Küresel Turizm Rekor Kırıyor, Türkiye Payını Artırıyor
Küresel Turizm Rekor Kırıyor, Türkiye Payını Artırıyor
Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi verilerine göre küresel turizm sektörü pandemi sonrası dönemde tarihi bir büyüme ivmesi yakaladı. 2026’da sektörün ekonomik hacminin 12 trilyon dolara yaklaşması bekleniyor. Türkiye ise hızlı toparlanan ve dirençli pazarlar arasında öne çıkıyor.
Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) verilerine göre küresel turizm sektörü, pandemi sonrası dönemde yalnızca toparlanmakla kalmayarak kalıcı bir büyüme sürecine girdi. 2025 yılı sonunda yaklaşık 11,7 trilyon dolarlık ekonomik hacme ulaşan sektörün, 2026’da 12 trilyon dolar sınırına yaklaşması öngörülüyor. WTTC raporları, turizmin artık kriz sonrası geçici bir toparlanma evresinde değil; sürdürülebilir ve çok katmanlı büyüme dinamikleriyle şekillenen bir yapıya kavuştuğunu ortaya koyuyor. Küresel ölçekte deniz ve kruvaziyer turizmi başta olmak üzere kültür, gastronomi ve şehir turizminin dengeli biçimde büyüdüğü görülüyor.
Türkiye Küresel Turizm Pastasındaki Payını Artırıyor
WTTC değerlendirmelerinde Türkiye; jeopolitik dalgalanmalara karşı dayanıklılığı, ürün çeşitliliği ve hızlı adaptasyon kabiliyetiyle dikkat çeken ülkeler arasında yer alıyor. 2026 yılında Türkiye’nin küresel turizm ekonomisinden aldığı payın %5,5 seviyelerine yaklaşması bekleniyor. Deniz turizmi, kruvaziyer, kültür, gastronomi ve şehir turizminin birlikte büyümesi, Türkiye’yi yalnızca bir destinasyon değil; yüksek katma değer üreten çok katmanlı bir turizm merkezi konumuna taşıyor.
“Türkiye Pasif Değil, Aktif Bir Oyuncu”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ahmet Yazıcı, küresel büyümenin Türkiye açısından önemli fırsatlar barındırdığını söyledi. Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Yazıcı, Türkiye’nin pandemi sonrası dönemde yalnızca toparlanan değil, yön veren ülkeler arasında yer aldığını ifade etti. Yazıcı, özellikle kruvaziyer turizminin şehir ekonomilerine doğrudan katkı sağladığını belirterek, liman altyapısı, coğrafi konum ve destinasyon çeşitliliğinin Türkiye’ye Akdeniz ve Karadeniz hattında güçlü bir rekabet avantajı sunduğunu vurguladı.
Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Vurgusu
2026 sonrası dönemde turizmde büyümenin yalnızca sayısal değil; kalite, deneyim ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiğine dikkat çeken Yazıcı, dijitalleşme ve doğru pazarlama stratejilerinin bu büyümeyi kalıcı hale getireceğini ifade etti. Türkiye’nin kruvaziyer, kültür ve gastronomi turizminde son yıllarda attığı adımların küresel rekabette önemli bir avantaj sağladığı belirtilirken, sektörün geleceğinin nicelikten çok nitelik odaklı bir dönüşüme girdiği vurgulandı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
