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 09.06.2016 - 13:52, Güncelleme: 09.06.2016 - 13:52 1787+ kez okundu.
 

Atikhisar'ı Korumaya Giden Çevrecileri Jandarma Engelledi!

Çanakkale’ye bağlı Serçeler köyünde bugün gerçekleştirilen ÇED Toplantısına gitmek üzere yolan çıkan çevreciler, toplantıya giremediler. Çevreciler ÇED toplantısına katılmalarını engelleyenlerin ise; halkı korumak üzere orada bulunan Jandarma ekipleri olduğunu açıkladı ve Jandarma ekipleri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Çanakkale merkeze bağlı Serçeler köyünde çıkartılmak istenen demir ve felspat’ın çevreye etkilerinin konuşulacağı Halkın Katılımı toplantısına katılmak için yola çıkan Çanakkale Çevre örgütleri iddialara göre Jandarma engeline takıldı. Köyün girişinde, köyde ve toplantının yapılacağı köy kahvesinin girişinde jandarma tarafından engellendiklerini öne süren Çevre örgütleri toplantıya katılımlarını engelleyen Jandarma ekipleri ve yetkililer hakkında suç duyurunda bulundular.   JANDARMA ÜÇ KEZ SU’DAN SEBEPLERLE DURDURDU     İDA Dayanışma Derneği adına açıklama yapan İlhan Pirinçciler, yaşanan olayları şu sözlerle açıkladı; “Çanakkale’yi ve halkını çok yakından ilgilendiren vahşi madencilik faaliyetinin ÇED toplantısına gitmek için toplanmıştık. Ancak yola çıktığımız araç su’dan sebeplerle Jandarma ekipleri tarafından üç kez durduruldu. Çanakkale’de herkes tarafından tanınan ve bilinen insanlar GBT taramasından geçirildi. Aracımıza günü birlik sözleşme yapılmadığı gerekçesiyle para cezası kesildi. Serçeler Köyüne vardığımızda ise aracımız köyün içerisine sokulmadı. Köyün içerisinde onlarca araç olmasına rağmen biz köyün girişinde araçtan indirildik. Yürüyerek köye girdiğimizde ise karşımıza yine Jandarma ekipleri çıktı. Jandarma ekipleri karşımıza kalkanları ile barikat kurdular. Atik Hisar Barajı ilimizde yaşayan herkesi, her canlı çok yakından ilgilendiren bir su barajıdır. Su içiyoruz, yüzümüzü yıkıyoruz, meyvelerimizi yıkıyoruz, zirai faaliyetlerde kullanıyoruz. Bu baraja Çanakkaleliler sahip çıkarken; ÇED toplantısına giderken gördüğümüz hukuksuz engellemeler karşısında suç duyurusunda bulunuyoruz. Bizler kendi şehir ve ülkemizde sürgün ya da köle değiliz. Serçeler köyümüze sokulmadık, bu durumu şiddetle protesto ediyor, İlin en yüksek mülki amirine de bu protestomuzu iletmek istiyoruz” dedi.   “HUKUKSUZLUK 10 YIL ÖNCEKİ DURUMDAN DAHA BETER”   CHP’li İl Genel Meclisi üyesi Hicri Nalbant ise 10 yıl önce de bu tür hukuksuzluklar ile mücadele ettiklerini hatırlatarak, bugün gelinen durumun 10 yıl öncesine göre daha beter olduğunu açıkladı. Nalbant; “Bugüne kadar yüzlerce ÇED toplantısına katılmış birisiyim. Bundan on yıl önce yapılan toplantılarda bizim önümüzü yine jandarma keserdi aynı bugün olduğu gibi, köye girişimizi zorlaştırırdı. Ama biz bir şekilde bu engellemeleri aşar ve köye girerdik. İlk kez içinde bulunduğumuz araca ceza uygulaması yapıldı. Aslında ceza uygulaması yapanlar o köyde minibüsçülük yapan o arkadaşı hedef almadılar; o ceza bizlere kesildi.”   “BARİKATI AŞSAYDIK KİRALIK ZORBALARLA KARŞILACAKTIK”   “Öyle para cezaları bizi asla yıldıramaz, doğru bildiğimiz noktada çalışmaya, mücadeleye devam edeceğiz. Çünkü bizler oraya Çanakkale’nin suyunu korumaya gittik oraya. Maden şirketlerinin Atik Hisar Barajını nasıl kirleteceklerini oradaki halka anlatacaktık. Jandarma barikatını aşsaydık da bu seferde madenci firmanın kiraladığı, kiralık zorbalarla karşılaşacaktık. Jandarma’yı uyardık bu zorbalar yolu tıkamışlar, sizin göreviniz girişimizi engellemek değil, o zorbaları oradan çıkartmaktır şeklinde. Uyarılarımıza rağmen o zorbalar orada kalmaya devam ettiler. Bizde toplantıya katılamadık, dışarıda açıklama yaparak dönmek zorunda kaldık. 10 yıl önceki duruma kıyasla bugünkü şartlar daha da kötüleşmiş. O zamanlar ceza kesmiyorlardı, şimdi trafik cezası kesmeye başladılar. İşte faşizm dedikleri bu dur, her türlü engeli önümüze çıkartıyorlar. Bizi yıldırmaya çalışıyorlar ama bizlerin içerisinde hiç de yılacak insan yok” dedi. “DEMİR MADENİ DİYORLAR AMA ASIL AMA ALTIN ÇIKARTMAK”   Çanakkale Barosu Çevre Komisyonu avukatlarından Ali Furkan Oğuz ise Jandarma ekiplerinin hukuksuzca çevre gönüllülerini engellediğini ve bu hukuksuzluk içinde suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti. Avukat Ali Furkan Oğuz, ÇED Toplantısının yapılma amacının Serçeler Köyü’nde demir, felspat madeni çıkartmak olmadığını firmanın asıl amacının bölge de altın çıkartmak olduğunu açıkladı. Oğuz yaptığı açıklamalarda; “Bugün hukuksuzca gerçekleştirilen Halkın Katılımı toplantısı üç projeden oluşuyordu. Bayramiç’te çıkartılmak istenen felspat madeni projesi için Çanakkale Barosu olarak açtığımız davayı kazanmıştık. Bugün ise projenin tıpa tıp aynısı Serçeler köyünde karşımıza çıktı. Bugün söylenen ise felspat değil demir çıkartılacağı yönündeydi. Biz daha önceki dava dilekçelerinde belirttiğimiz gibi felspat, demir, quvars gibi madenlerin çok ucuz olduğunu neredeyse bir işe yaramayan, ekonomik bir değeri olmayan madenler olduğunu belirtmiştik. Asıl amacın altın olduğunu belirttik ki; MTA haritalarında bölgede demirin ne kadar az olduğu da görülüyor.”   “HALKIN KATILIMI TOPLANTISINA HALKIN KATILIMI ENGELLENDİ”   “Gözlemci olarak katıldığımız toplantıya halkın katılmasının istenmediği, engellendiğini gözlemledik. Jandarma engeli aşıldı, ardından Jandarma Barikatı karşımıza çıktı. Jandarma barikatı arkasında ise firmanın bodyguardları bekliyordu. Toplantının yapıldığı kahvehaneye alınmadık, girme taleplerimizi ilgili kolluk kuvvetlerine ihtar ettik. Suç duyurusunda bulunacağımızı belirttik, zira duyurulmuş bir halkın katılımı toplantısına Jandarma marifeti ile alınmamıştır. Haliyle bu toplantı usulsüzdür, hukuka da aykırıdır. Çevre ve Şehircilik yetkilileri de bu işlerden sorumludurlar, birazda da bu hukuksuzluklarla ilgili olarak Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağız” dedi.  
Çanakkale’ye bağlı Serçeler köyünde bugün gerçekleştirilen ÇED Toplantısına gitmek üzere yolan çıkan çevreciler, toplantıya giremediler. Çevreciler ÇED toplantısına katılmalarını engelleyenlerin ise; halkı korumak üzere orada bulunan Jandarma ekipleri olduğunu açıkladı ve Jandarma ekipleri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Çanakkale merkeze bağlı Serçeler köyünde çıkartılmak istenen demir ve felspat’ın çevreye etkilerinin konuşulacağı Halkın Katılımı toplantısına katılmak için yola çıkan Çanakkale Çevre örgütleri iddialara göre Jandarma engeline takıldı. Köyün girişinde, köyde ve toplantının yapılacağı köy kahvesinin girişinde jandarma tarafından engellendiklerini öne süren Çevre örgütleri toplantıya katılımlarını engelleyen Jandarma ekipleri ve yetkililer hakkında suç duyurunda bulundular.

