“6 Şubat Depreminin Yıldönümünde Mağduriyetler Sürüyor”

Gündem (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 05.02.2025 - 16:31, Güncelleme: 05.02.2025 - 16:31 2541+ kez okundu.
 

“6 Şubat Depreminin Yıldönümünde Mağduriyetler Sürüyor”

6 Şubat depreminin ikinci yıldönümü nedeniyle Çanakkale İnsan Hakları Derneği, deprem bölgesinde hak ihlalleri ve mağduriyetlerin sürdüğünü açıkladı.
Çanakkale İnsan Hakları Derneği yönetimi 6 şubat depreminin yıldönümünde yaptığı açıklamada; “Önceliği insan ve doğa değil rant olan politikaların, nasıl büyük bir insani felakete yol açabileceğini 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremlerde hep birlikte yaşadık. Denetimsizlik ve alınmayan önlemler nedeniyle, resmi verilere göre 50 bini aşkın insan yaşamını yitirdi, 100 bini aşkın kişi yaralandı. Hala yakınlarından haber alamayanlar var. Yıkılan, oturulamaz hale gelen binalar nedeniyle 2 milyonu aşkın insan barınma sorunu yaşadı. Yıkılan, hasar gören sadece binalar olmadı. Kentlerin tarihi, kültürü de büyük bir yıkıma uğradı” hatırlatmasında bulunuldu.   “2 YIL GEÇMESİNE RAĞMEN MİLYONLARCA İNSAN TEMEL İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAMIYOR” Deprem bölgesinde yaşayan insanların karşılaştıkları sorunlara dikkat çeken İnsan Hakları Derneği; “Depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen, milyonlarca insan hâlâ temel ihtiyaçlarını karşılamakta, barınmakta güçlük çekiyor. Asgari yaşam şartlarından uzak, hijyenin sağlanamadığı, altyapısı yetersiz konteyner kentlerde, depremzedeler her gün yeniden mağdur oluyor. Yapımı planlanan kalıcı konut projelerinin büyük bir kısmı tamamlanmadı. Teslim edilen konutlar ise uluslararası standartlara uygun değil. Ayrıca kira yardımları yetersiz. Birçok aile, geçim sıkıntısı içinde. Depremden etkilenen bölgelerde sağlık ve eğitim hizmetlerindeki eksiklikler hala sürüyor. Sağlık tesislerinin büyük bir kısmı ya kullanılamaz hâlde ya da yetersiz. Büyük bir travma yaşanan bölge halkının psikolojik destek ihtiyacının karşılanmaması özellikle çocukları ve hassas grupları ciddi şekilde etkiledi. Öğrenciler konteyner sınıflarda eğitime devam etmek zorunda kalmıştır” açıklamasında bulundu.   “DEPREM SONRASINDA HAK İHLALLERİ VE EŞİTSİZLİKLER DAHA BELİRGİN HALE GELDİ” İnsan Hakları Derneği açıklamasının devamında; “Deprem, toplumsal eşitsizlikleri ve hak ihlallerini daha da belirgin hâle getirdi. Suriyeli mülteciler ayrımcılık ve ötekileştirme ile karşı karşıya kalırken, kadınlar ve LGBTİ+ bireyler de barınma, istihdam ve güvenlik alanlarında ciddi hak ihlalleri yaşamaktadır. LGBTİ+ bireyler, çadır ve konteyner alanlarında dışlanma ve şiddet riskiyle mücadele ediyor. Ayrıca, acele kamulaştırma süreçlerinde yaşanan hak ihlalleri, mülk sahiplerinin mağduriyetini artırmış, tazminatların piyasa değerinin altında olması ciddi eleştirilere yol açmıştır. Gerekli tedbirler alınmadan, kontrolsüz şekilde başlatılan enkaz kaldırma çalışmaları halk sağlığı tehlikeye atılmıştır” ifadelerine yer verdi.   “KİŞİ, KURUM VE KAMU GÖREVLİLERİ HAKKINDA ETKİN SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMEMİŞTİR” Depremin yıkımının büyük olmasında sebebi olan kişi ve kurumlara karşı etkin soruşturma yürütülmediğine dikkat çekilen açıklamada; “6 Şubat Depreminin ardından yaşanan hak ihlalleri ve yetersizliklerin önemli bir boyutu da cezasızlık sorunudur. Deprem öncesi yapısal denetimlerin eksikliği, mevzuata aykırı yapılaşma ve ruhsatsız binaların varlığı, bu felaketin boyutlarını artırmıştır. Ancak aradan geçen iki yıla rağmen, bu sorunlara yol açan kişiler, kurumlar ve kamu görevlileri hakkında etkin ve kapsamlı bir soruşturma yürütülmemiştir. Açılan sınırlı sayıda dava ise ya yavaş ilerlemekte ya da delil yetersizliği gibi gerekçelerle sonuçsuz kalmaktadır. Kamu otoritelerinin denetim eksikliklerinden ya da afet sonrası süreçte yaptıkları hatalardan kaynaklanan sorumluluklarına ilişkin herhangi bir hesap verme mekanizmasının işletilmediği açıktır. Bu durum, mağdurlar arasında adaletin tesis edilmediği algısını güçlendirmekte ve toplumsal huzursuzluğa neden olmaktadır. Acele kamulaştırma kararları, hak sahibi olmayanların mağdur edilmesi, kaynakların yanlış yönetimi gibi durumlarda sorumlu kişilere karşı herhangi bir yaptırım uygulanmamaktadır. Cezasızlıkla mücadele, yalnızca mağduriyetlerin giderilmesi açısından değil, gelecekte benzer felaketlerin önlenmesi için de kritik bir öneme sahiptir. Depremin ardından gerçekleştirilen enkaz kaldırma çalışmalarında ve yeniden inşa sürecinde ortaya çıkan ekolojik sorunlar, afetin etkilerini daha da ağırlaştırmıştır” denildi.   İnsan Hakları Derneği açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı; “Yeniden inşa sürecinde tarım alanlarının yapılaşmaya açılması, çevresel dengenin bozulmasına ve bölge halkının geçim kaynaklarının zarar görmesine yol açmıştır. Bu durum, özellikle Adıyaman gibi illerde yalnızca ekonomik değil, ekolojik tahribat da yarattı. Yeşil alanların korunması ve yeniden ağaçlandırma çalışmaları konusunda yeterli adım atılmadı.  Ayrıca, taş ocakları ve maden sahalarının genişletilmesi, depremden etkilenen ekosistemi daha da tehdit ediyor.”
6 Şubat depreminin ikinci yıldönümü nedeniyle Çanakkale İnsan Hakları Derneği, deprem bölgesinde hak ihlalleri ve mağduriyetlerin sürdüğünü açıkladı.

