Üreticilerin Gündemi: Kuraklık Tehdidi!
Üreticilerin Gündemi: Kuraklık Tehdidi!
Biga Ziraat Odası ev sahipliğinde düzenlenen 158. Sivil Toplum Platformu (STP) toplantısı, bölgenin en kritik gündemlerinden biri olan kuraklık riski, baraj doluluk oranları ve modern sulama sistemlerine geçiş süreci başlıklarıyla gerçekleştirildi.
Biga Ziraat Odası ev sahipliğinde düzenlenen 158. Sivil Toplum Platformu (STP) toplantısı, bölgenin en kritik gündemlerinden biri olan kuraklık riski, baraj doluluk oranları ve modern sulama sistemlerine geçiş süreci başlıklarıyla gerçekleştirildi. Biga Ziraat Odası Başkanı M. Güray Ergün, kuraklık tehdidinin artık “olağanüstü bir hal” olduğunu vurguladı. Ergün “Dünyada ve ülkemizde yaşanan kuraklık konusunda hakikaten de son günlerde bunu yavaş yavaş hissetmeye başladık. Çeltik Komisyonu olarak DSİ’nin vermiş olduğu raporlara dayanaraktan bakacak barajımızın hiç su salınmayacağına istinaden Taşoluk barajımızın da kısıtlamalı bir su vereceğini düşünerekten kaymakamlığımızın başkanlığında bir toplantı yaptık. Aldığımız kararlarda çiftçilerimizin ne kadar bu zararlardan bertaraf olacağını düşünerekten aldık, kendi temin ettikleri sularla yapmaları kararında yoğunlaştık. Kaymakamımızın verdiği kararla, Ağustos ayında bütün köy muhtarlarımızla Çeltik ekiminden ileri gelen çiftçilerimizle konuyu DSİ ile beraber değerlendirip bir çalışma yapmayı düşünüyoruz” dedi.
“ÇELTİK ÜRETİMİNİ AZALTIP ALTERNATİF ÜRÜNLERE YÖNELMELİYİZ”
Çeltik üretiminde en büyük ihtiyacın su olduğuna dikkat çeken Ergün; “Suyun daha verimli kullanılması açısından bölgemizdeki Çeltik ekicilerinin tamamen bitirmek değil daha düzenli hale getirmeliyiz. Hem topraklan topraklarımızı dinlendirmek hem de alternatif ürünlere yer açmak istiyoruz. Biga ovasının sadece çeltikle anılmaması gerekiyor. Domates Diyarı diyoruz, bunu ön plana çıkarmamız lazım. Diğer ürünlerimizi de ön plana çıkarmamız lazım çünkü suyun artık önemi daha fazla öne çıkıyor. Su hayatta en değerli şeylerden bir tanesi. Ülkemiz su zengini olarak gözüküyor ama bakıldığı zaman son yıllarda yüzde 35'lik düşüşler bizi de ürkütmeye başladı. Hepimizin taşın altına elimizi koyup ne kadar değerlendirmemiz gerektiğini, ne kadar bize gerekli olduğunu düşünüp hep beraber hareket etmemiz lazım. Ağustos ayında alacağımız kararlar Biga için nasıl domatesten vazgeçemedik ya da diğer ürünlerden vazgeçmedik Çeltik ön plana çıktı ama bunlardan vazgeçip çeltiği unutup diğer ürünlerden para kazanmamız gerektiği düşüncesindeyiz” dedi.
“KAPALI SİSTEME GEÇMELİ, KOCABAŞ SUYUNU BARAJA YÖNLENDİRMELİYİZ”
Biga Ziraat Odası Başkanı M. Güray Ergün konuşmasının devamında; “Barajlar su dolu olsa bile bu arazilerin bakıldığı zaman Taşoluk Barajı'nın 80 milyon metreküp en dolu hacmi kullanılabilir hali 72 milyon, ekilebilir alanı 80 milyon. Yani bunun 60 milyon dönümü Taşoluk barajında Çeltik ekiliyor. Bizim çeltikten vazgeçip alternatif ürünlere yönelmemiz, para kazanacak ürünlere kaymamız lazım. Suyumuzu daha bilinçli kullanmamız açısından bir an önce Biga'nın Bakacak barajının kapalı sisteme geçmesi lazım. Kapalı sisteme geçtiği an bu suyun daha tasarruflu olacağını düşüncesi içerisindeyiz. Kocabaş çayından akan suyun buraya pompalanmalı, yapılamayacak gibi bir şey değil. Suyu denize akıtmaktansa bunu baraja akıtmak bence daha mantıklı. Suyun boşa harcamayacağı bir zamana giriyoruz, su herkes için çok önemli. Suyu çok tasarruflu kullanmamız, zamanında Ekim yapmamız ve 120 günlük çeltiklerin ekilmesi taraftarıyım. 150 günlük çeltiklerle 1 aylık suyumuzun ziyan edilmemesi lazım. 150 günlük çeltikler daha çok para kazanıyor ama 1 aylık su da bizim geleceğimiz. Bakacak barajımız 2023 yılında açılmadı, 2024'te açtık bu sene yine açılmayacak. Çiftçiler olarak değerlendirmemiz lazım” dedi.
