Atikhisar Barajı’nda Balık Ölümleri Endişe Yarattı

Çanakkale (Web Sitesi) - Web Sitesi | 10.09.2026 - 12:15, Güncelleme: 10.09.2026 - 12:15 395 kez okundu.
 

Atikhisar Barajı’nda Balık Ölümleri Endişe Yarattı

Çanakkale’nin tek içme ve kullanma suyu kaynağı Atikhisar Barajı’nda çok sayıda balığın kıyıya vurması endişe yarattı. Baraj havzasındaki maden projeleri nedeniyle su güvenliğine ilişkin kaygılar yeniden gündeme geldi.
Çanakkale'nin tek içme ve kullanma suyu kaynağı konumundaki Atikhisar Barajı'nda çok sayıda balığın kıyıya vurması kentte büyük endişeye yol açtı. Yerel basında ve sosyal medyada yer alan görüntülerin ardından yurttaşlar, su kalitesi ve çevre sağlığı konusunda yetkili kurumların acilen inceleme başlatmasını talep etti.   Kıyıya vuran balıkların görüntülendiği olay, baraj gölüne kısa süre önce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından salınan 348 bin adet aynalı sazan yavrusunu ve bölgedeki ekolojik dengeyi yeniden gündeme taşıdı. Çanakkale belediyesi yetkilileri baraj suyundan ve ölü balıklardan numuneler aldıklarını, sonuçlarını en kısa zamanda açıklayacaklarını dile getirdi.   ÇANAKKALE İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR SU VE YAŞAM KAYNAĞI Atikhisar Barajı, Çanakkale kent merkezinin ve yakın çevresinin tek içme suyu kaynağı olma özelliğini koruyor. Normal işletme hacmi yaklaşık 40 milyon metreküp seviyesinde bulunan baraj, kentin yıllık ortalama 25 ile 28 milyon metreküp arasındaki içme suyu ihtiyacını karşılıyor. İçme suyu temininin yanı sıra Saraycık, Işıklar, Kurşunlu ve Karacaören gibi köyleri içeren 43,78 kilometrekarelik tarım arazisinin sulanmasına imkan veriyor.   Ayrıca Sarıçay vadisi boyunca taşkın kontrolü üstlenen yapı, barındırdığı su kuşları ve balık popülasyonuyla bölge ekosisteminde kilit bir rol oynuyor. Uzmanlar, iklim değişikliği ve kuraklık koşullarının derinleştiği bu dönemde barajın stratejik öneminin her geçen gün arttığını dile getiriyor. Baraj gölüne birkaç kilometre mesafedeki madencilik faaliyetleri ve sızma riski   Atikhisar Barajı ve su toplama havzası, son yıllarda altın ve gümüş madeni projelerinin yoğun kuşatması altında bulunuyor. Biga Yarımadası'ndaki su havzalarının yüzde 80'inin maden ruhsatları alanında kalması, içme suyu kaynakları üzerindeki tehlikeyi artırıyor. Baraj gölüne yalnızca 1,4 kilometre uzaklıkta yer alan Terziler ve Serçiler köyleri yakınındaki Koza Altın projesi ile Alamos Gold sonrası TÜMAD tarafından devralınan Kirazlı altın madeni sahası doğrudan su toplama alanını tehdit ediyor.   Bu projelerde siyanürle zenginleştirme yönteminin kullanılması ve ortaya çıkan ağır metallerin sızma riski, Çanakkale halkında büyük tedirginlik yaratıyor. Ayrıca havzadaki ağaç kesimleri ve yüzey tahribatı, sağanak yağışlarla baraj gölüne çamur ve alüvyon taşınmasına yol açarak su depolama kapasitesini daraltıyor.   BİLİRKİŞİ RAPORLARI UYARDI: ATİKHİSAR BARAJI HAVZASINDA MADEN TEHLİKESİ SÜRÜYOR Baraj çevresindeki madencilik faaliyetlerine karşı sivil toplum kuruluşları, belediye ve yurttaşların açtığı davalarda hazırlanan bilirkişi raporları tehlikenin boyutlarını gözler önüne seriyor. Mahkemelere sunulan raporlarda, bölgenin fay hatlarıyla kaplı olduğu ve gözenekli volkanik kayaç yapısı sebebiyle oluşacak asidik kaya drenajı ile ağır metal sızıntılarının yeraltı suları aracılığıyla doğrudan baraj suyuna karışabileceği vurgulanıyor. Nitekim DSİ'nin olumsuz görüşü üzerine Kuşçayırı maden projesinin ÇED süreci, koruma alanlarının ihlali ve kirlilik riski nedeniyle iptal edildi.   Koza Altın projesine ilişkin ÇED Olumlu kararları hakkında da yargı organları yürütmeyi durdurma kararları verdi. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan incelemelerde ise yeraltı suları ile yüzey sularının etkileşim halinde olduğu, maden depolama alanlarından sızacak kirleticilerin Çanakkale'nin tek içme suyu kaynağını telafisi imkansız biçimde zehirleme riski taşıdığı belirtiliyor.
Çanakkale’nin tek içme ve kullanma suyu kaynağı Atikhisar Barajı’nda çok sayıda balığın kıyıya vurması endişe yarattı. Baraj havzasındaki maden projeleri nedeniyle su güvenliğine ilişkin kaygılar yeniden gündeme geldi.