Çanakkale İnsan Hakları Derneği yönetimi 6 şubat depreminin yıldönümünde yaptığı açıklamada; “Önceliği insan ve doğa değil rant olan politikaların, nasıl büyük bir insani felakete yol açabileceğini 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremlerde hep birlikte yaşadık. Denetimsizlik ve alınmayan önlemler nedeniyle, resmi verilere göre 50 bini aşkın insan yaşamını yitirdi, 100 bini aşkın kişi yaralandı. Hala yakınlarından haber alamayanlar var. Yıkılan, oturulamaz hale gelen binalar nedeniyle 2 milyonu aşkın insan barınma sorunu yaşadı. Yıkılan, hasar gören sadece binalar olmadı. Kentlerin tarihi, kültürü de büyük bir yıkıma uğradı” hatırlatmasında bulunuldu.

 

“2 YIL GEÇMESİNE RAĞMEN MİLYONLARCA İNSAN TEMEL İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAMIYOR”

Deprem bölgesinde yaşayan insanların karşılaştıkları sorunlara dikkat çeken İnsan Hakları Derneği; “Depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen, milyonlarca insan hâlâ temel ihtiyaçlarını karşılamakta, barınmakta güçlük çekiyor. Asgari yaşam şartlarından uzak, hijyenin sağlanamadığı, altyapısı yetersiz konteyner kentlerde, depremzedeler her gün yeniden mağdur oluyor. Yapımı planlanan kalıcı konut projelerinin büyük bir kısmı tamamlanmadı. Teslim edilen konutlar ise uluslararası standartlara uygun değil. Ayrıca kira yardımları yetersiz. Birçok aile, geçim sıkıntısı içinde. Depremden etkilenen bölgelerde sağlık ve eğitim hizmetlerindeki eksiklikler hala sürüyor. Sağlık tesislerinin büyük bir kısmı ya kullanılamaz hâlde ya da yetersiz. Büyük bir travma yaşanan bölge halkının psikolojik destek ihtiyacının karşılanmaması özellikle çocukları ve hassas grupları ciddi şekilde etkiledi. Öğrenciler konteyner sınıflarda eğitime devam etmek zorunda kalmıştır” açıklamasında bulundu.

