AK Parti'den İddialı Bir Aday Daha
AK Parti'den İddialı Bir Aday Daha
Ankara’da Ekonomi bürokrasinin her kademesinde görev yapan Kazım Çalışkan AK Parti Çanakkale Milletvekili aday adayı olduğunu Biga’da düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu.
Kendisi Bigalı olan ancak yıllarca Ankara’da üst düzey bürokratlık görevleri yapan daha sonrasında ise özel şirketlerde yönetimlerde müdürlük ve müdür yardımcılıkları görevlerinde bulunan Kazım Çalışkan, Biga Ak Parti İlçe Başkanlığında İlçe Başkanı Ahmet Şahin ve yönetim kurulu, Gümüşçay Belediye Başkanı Adnan Pastırmacı, parti üyeleri huzurunda adaylığını açıkladı.
BAŞARILARIYLA MALİYE BAKANLIĞINDA ÜST GÖREVLERE
AK Parti Milletvekili aday adaylığını açıklayan Kazım Çalışkan, yaptığı konuşmada özgeçmişini ve bulunduğu görevleri anlattı; “1968 Yılında Biga’nın Arabaalan köyünde doğmuş ve iki yıl sonra ailemle birlikte Biga’ya göç etmişiz. İlkokulu Fatih İlköğretimde, liseyi ise Biga İmam Hatip lisesinde okudum, Ankara Üniversitesi Siyasi bilimler fakültesi İktisat bölümünü bitirdikten sonra meslek hayatıma Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünde memur olarak başladım ve yaklaşık olarak 8 ay bu görevi yaptım. Açılan yarışma sınavında başarılı olarak Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığına Hesap Uzmanı olarak intisap ettim ve 12 yıl boyunca görev yaptım. Bu görev esnasında başarılı çalışmalarımdan ötürü Maliye Bakanlığı’nca 2001-2003 yılları arasında 2 yıl Amerika’da master yapmak üzere görevlendirildim. Yurtdışından dönüşümde Gelir İdaresi Başkanlığında Daire Başkanı olarak atandım. Bu esnada Sayın Maliye Bakanımıza vergisel konularda teknik danışmanlık yaptım. Bu esnada bütçe hazırlama çalışmalarına ve Türkiye ile İMF arasında yürütülen görüşmelere katılma şansı buldum.”
BAŞARILI ÖZELLEŞTİRMELERİN HEPSİNDE GÖREV ALDI
2005-2007 yılları arasında Özelleştirme Bakanlığı Yardımcılığı görevinde Türkiye ekonomisinin yapısal dönüşüm sürecinde olduğu dönemde, mali istikrar programının başarısının en önemli ayağında 2,5 yıllık görevim süresince yaklaşık 25 milyar dolarlık özelleştirmenin yapılmasına katkıda bulundum. Özelleştirme idaresindeki görevim boyunca aynı zamanda, bana bağlı Tekel A.Ş., Tekel Pazarlama A.Ş., Tekel Sigara Üretim A.Ş., Et Balık Kurumu A.Ş. ve SEKA yönetim kurulu başkanlığı ile TEDAŞ yönetim kurulu üyeliği görevleri yaptım. Daha sonra da Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu Başkanlığı yaptım. Başbakanımızın yönlendirmesi ve arkamızda durmasıyla, devrim niteliğinde olan sigara yasaklarının çıkarılması konusundaki kanun çalışmalarını ve Sağlık Bakanlığı ile dumansız hava sahası uygulamalarını gerçekleştirdik. Bizim uygulamamız dünya sağlık örgütü tarafından, dünyada en iyi uygulaması seçildi.”
THY GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN DOĞTAŞ’A
“Özelleştirme İdaresi Başkan yardımcılığım sırasında THY’nin özelleştirilmiş kısmı yüzde 50’nin üzerine çıkarılarak kamu şirketi niteliğinden sıyrılmış ve diğer özel şirketler gibi serbest hareket edebilmeye başlamıştı. İstediği yatırımı yapabilen, istediği nitelikteki personeli istihdam edebilen bir yapıya kavuşan şirket kısa sürede hantallıktan kurtulmuş ve yaptığı atılımlarla bugün bir dünya markası haline gelmiştir. 2009- 2013 yılları arasında dört yıl boyunca şirketin Genel Müdür Yardımcısı olarak bu başarı hikâyesinin oluşturulmasında etkin rol almış oldum. Daha sonra ise Memleketimizin kuruluşu Doğtaş’ın sahibi bulunduğu, Doğanlar Yatırım Holding CEO’luğu teklifini kabul ederek özel sektöre geçmiş ve Holdingin yeniden yapılandırılması süreçlerini yürüttüm. Halen İDM İlaç Genel Müdürü olarak iş hayatımı sürdürüyorum.”
“TÜRKİYE’DE BÜROKRATİK HÂKİMİYET AK PARTİ’YLE KALDIRILDI”
Türkiye’de geçmiş dönemlerde bürokrasinin siyaset üzerinde büyük baskı oluşturduğunu hatırlatan Kazım Çalışkan; “Türkiye’de daha çok millet iradesinin belirleyici olduğu bir yönetim modeline dönüş süreci Ak Parti ile beraber başlamıştır. Daha önceki dönemlerde, hem yargısal, hem idari, hem de askeri bürokrasinin devlet üzerinde kurduğu katı bürokratik bir yönetim hâkimiyeti vardı. Tabiri caizse Türkiye’de bir demokrasi tiyatrosu cereyan ediyordu. Yani seçimle gelen aktörler görüntüde hükümet etmelerine rağmen, Devletin asıl yetki kullanması gerektiği alanlarda hâkim değillerdi. Hükümetlere ekonomik alanda hareket serbestîsi tanınmış, onun dışında stratejik kararların tamamı bürokratik mekanizmalara bırakılmıştı. Ak Parti iktidarı öncesi Türkiye üzerindeki senaryolarını hayata geçirmek isteyenlerde, bürokratik kanallar yoluyla harekete geçmişlerdir” açıklamalarında bulundu.
