muharrem x600

"Artık 'Aldatma ve Katletme Partisi' Diyebiliriz!"

Aynalı Pazar (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 21.08.2019 - 12:51, Güncelleme: 21.08.2019 - 12:51 4257+ kez okundu.
 

"Artık 'Aldatma ve Katletme Partisi' Diyebiliriz!"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek düzenlediği basın toplantısı ile Türkiye ve Çanakkale gündemi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Erkek yaptığı konuşmada; "Maalesef artık Ak partiden adındaki adaleti beklemek, kalkınmayı beklemek mümkün değildir. Artık aldatma ve katletme partisi diyebiliriz. Çünkü demokrasiyi de katlediyorlar. Kazdağları’nda ağaçları da katlediyorlar. Onlar doğanın değil; doların yeşilini seviyorlar" ifadelerini kullanması dikkat çekti.
CHP Genel Başkan yardımcısı Muharrem Erkek, CHP İl Binasında basın mensupları ile bir araya geldi. CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, İl Başkanı İsmet Güneşhan ve Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan'ın da hazır bulunduğu basın açıklamasında Erkek gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına 3 gün boyunca İzmir'de süren orman yangınlarına değinerek başlayan Muharrem Erkek; Türkiye'nin artık yönetilemez bir duruma geldiğine dikkat çekti.   "ORMAN BAKANININ BİRAZCIK ONURU VARSA.." CHP Genel Başkan yardımcısı Muharrem Erkek düzenlediği basın toplantısında 3 gün süren İzmir'deki yangınlara değindi. Orman Bakanlığı bünyesindeki uçakların yangında kullanılamamış olmasını eleştiren Muharrem Erkek, Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'yi istifaya davet etti. Erkek; "İzmir’de yaklaşık 700 hektar alanda maalesef oranlık alanımız yok oldu. Burada çok dikkat çeken tespitlerimiz oldu. Orman Bakanlığı ile THK arasında ki koordinasyonsuzluk, inatlaşma yangının çok daha önce kontrol altına alınmasını engelledi. Ormanları korumakla yükümlü Orman Bakanlığı maalesef İzmir yangınında da basiretsizliğini bir kez daha gösterdi. THK’na ait faal durumda Menderes ilçesinde bulunana uçak dahi kullanılmadı. Çünkü orman Bakanlığı yangın ihalesini özel bir şirkete verdi. O şirketinde yangın uçağı yok. Bu yangına THK ile birlikte koordineli bir şekilde müdahale edilseydi bu kadar can kaybı olmayabilirdi. Bizim için bitkilerde hayvanlarda canlı. Orman Bakanı’nın birazcık onuru ve vicdanı varsa istifa etmeli. 17 yıllık tek başına bir iktidarın Bakanı çıkıp teknik olarak uçaklarımızın kullanılması mümkün değil diyor. Eğer bu mümkün değilse neden mümkün hale getirilmedi. Eğer uçaklarımız eski ise neden yeni uçak alınmadı. Neden kış aylarından gerekli tedbirler alınamadı. Kışlık, yazlık, uçan saraylar yaptıranlar neden bu memleketin ormanları için yangın uçakları almadı. Bu soruların cevabını hepimizi çok iyi biliyoruz. Bugün Türkiye yönetilmiyor savruluyor. İktidar sahipleri gaflet dalalet ve hıyanet içerisinde. Nasıl Kazdağları’nda bu memleketin, ormanlarına, suyuna, ihanet ediliyorsa İzmir’de de ihanet edildi. Bu konunun çok yakın takipçisi olacağız" dedi.   "VERDİĞİNİZ RUHSATI İPTAL EDİN, KAZDAĞLARINI KURTARIN" Konuşmasının bir kısmını Kazdağlarına ayıran CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, Kirazlı-Balaban bölgesinde siyanürlü altın işletmeciliğine henüz başlanmadığına dikkat çekerek; 'Toprağa henüz siyanürün bir damlası bile değmemiştir. Bu ruhsatı iptal edin henüz vakit varken' dedi. Muharrem Erkek; "Biz Kazdağlarını ne için korumak istiyoruz? Çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için. Kazdağları eko turizmi ile, doğası ile tarım ürünleri ile binlerce yıl insanlığa hizmet edecek bir sistem. Eğer koruyabilirsek. Kazdağları’na 31 Mart yerel seçimlerinden sonra büyük bir katliam gerçekleşti. Ama daha toprağa siyanür toprağa değmedi. Ağır metaller toprağımızı ve yeraltı sularını kirletmedi, zehirlenmedi. 2013 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olumlu ÇED kararı verdi. 2018 yılında da iktidarın baskısı ile Çanakkale Valiliği GSMR verdi. Bu ruhsatı iptal edin! Çünkü her şeye rağmen daha topraklarımızı, yeraltı sularımız kirlenmedi. Yeraltı suları kirlenirse bunun geriye dönüşü yok. Bunu çok çok iyi biliyoruz" dedi. "FETÖ GERÇEĞİNİN ÜSTÜNE GİTSELERDİ BUGÜN BU ACILAR YAŞANMAZDI" AK Parti hükümetlerinin empeyalizm ile kolkola girdiğini ve hukukun üstünlüğünün olmadığını söyleyen Muharrem Erkek, birçok kez iktidarı ve yöneticilerini uyardıklarını hatırlattı. Erkek; "AK Parti 17 yıllık tek başına iktidarın muhasebesini yapmak zorunda. Çünkü 17 yıl ülkeyi tek başına yönettiler. Memlekette ne adalet kaldı ne kalkınma. Bugün içlerinden bazı Milletvekilleri artık Ak Parti kapatılmalı yeni bir parti kurulmalı diyor. İktidar olduktan çok kısa bir süre sonra 1 Mart 203 tezkeresini getirdiler. O zaman TBMM’nin onurlu duruşu ile bu gerçekleşmedi. TBMM’nin Tarihsel duruşu ile gerçekleşmedi. Türkiye’nin her zaman çok güçlü bir meclise ihtiyacı var. Dünyanın bütün gelişmiş demokrasilerinde siyasi güç merkezleri meclislerdir. Ama bugün siyasi güç merkezi Beş Tepe Külliyesi Saray yapıldı. 16 Nisan 2017 suiistimalci kötü niyetli Anayasa değişikliği ile kuvvetler ayrılığı yapıldı. Bu Anayasa değişikliği OHAL Şartlarında gerçekleştirildi. Kuvvetler ayrılığının yıkıldığı bir yerde hukuk devletinde bahsedemezsiniz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir şahıs devletine dönüşmüşse 1 Mart tezkeresi ile yapamadıklarını tek adam rejiminde gerçekleştiriyorlar. Emperyalist güçler tek adam ister. Tek adamı halletmek kolaydır. Karşınızda güçlü bir meclis ve yargı varsa Emperyalizm istediğini yapamaz. 2004 yılında devletin, MİT’in ve Genel Kurmay’ın kendilerine sunduğu FETÖ gerçeğinin üstüne gitselerdi bugün Türkiye bu acıları yaşamayacaktı" dedi.   "HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ENDEKSİNDE 50 SIRA GERİLEDİK" Türkiye'de adalet duygusunun yok olduğunu ifade eden Muharrem Erkek, Hukukun Üstünlüğü endeksi sıralamasında Türkiye'nin son 5 yıl içerisinde 50 basamak gerilediğini açıkladı. Adli Yıl Açılış törenine katılmayan Baroların 44'e ulaştığını, her geçen gün bu sayının arttığını söyledi. Erkek; " Gelinen tabloda son 5 yılda Hukukun üstünlüğü endeksinde tam 50 sıra geriledik. Onun için bugün 44 baro 2 Eylül’de gerçekleşecek adli yıl açılışına katılmıyor. Onalı yürekten kutluyoruz. Kuvvet ayrılığına verdikleri öne nedeniyle katılmıyorlar. Bir siyasi parti genel Başkanı’nın huzurunda adli yargı açılışı olmaz. İlk Genel seçimde bizim Cumhurbaşkanı adayımız milyonların desteği ile seçimleri kazandığında bizim partimizin Genel Başkanı olmayacak" dedi.   "HSK ÜYELERİNİ YÜKSEK YARGI ORGANLARI BELİRLEMELİDİR" Yargının tek adamın kontrolü altında olduğunu, yüksek yargıya bile dolaylı yollardan bile olsa tek adamın atama gerçekleştirdiğine dikkat çeken Muharrem Erkek; "Biliyorsunuz Yargı Reformu Strateji Belgesi tartışılıyor. Ekim ayında paketin birinci kısmı gelecek. Adil yargılanma hakkı ve ifade özgürlüğünü engelleyen olumlu kanun değişikliklerini tabii ki destekleyeceğiz. Ama bu bir reform değil. Reform olabilmesi için Anayasa değişikliği lazım. Bugün yargıçlar ve savcılar ‘Hakimler ve Savcılar kurulunun bu yapısı devam etiği sürece bizden kahramanlık beklemeyin’. Çünkü güvenceleri yok. Yargıç güvencesi Anayasa ile teminat altına alınabilir. Bugün, Hakim ve Savcılar Kurulu’nun 13 üyesi var 6 üyesini biri Adalet Bakanı biri Bakan Yardımcısı ve 4 üyeyi tek imza ile bir siyasi parti genel başkanı belirliyor. Kalan 7 üyeyi de meclisteki salt çoğunluk yani bir kişi belirliyor. Onun in Hakimler Savcılar Kurulu’nun yapısında bir değişiklik yapmadan reformdan bahsetmek  son derece iyi niyetli bir yaklaşım olur. Hakimler Savcılar Kurulu’nun üyelerini yüksek yargı organları belirlemelidir" dedi. "FETÖ'DEN GÖREVDEN ALINAN BAŞKANLARI NEDEN YARGILAMADINIZ?" HDP'ye ait üç belediyeye Kayyım atanmasını eleştiren Muharrem Erkek, AK Parti'den seçilen fakat görevden alınan belediye başkanlarını hatırlatarak; "17 yılın sonunda geldiğimiz nokta da bugün seçilmiş belediye başkanlarını görevden alıyorlar. Ahmet Davutoğlu seçilmiş bir Başbakan olarak istifa ettirildiğinde CHP olarak tavır koyduk. AKP3li seçilmiş belediye başkanları istifa ettirildiğinde tavır koyduk. Onlar FETÖ ile bağlantılıydı dediler ama haklarında bir tek soruşturma dahi yok. FETÖ terör örgütü ile bağlantılı olduğunu söylediğini belediye başkanlarını ne için yargıya teslim etmediniz. Bugün PKK terör örgütü ile bağlantılı iltisaklandırdığınız belediye başkanları hakkında soruşturmalar var. 31 Mart’ta aday yaptığınız insanlar seçimleri kazandılar