 

JANDARMA ÜÇ KEZ SU’DAN SEBEPLERLE DURDURDU

 

 

İDA Dayanışma Derneği adına açıklama yapan İlhan Pirinçciler, yaşanan olayları şu sözlerle açıkladı; “Çanakkale’yi ve halkını çok yakından ilgilendiren vahşi madencilik faaliyetinin ÇED toplantısına gitmek için toplanmıştık. Ancak yola çıktığımız araç su’dan sebeplerle Jandarma ekipleri tarafından üç kez durduruldu. Çanakkale’de herkes tarafından tanınan ve bilinen insanlar GBT taramasından geçirildi. Aracımıza günü birlik sözleşme yapılmadığı gerekçesiyle para cezası kesildi. Serçeler Köyüne vardığımızda ise aracımız köyün içerisine sokulmadı. Köyün içerisinde onlarca araç olmasına rağmen biz köyün girişinde araçtan indirildik. Yürüyerek köye girdiğimizde ise karşımıza yine Jandarma ekipleri çıktı. Jandarma ekipleri karşımıza kalkanları ile barikat kurdular. Atik Hisar Barajı ilimizde yaşayan herkesi, her canlı çok yakından ilgilendiren bir su barajıdır. Su içiyoruz, yüzümüzü yıkıyoruz, meyvelerimizi yıkıyoruz, zirai faaliyetlerde kullanıyoruz. Bu baraja Çanakkaleliler sahip çıkarken; ÇED toplantısına giderken gördüğümüz hukuksuz engellemeler karşısında suç duyurusunda bulunuyoruz. Bizler kendi şehir ve ülkemizde sürgün ya da köle değiliz. Serçeler köyümüze sokulmadık, bu durumu şiddetle protesto ediyor, İlin en yüksek mülki amirine de bu protestomuzu iletmek istiyoruz” dedi.