 

“DEPREM SONRASINDA HAK İHLALLERİ VE EŞİTSİZLİKLER DAHA BELİRGİN HALE GELDİ”

İnsan Hakları Derneği açıklamasının devamında; “Deprem, toplumsal eşitsizlikleri ve hak ihlallerini daha da belirgin hâle getirdi. Suriyeli mülteciler ayrımcılık ve ötekileştirme ile karşı karşıya kalırken, kadınlar ve LGBTİ+ bireyler de barınma, istihdam ve güvenlik alanlarında ciddi hak ihlalleri yaşamaktadır. LGBTİ+ bireyler, çadır ve konteyner alanlarında dışlanma ve şiddet riskiyle mücadele ediyor. Ayrıca, acele kamulaştırma süreçlerinde yaşanan hak ihlalleri, mülk sahiplerinin mağduriyetini artırmış, tazminatların piyasa değerinin altında olması ciddi eleştirilere yol açmıştır. Gerekli tedbirler alınmadan, kontrolsüz şekilde başlatılan enkaz kaldırma çalışmaları halk sağlığı tehlikeye atılmıştır” ifadelerine yer verdi.

 

“KİŞİ, KURUM VE KAMU GÖREVLİLERİ HAKKINDA ETKİN SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMEMİŞTİR”

Depremin yıkımının büyük olmasında sebebi olan kişi ve kurumlara karşı etkin soruşturma yürütülmediğine dikkat çekilen açıklamada; “6 Şubat Depreminin ardından yaşanan hak ihlalleri ve yetersizliklerin önemli bir boyutu da cezasızlık sorunudur. Deprem öncesi yapısal denetimlerin eksikliği, mevzuata aykırı yapılaşma ve ruhsatsız binaların varlığı, bu felaketin boyutlarını artırmıştır. Ancak aradan geçen iki yıla rağmen, bu sorunlara yol açan kişiler, kurumlar ve kamu görevlileri hakkında etkin ve kapsamlı bir soruşturma yürütülmemiştir. Açılan sınırlı sayıda dava ise ya yavaş ilerlemekte ya da delil yetersizliği gibi gerekçelerle sonuçsuz kalmaktadır. Kamu otoritelerinin denetim eksikliklerinden ya da afet sonrası süreçte yaptıkları hatalardan kaynaklanan sorumluluklarına ilişkin herhangi bir hesap verme mekanizmasının işletilmediği açıktır. Bu durum, mağdurlar arasında adaletin tesis edilmediği algısını güçlendirmekte ve toplumsal huzursuzluğa neden olmaktadır. Acele kamulaştırma kararları, hak sahibi olmayanların mağdur edilmesi, kaynakların yanlış yönetimi gibi durumlarda sorumlu kişilere karşı herhangi bir yaptırım uygulanmamaktadır. Cezasızlıkla mücadele, yalnızca mağduriyetlerin giderilmesi açısından değil, gelecekte benzer felaketlerin önlenmesi için de kritik bir öneme sahiptir. Depremin ardından gerçekleştirilen enkaz kaldırma çalışmalarında ve yeniden inşa sürecinde ortaya çıkan ekolojik sorunlar, afetin etkilerini daha da ağırlaştırmıştır” denildi.

 

İnsan Hakları Derneği açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı; “Yeniden inşa sürecinde tarım alanlarının yapılaşmaya açılması, çevresel dengenin bozulmasına ve bölge halkının geçim kaynaklarının zarar görmesine yol açmıştır. Bu durum, özellikle Adıyaman gibi illerde yalnızca ekonomik değil, ekolojik tahribat da yarattı. Yeşil alanların korunması ve yeniden ağaçlandırma çalışmaları konusunda yeterli adım atılmadı.  Ayrıca, taş ocakları ve maden sahalarının genişletilmesi, depremden etkilenen ekosistemi daha da tehdit ediyor.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.