“BÜROKRATİK VESAYET VE DEMOKRASİ TİYATROSU”
Bürokratik vesayet ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde kırılmaya başlandığını belirten Kazım Çalışkan; “Ak parti ile beraber bürokratik alan daraltılınca, o asıl ipleri elinde tutanların oyun planları değişmek zorunda kaldı. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlık görevi süresince attığı her adımda millet iradesini pekiştirmiş ve atanmışların iradesini kısıtlamış olduğundan Bürokratik vesayetin ve Demokrasi tiyatrosunun devamından yana olan iç ve dış aktörlerin hedefi haline gelmiştir. Bugüne kadar yapılan düzenlemeler ile bu konuda çok önemli mesafeler kat edilmiş, restorasyon çalışmalarında tamamlanma aşamasına gelinmiştir. İnşallah son aşaması seçimler sonrası tamamlanır” dedi.
“ANAYASALAR TOPLUM SÖZLEŞMESİDİR”
Seçimler sonrası atılması gereken en önemli adım Anayasa değişikliği olacağını belirten Kazım Çalışkan; “Mevcut Anayasa darbe sonrası, darbe rejimini meşrulaştırma ve darbecilere anayasal bir güvence oluşturmak amacıyla hazırlanmış. Anayasadaki mantalite dünyadaki anayasalarla farklılık arz ediyor. Anayasalar aslında toplum sözleşmesidir. Yani Toplumsal mutabakatın ve toplum iradesinin ifade edildiği, toplumsal haklarının korunduğu, toplumun devlet tarafından baskıya uğramasını önlemeyi hedefler. Türkiye Cumhuriyeti anayasası devleti koruma mantalitesi ile hazırlanmış bir sistematiğe sahip, dolayısıyla o sistematik AK Partinin hedeflediği tam millet iradesi hedefiyle çelişiyor. İnşallah seçim sonrası, hazırlanacak yeni Anayasa ile millet iradesi ve hâkimiyetini, milletin menfaatini, milletin hak ve hukukunu gözeten bir yaklaşımla düzenlenecek anayasa ile Türkiye Cumhuriyeti yepyeni ufuklara yelken açacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın da, Sayın Başbakanımızın da söylemleri idealleri ve şimdiye kadar attıkları adımlara baktığımız zaman yeni Türkiye’nin sinyallerini alıyoruz. Parti teşkilatları yenilendi, şimdi Meclis yenilenecek, daha sonra yeni kabine ve yeni kadrolar göreve başlayacak ve Yeni Türkiye anlayışını geleceğe taşıyacak bir yapılanma olacak. Türkiye’nin normalleşme sürecinde atılan adımlar Türkiye’nin geleceğini şekillendiren daha büyük adımlara dönüşecek.”
“ÇANAKKALE’YE BİR VEFA BORCUMUZ VAR”
“Çanakkale’ye bir vefa borcumuz var” diyen Kazım Çalışkan, konuşmasının devamında şunları söyledi; “Türkiye’nin 2023 ve 2071 vizyonlarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bizzat belirlendiğini açıklayan Kazım Çalışkan; “Bugüne kadarki birikimim ve edinmiş olduğum tecrübemle, seçilmiş bir vekil olarak yeni Türkiye’yi şekillendirecek mecliste görev alabilme ihtimali bana heyecan veriyor. Çocukluğumuzdan bu yana, siyasi felsefe olarak kişiliğimizi şekillendiren ve bizzat içinde yer aldığımız hareketin bir yansıması Ak parti ve partinin gelecek vizyonu aktif olarak siyasetin içinde yer almamızı gerektiriyor.” .
“YENİ TÜRKİYE, YENİ ÇANAKKALE”
“Türkiye nasıl yeni Türkiye olmayı hedefliyorsa, Çanakkale de yeni bir Çanakkale olma arifesinde. Çünkü Hükümetimizin Çanakkale Boğaz geçişi köprüsü projesi var. Önümüzdeki 5 yılda hayata geçecek ve Çanakkale’nin geleceğini şekillendirecek en önemli konu bana göre. Boğaz Köprüsü projesini hem proje aşamasında şekillendirilirken, hem de uygulanması aşamasında, Çanakkale’nin daha fazla yararlanacağı ve olumsuz etkilerinden de en az zarar göreceği şekilde hayata geçirilmesi gerekir. Bu konu Çanakkale için hayati. Benim Ankara’daki bürokratik çevremin bu konuda sağlayacağı ciddi destek ile benim de memleketime imzamı atacağım önemli katkılarım olacağına inanıyorum.”
“Yeni Türkiye ve Yeni Çanakkale Vizyonunda eğer görev verilir ve milletimiz teveccüh gösterirse, şimdiye kadarki birikimimi memleketim Çanakkale’nin hizmetine sunmak istiyorum. Bugün doğmuş olduğum topraklarda hemşerilerimle bu konudaki düşüncelerimi paylaşmak ve kendimi ifade etmek için bu toplantıyı gerçekleştirdik” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