mazbatalarını vermediniz. Son 10 yılda Türkiye demokrasiden ve hukuktan hızla uzaklaştı. Şimdi seçilmiş belediye başkanlarını seçimden önce var olan soruşturmalar sebebi ile o soruşturmalar atıf yaparak görevden alıyorsunuz. Bu hukuk dışıdır. Seçmen iradesini gasp etmektir. Erdoğan, demokrasilerde bu işin namusu sandıktır’ diyordu. Sandık sonuçları her siyasi parti için bağlayıcıdır. Terörün değirmenine su taşıyorlar. Bu hukuksuz uygulamalar terörün ekmeğine yağ sürmektir. Bizim mücadelemiz demokrasi, hak hukuk adalet mücadelesi. Seçim kanunları uyarınca seçimlere girmeye hak kazanmış ve seçmen iradesi ile belediye başkanı seçilmiş kişileri seçim öncesi suçlamalara atıfta bulunarak görevden almak seçmen iradesini gasp etmektir.  Seçim kanunlarına göre bu insanlar aday oldu. Seçme ve seçimle hakkı Anayasa’da güvence altına alınmış bir aktır. Seçmen iradesi keyfi uygulamalara heba edilmeyecek kadar önemli ve kutsaldır. İç işleri Bakanı Süleyman Soylu il il gezip aday gibi çalıştı. Gittiği yerlerde diğer partilerin adaylarına saldırdı. İnsanları mesnetsiz isnatlarla suçladı. Şimdi sandıkta yenemediği belediye başkan adaylarını merkezi idarenin yerel idare üzerindeki vesayetini kötüye kullanarak görevden aldı. Bu demokrasiye darbedir" dedi.   "ALDATMA VE KATLETME PARTİSİ" CHP Genel Başkan yardımcısı Muharrem Erkek konuşmasının devamında AK Partinin açılımının ise değişerek Aldatma ve Katletme Partisi haline geldiğini söyledi. Erkek; "Maalesef artık Ak partiden adındaki adaleti beklemek, kalkınmayı beklemek mümkün değildir. Artık aldatma ve katletme partisi diyebiliriz. Çünkü demokrasiyi de katlediyorlar. Kazdağları’nda ağaçları da katlediyorlar, ormanları da katlediyorlar. Maalesef doğanın yeşilini bir türlü sevemediler. Onlar doların yeşilini seviyorlar. Ama biz Çanakkale’de ve Türkiye’de mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Ak Parti artık Türkiye’yi yönetemiyor ve Türkiye artık maalesef savruluyor. Freni patlamış kamyon gibi memleketimiz uçuruma doğru sürüklüyorlar. Onun için bu mücadele çok önemli Demokrasiye, kuvvetler ayrılığına, çoğulculuğa, özgürlüğe, adalete inanan herkesin hangi siyasi görüşten olursa olsun bu mücadeleye destek vereceğine iz yürekten inanıyoruz. Türkiye’nin bu şekilde savrulmasına daha fazla müsaade etmeyeceğiz. Çalışmalarımızı karalılıkla sürdüreceğiz" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek düzenlediği basın toplantısı ile Türkiye ve Çanakkale gündemi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Erkek yaptığı konuşmada; "Maalesef artık Ak partiden adındaki adaleti beklemek, kalkınmayı beklemek mümkün değildir. Artık aldatma ve katletme partisi diyebiliriz. Çünkü demokrasiyi de katlediyorlar. Kazdağları’nda ağaçları da katlediyorlar. Onlar doğanın değil; doların yeşilini seviyorlar" ifadelerini kullanması dikkat çekti.