 

“HUKUKSUZLUK 10 YIL ÖNCEKİ DURUMDAN DAHA BETER”

 

CHP’li İl Genel Meclisi üyesi Hicri Nalbant ise 10 yıl önce de bu tür hukuksuzluklar ile mücadele ettiklerini hatırlatarak, bugün gelinen durumun 10 yıl öncesine göre daha beter olduğunu açıkladı. Nalbant; “Bugüne kadar yüzlerce ÇED toplantısına katılmış birisiyim. Bundan on yıl önce yapılan toplantılarda bizim önümüzü yine jandarma keserdi aynı bugün olduğu gibi, köye girişimizi zorlaştırırdı. Ama biz bir şekilde bu engellemeleri aşar ve köye girerdik. İlk kez içinde bulunduğumuz araca ceza uygulaması yapıldı. Aslında ceza uygulaması yapanlar o köyde minibüsçülük yapan o arkadaşı hedef almadılar; o ceza bizlere kesildi.”

 

“BARİKATI AŞSAYDIK KİRALIK ZORBALARLA KARŞILACAKTIK”

 

“Öyle para cezaları bizi asla yıldıramaz, doğru bildiğimiz noktada çalışmaya, mücadeleye devam edeceğiz. Çünkü bizler oraya Çanakkale’nin suyunu korumaya gittik oraya. Maden şirketlerinin Atik Hisar Barajını nasıl kirleteceklerini oradaki halka anlatacaktık. Jandarma barikatını aşsaydık da bu seferde madenci firmanın kiraladığı, kiralık zorbalarla karşılaşacaktık. Jandarma’yı uyardık bu zorbalar yolu tıkamışlar, sizin göreviniz girişimizi engellemek değil, o zorbaları oradan çıkartmaktır şeklinde. Uyarılarımıza rağmen o zorbalar orada kalmaya devam ettiler. Bizde toplantıya katılamadık, dışarıda açıklama yaparak dönmek zorunda kaldık. 10 yıl önceki duruma kıyasla bugünkü şartlar daha da kötüleşmiş. O zamanlar ceza kesmiyorlardı, şimdi trafik cezası kesmeye başladılar. İşte faşizm dedikleri bu dur, her türlü engeli önümüze çıkartıyorlar. Bizi yıldırmaya çalışıyorlar ama bizlerin içerisinde hiç de yılacak insan yok” dedi.

“DEMİR MADENİ DİYORLAR AMA ASIL AMA ALTIN ÇIKARTMAK”

 

Çanakkale Barosu Çevre Komisyonu avukatlarından Ali Furkan Oğuz ise Jandarma ekiplerinin hukuksuzca çevre gönüllülerini engellediğini ve bu hukuksuzluk içinde suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti. Avukat Ali Furkan Oğuz, ÇED Toplantısının yapılma amacının Serçeler Köyü’nde demir, felspat madeni çıkartmak olmadığını firmanın asıl amacının bölge de altın çıkartmak olduğunu açıkladı. Oğuz yaptığı açıklamalarda; “Bugün hukuksuzca gerçekleştirilen Halkın Katılımı toplantısı üç projeden oluşuyordu. Bayramiç’te çıkartılmak istenen felspat madeni projesi için Çanakkale Barosu olarak açtığımız davayı kazanmıştık. Bugün ise projenin tıpa tıp aynısı Serçeler köyünde karşımıza çıktı. Bugün söylenen ise felspat değil demir çıkartılacağı yönündeydi. Biz daha önceki dava dilekçelerinde belirttiğimiz gibi felspat, demir, quvars gibi madenlerin çok ucuz olduğunu neredeyse bir işe yaramayan, ekonomik bir değeri olmayan madenler olduğunu belirtmiştik. Asıl amacın altın olduğunu belirttik ki; MTA haritalarında bölgede demirin ne kadar az olduğu da görülüyor.”

 

“HALKIN KATILIMI TOPLANTISINA HALKIN KATILIMI ENGELLENDİ”

 

“Gözlemci olarak katıldığımız toplantıya halkın katılmasının istenmediği, engellendiğini gözlemledik. Jandarma engeli aşıldı, ardından Jandarma Barikatı karşımıza çıktı. Jandarma barikatı arkasında ise firmanın bodyguardları bekliyordu. Toplantının yapıldığı kahvehaneye alınmadık, girme taleplerimizi ilgili kolluk kuvvetlerine ihtar ettik. Suç duyurusunda bulunacağımızı belirttik, zira duyurulmuş bir halkın katılımı toplantısına Jandarma marifeti ile alınmamıştır. Haliyle bu toplantı usulsüzdür, hukuka da aykırıdır. Çevre ve Şehircilik yetkilileri de bu işlerden sorumludurlar, birazda da bu hukuksuzluklarla ilgili olarak Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağız” dedi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.