Çanakkale'nin tek içme ve kullanma suyu kaynağı konumundaki Atikhisar Barajı'nda çok sayıda balığın kıyıya vurması kentte büyük endişeye yol açtı. Yerel basında ve sosyal medyada yer alan görüntülerin ardından yurttaşlar, su kalitesi ve çevre sağlığı konusunda yetkili kurumların acilen inceleme başlatmasını talep etti.

 

Kıyıya vuran balıkların görüntülendiği olay, baraj gölüne kısa süre önce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından salınan 348 bin adet aynalı sazan yavrusunu ve bölgedeki ekolojik dengeyi yeniden gündeme taşıdı. Çanakkale belediyesi yetkilileri baraj suyundan ve ölü balıklardan numuneler aldıklarını, sonuçlarını en kısa zamanda açıklayacaklarını dile getirdi.

 

ÇANAKKALE İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR SU VE YAŞAM KAYNAĞI

Atikhisar Barajı, Çanakkale kent merkezinin ve yakın çevresinin tek içme suyu kaynağı olma özelliğini koruyor. Normal işletme hacmi yaklaşık 40 milyon metreküp seviyesinde bulunan baraj, kentin yıllık ortalama 25 ile 28 milyon metreküp arasındaki içme suyu ihtiyacını karşılıyor. İçme suyu temininin yanı sıra Saraycık, Işıklar, Kurşunlu ve Karacaören gibi köyleri içeren 43,78 kilometrekarelik tarım arazisinin sulanmasına imkan veriyor.

 

Ayrıca Sarıçay vadisi boyunca taşkın kontrolü üstlenen yapı, barındırdığı su kuşları ve balık popülasyonuyla bölge ekosisteminde kilit bir rol oynuyor. Uzmanlar, iklim değişikliği ve kuraklık koşullarının derinleştiği bu dönemde barajın stratejik öneminin her geçen gün arttığını dile getiriyor.

Baraj gölüne birkaç kilometre mesafedeki madencilik faaliyetleri ve sızma riski

 

Atikhisar Barajı ve su toplama havzası, son yıllarda altın ve gümüş madeni projelerinin yoğun kuşatması altında bulunuyor. Biga Yarımadası'ndaki su havzalarının yüzde 80'inin maden ruhsatları alanında kalması, içme suyu kaynakları üzerindeki tehlikeyi artırıyor. Baraj gölüne yalnızca 1,4 kilometre uzaklıkta yer alan Terziler ve Serçiler köyleri yakınındaki Koza Altın projesi ile Alamos Gold sonrası TÜMAD tarafından devralınan Kirazlı altın madeni sahası doğrudan su toplama alanını tehdit ediyor.

 

Bu projelerde siyanürle zenginleştirme yönteminin kullanılması ve ortaya çıkan ağır metallerin sızma riski, Çanakkale halkında büyük tedirginlik yaratıyor. Ayrıca havzadaki ağaç kesimleri ve yüzey tahribatı, sağanak yağışlarla baraj gölüne çamur ve alüvyon taşınmasına yol açarak su depolama kapasitesini daraltıyor.

 

BİLİRKİŞİ RAPORLARI UYARDI: ATİKHİSAR BARAJI HAVZASINDA MADEN TEHLİKESİ SÜRÜYOR

Baraj çevresindeki madencilik faaliyetlerine karşı sivil toplum kuruluşları, belediye ve yurttaşların açtığı davalarda hazırlanan bilirkişi raporları tehlikenin boyutlarını gözler önüne seriyor. Mahkemelere sunulan raporlarda, bölgenin fay hatlarıyla kaplı olduğu ve gözenekli volkanik kayaç yapısı sebebiyle oluşacak asidik kaya drenajı ile ağır metal sızıntılarının yeraltı suları aracılığıyla doğrudan baraj suyuna karışabileceği vurgulanıyor. Nitekim DSİ'nin olumsuz görüşü üzerine Kuşçayırı maden projesinin ÇED süreci, koruma alanlarının ihlali ve kirlilik riski nedeniyle iptal edildi.

 

Koza Altın projesine ilişkin ÇED Olumlu kararları hakkında da yargı organları yürütmeyi durdurma kararları verdi. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan incelemelerde ise yeraltı suları ile yüzey sularının etkileşim halinde olduğu, maden depolama alanlarından sızacak kirleticilerin Çanakkale'nin tek içme suyu kaynağını telafisi imkansız biçimde zehirleme riski taşıdığı belirtiliyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.