CHP Genel Başkan yardımcısı Muharrem Erkek, CHP İl Binasında basın mensupları ile bir araya geldi. CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, İl Başkanı İsmet Güneşhan ve Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan'ın da hazır bulunduğu basın açıklamasında Erkek gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına 3 gün boyunca İzmir'de süren orman yangınlarına değinerek başlayan Muharrem Erkek; Türkiye'nin artık yönetilemez bir duruma geldiğine dikkat çekti.

 

"ORMAN BAKANININ BİRAZCIK ONURU VARSA.."

CHP Genel Başkan yardımcısı Muharrem Erkek düzenlediği basın toplantısında 3 gün süren İzmir'deki yangınlara değindi. Orman Bakanlığı bünyesindeki uçakların yangında kullanılamamış olmasını eleştiren Muharrem Erkek, Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'yi istifaya davet etti. Erkek; "İzmir’de yaklaşık 700 hektar alanda maalesef oranlık alanımız yok oldu. Burada çok dikkat çeken tespitlerimiz oldu. Orman Bakanlığı ile THK arasında ki koordinasyonsuzluk, inatlaşma yangının çok daha önce kontrol altına alınmasını engelledi. Ormanları korumakla yükümlü Orman Bakanlığı maalesef İzmir yangınında da basiretsizliğini bir kez daha gösterdi. THK’na ait faal durumda Menderes ilçesinde bulunana uçak dahi kullanılmadı. Çünkü orman Bakanlığı yangın ihalesini özel bir şirkete verdi. O şirketinde yangın uçağı yok. Bu yangına THK ile birlikte koordineli bir şekilde müdahale edilseydi bu kadar can kaybı olmayabilirdi. Bizim için bitkilerde hayvanlarda canlı. Orman Bakanı’nın birazcık onuru ve vicdanı varsa istifa etmeli. 17 yıllık tek başına bir iktidarın Bakanı çıkıp teknik olarak uçaklarımızın kullanılması mümkün değil diyor. Eğer bu mümkün değilse neden mümkün hale getirilmedi. Eğer uçaklarımız eski ise neden yeni uçak alınmadı. Neden kış aylarından gerekli tedbirler alınamadı. Kışlık, yazlık, uçan saraylar yaptıranlar neden bu memleketin ormanları için yangın uçakları almadı. Bu soruların cevabını hepimizi çok iyi biliyoruz. Bugün Türkiye yönetilmiyor savruluyor. İktidar sahipleri gaflet dalalet ve hıyanet içerisinde. Nasıl Kazdağları’nda bu memleketin, ormanlarına, suyuna, ihanet ediliyorsa İzmir’de de ihanet edildi. Bu konunun çok yakın takipçisi olacağız" dedi.

 

"VERDİĞİNİZ RUHSATI İPTAL EDİN, KAZDAĞLARINI KURTARIN"

Konuşmasının bir kısmını Kazdağlarına ayıran CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, Kirazlı-Balaban bölgesinde siyanürlü altın işletmeciliğine henüz başlanmadığına dikkat çekerek; 'Toprağa henüz siyanürün bir damlası bile değmemiştir. Bu ruhsatı iptal edin henüz vakit varken' dedi. Muharrem Erkek; "Biz Kazdağlarını ne için korumak istiyoruz? Çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için. Kazdağları eko turizmi ile, doğası ile tarım ürünleri ile binlerce yıl insanlığa hizmet edecek bir sistem. Eğer koruyabilirsek. Kazdağları’na 31 Mart yerel seçimlerinden sonra büyük bir katliam gerçekleşti. Ama daha toprağa siyanür toprağa değmedi. Ağır metaller toprağımızı ve yeraltı sularını kirletmedi, zehirlenmedi. 2013 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olumlu ÇED kararı verdi. 2018 yılında da iktidarın baskısı ile Çanakkale Valiliği GSMR verdi. Bu ruhsatı iptal edin! Çünkü her şeye rağmen daha topraklarımızı, yeraltı sularımız kirlenmedi. Yeraltı suları kirlenirse bunun geriye dönüşü yok. Bunu çok çok iyi biliyoruz" dedi.

"FETÖ GERÇEĞİNİN ÜSTÜNE GİTSELERDİ BUGÜN BU ACILAR YAŞANMAZDI"

AK Parti hükümetlerinin empeyalizm ile kolkola girdiğini ve hukukun üstünlüğünün olmadığını söyleyen Muharrem Erkek, birçok kez iktidarı ve yöneticilerini uyardıklarını hatırlattı. Erkek; "AK Parti 17 yıllık tek başına iktidarın muhasebesini yapmak zorunda. Çünkü 17 yıl ülkeyi tek başına yönettiler. Memlekette ne adalet kaldı ne kalkınma. Bugün içlerinden bazı Milletvekilleri artık Ak Parti kapatılmalı yeni bir parti kurulmalı diyor. İktidar olduktan çok kısa bir süre sonra 1 Mart 203 tezkeresini getirdiler. O zaman TBMM’nin onurlu duruşu ile bu gerçekleşmedi. TBMM’nin Tarihsel duruşu ile gerçekleşmedi. Türkiye’nin her zaman çok güçlü bir meclise ihtiyacı var. Dünyanın bütün gelişmiş demokrasilerinde siyasi güç merkezleri meclislerdir. Ama bugün siyasi güç merkezi Beş Tepe Külliyesi Saray yapıldı. 16 Nisan 2017 suiistimalci kötü niyetli Anayasa değişikliği ile kuvvetler ayrılığı yapıldı. Bu Anayasa değişikliği OHAL Şartlarında gerçekleştirildi. Kuvvetler ayrılığının yıkıldığı bir yerde hukuk devletinde bahsedemezsiniz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir şahıs devletine dönüşmüşse 1 Mart tezkeresi ile yapamadıklarını tek adam rejiminde gerçekleştiriyorlar. Emperyalist güçler tek adam ister. Tek adamı halletmek kolaydır. Karşınızda güçlü bir meclis ve yargı varsa Emperyalizm istediğini yapamaz. 2004 yılında devletin, MİT’in ve Genel Kurmay’ın kendilerine sunduğu FETÖ gerçeğinin üstüne gitselerdi bugün Türkiye bu acıları yaşamayacaktı" dedi.

 

"HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ENDEKSİNDE 50 SIRA GERİLEDİK"

Türkiye'de adalet duygusunun yok olduğunu ifade eden Muharrem Erkek, Hukukun Üstünlüğü endeksi sıralamasında Türkiye'nin son 5 yıl içerisinde 50 basamak gerilediğini açıkladı. Adli Yıl Açılış törenine katılmayan Baroların 44'e ulaştığını, her geçen gün bu sayının arttığını söyledi. Erkek; " Gelinen tabloda son 5 yılda Hukukun üstünlüğü endeksinde tam 50 sıra geriledik. Onun için bugün 44 baro 2 Eylül’de gerçekleşecek adli yıl açılışına katılmıyor. Onalı yürekten kutluyoruz. Kuvvet ayrılığına verdikleri öne nedeniyle katılmıyorlar. Bir siyasi parti genel Başkanı’nın huzurunda adli yargı açılışı olmaz. İlk Genel seçimde bizim Cumhurbaşkanı adayımız milyonların desteği ile seçimleri kazandığında bizim partimizin Genel Başkanı olmayacak" dedi.

 

"HSK ÜYELERİNİ YÜKSEK YARGI ORGANLARI BELİRLEMELİDİR"

Yargının tek adamın kontrolü altında olduğunu, yüksek yargıya bile dolaylı yollardan bile olsa tek adamın atama gerçekleştirdiğine dikkat çeken Muharrem Erkek; "Biliyorsunuz Yargı Reformu Strateji Belgesi tartışılıyor. Ekim ayında paketin birinci kısmı gelecek. Adil yargılanma hakkı ve ifade özgürlüğünü engelleyen olumlu kanun değişikliklerini tabii ki destekleyeceğiz. Ama bu bir reform değil. Reform olabilmesi için Anayasa değişikliği lazım. Bugün yargıçlar ve savcılar ‘Hakimler ve Savcılar kurulunun bu yapısı devam etiği sürece bizden kahramanlık beklemeyin’. Çünkü güvenceleri yok. Yargıç güvencesi Anayasa ile teminat altına alınabilir. Bugün, Hakim ve Savcılar Kurulu’nun 13 üyesi var 6 üyesini biri Adalet Bakanı biri Bakan Yardımcısı ve 4 üyeyi tek imza ile bir siyasi parti genel başkanı belirliyor. Kalan 7 üyeyi de meclisteki salt çoğunluk yani bir kişi belirliyor. Onun in Hakimler Savcılar Kurulu’nun yapısında bir değişiklik yapmadan reformdan bahsetmek  son derece iyi niyetli bir yaklaşım olur. Hakimler Savcılar Kurulu’nun üyelerini yüksek yargı organları belirlemelidir" dedi.

"FETÖ'DEN GÖREVDEN ALINAN BAŞKANLARI NEDEN YARGILAMADINIZ?"

HDP'ye ait üç belediyeye Kayyım atanmasını eleştiren Muharrem Erkek, AK Parti'den seçilen fakat görevden alınan belediye başkanlarını hatırlatarak; "17 yılın sonunda geldiğimiz nokta da bugün seçilmiş belediye başkanlarını görevden alıyorlar. Ahmet Davutoğlu seçilmiş bir Başbakan olarak istifa ettirildiğinde CHP olarak tavır koyduk. AKP3li seçilmiş belediye başkanları istifa ettirildiğinde tavır koyduk. Onlar FETÖ ile bağlantılıydı dediler ama haklarında bir tek soruşturma dahi yok. FETÖ terör örgütü ile bağlantılı olduğunu söylediğini belediye başkanlarını ne için yargıya teslim etmediniz. Bugün PKK terör örgütü ile bağlantılı iltisaklandırdığınız belediye başkanları hakkında soruşturmalar var. 31 Mart’ta aday yaptığınız insanlar seçimleri kazandılar mazbatalarını vermediniz. Son 10 yılda Türkiye demokrasiden ve hukuktan hızla uzaklaştı. Şimdi seçilmiş belediye başkanlarını seçimden önce var olan soruşturmalar sebebi ile o soruşturmalar atıf yaparak görevden alıyorsunuz. Bu hukuk dışıdır. Seçmen iradesini gasp etmektir. Erdoğan, demokrasilerde bu işin namusu sandıktır’ diyordu. Sandık sonuçları her siyasi parti için bağlayıcıdır. Terörün değirmenine su taşıyorlar. Bu hukuksuz uygulamalar terörün ekmeğine yağ sürmektir. Bizim mücadelemiz demokrasi, hak hukuk adalet mücadelesi. Seçim kanunları uyarınca seçimlere girmeye hak kazanmış ve seçmen iradesi ile belediye başkanı seçilmiş kişileri seçim öncesi suçlamalara atıfta bulunarak görevden almak seçmen iradesini gasp etmektir.  Seçim kanunlarına göre bu insanlar aday oldu. Seçme ve seçimle hakkı Anayasa’da güvence altına alınmış bir aktır. Seçmen iradesi keyfi uygulamalara heba edilmeyecek kadar önemli ve kutsaldır. İç işleri Bakanı Süleyman Soylu il il gezip aday gibi çalıştı. Gittiği yerlerde diğer partilerin adaylarına saldırdı. İnsanları mesnetsiz isnatlarla suçladı. Şimdi sandıkta yenemediği belediye başkan adaylarını merkezi idarenin yerel idare üzerindeki vesayetini kötüye kullanarak görevden aldı. Bu demokrasiye darbedir" dedi.

 

"ALDATMA VE KATLETME PARTİSİ"

CHP Genel Başkan yardımcısı Muharrem Erkek konuşmasının devamında AK Partinin açılımının ise değişerek Aldatma ve Katletme Partisi haline geldiğini söyledi. Erkek; "Maalesef artık Ak partiden adındaki adaleti beklemek, kalkınmayı beklemek mümkün değildir. Artık aldatma ve katletme partisi diyebiliriz. Çünkü demokrasiyi de katlediyorlar. Kazdağları’nda ağaçları da katlediyorlar, ormanları da katlediyorlar. Maalesef doğanın yeşilini bir türlü sevemediler. Onlar doların yeşilini seviyorlar. Ama biz Çanakkale’de ve Türkiye’de mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Ak Parti artık Türkiye’yi yönetemiyor ve Türkiye artık maalesef savruluyor. Freni patlamış kamyon gibi memleketimiz uçuruma doğru sürüklüyorlar. Onun için bu mücadele çok önemli Demokrasiye, kuvvetler ayrılığına, çoğulculuğa, özgürlüğe, adalete inanan herkesin hangi siyasi görüşten olursa olsun bu mücadeleye destek vereceğine iz yürekten inanıyoruz. Türkiye’nin bu şekilde savrulmasına daha fazla müsaade etmeyeceğiz. Çalışmalarımızı karalılıkla sürdüreceğiz" dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.