“BİGA OVASI, ÇELTİK OVASI SÖYLEMİNDEN ÇIKMAK ZORUNDAYIZ”
Ergün, çeltik başta olmak üzere yüksek su tüketen ürünlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, çiftçilere şöyle seslendi: “Biz üretimi sürdürebilmek için sadece suya değil, akla da ihtiyacımız olduğunu biliyoruz. Artık 'Biga Ovası çeltik ovasıdır' söyleminden çıkmak zorundayız. Alternatif ürünlere yönelmek, domates gibi daha az su isteyen ama yüksek gelir getiren ürünlere dönmek zorundayız. Aksi takdirde hem üretim hem geçim riske giriyor” dedi.
DSİ'DEN UYARI: “SU İSRAFI CİDDİ BOYUTTA. KUYU ÇÖZÜM DEĞİL, TEHDİT”
DSİ 252. Şube Müdürlüğü teknikeri Yasemin Bostancı, barajların ve sulama sistemlerinin güncel durumu hakkında teknik bilgiler aktardı. Bostancı, Çanakkale genelinde bulunan 9 baraj ve 31 göletin sadece yüzde 49’unun kapalı sistemle çalıştığını ve su israfının ciddi boyutta olduğuna dikkat çekti. Bostancı; “Biga bölgesindeki göletlerimiz ile ilgili bir sıkıntı yaşamıyoruz sadece Ak Yaprak ve Kaldırım Başı doluluk oranları daha düşük görünüyor, genel seyir de bu yönde zaten. Planlama aşamasında iki işimiz mevcut. Bakacak barajının kapalı sisteme alınmasına yönelik yenileme ve planlama mühendislik hizmetleri devam ediyor diğeri de Harmanlı Göleti planlama mühendislik hizmetleri, onun da çalışmaları devam ediyor” dedi.
PROF. DR. HARUN BAYTEKİN: “KISA YAĞIŞLAR TOPRAĞI DOYURMUYOR”
ÇOMÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Harun Baytekin, iklim değişikliğinin artık hissedilir boyutta olduğunu vurgulayarak, klasik tarım anlayışlarının değişmesi gerektiğini belirtti: “Yağışlar toptancılık yapıyor yani kısa süreli bol yağmurlar seller afete neden olan yağışlara şahit oluyoruz. Bu yağışların yeraltı su rezervlerini, baraj ve göletleri besleme olasılığı çok düşük. Uzun süreli bol yağmurlar artık çok azaldı. Türkiye'nin hemen her tarafında artık yeraltı su kaynaklarını besleyecek kadar yağmur düşmüyor. Denizin dibindeki Lapseki'de kuyular 120 metreye indi, Konya ovasında 500 metreye, Mardin Kızıltepe'de bin metreye indi. Yani yıllık yağışların artık yeraltı rezervlerini beslemediğini görüyoruz. Bir önceki yıl Bayramiç barajını besleyen havzaya 150 milimetre yağış düştü. Bayramiç barajı dolu verdi, Haziran sonunda oldu yani Çeltik ekimi kısıtlandıktan sonra böyle risklerimiz her zaman olacak” dedi.
ALPER ŞEN: “ARTIK İÇME SUYU DA RİSK ALTINDA”
Biga Belediye Başkanı Alper Şen, sadece tarımda değil, içme suyunda da ciddi bir tehlike yaşandığını açıkladı. Şen, Hoşoba’daki içme suyu kuyularında ciddi düşüşler gözlemlediklerini belirtti: “Bahsetmiş olduğunuz Taşoluk barajının havzasının altındaki Hoşoba şu an tek kullanılan içme suyu kuyularımızda seviye düşmeleri başladı. Bu sene Biga'nın kullanım suyu anlamında üretim kadar kritik yerdeyiz. Biga'nın tüm kurumları nezdinde bir şeyler yapmamız şart. Bu gerçeklik en az üretim kadar hepimiz ilgilendiriyor. Bu toplantıların aslında 2025 yılı için değil de 2026 yılında ne yapacağımız ile ilgili konuşmamızın da zamanı geçiyor. Bu toplantıları yapacaksak 2026 yılının eylem planları için de yapmamız gerekiyor. Etrafımıza suyu idari idareli kullanmamızı anlamında telkinleri şimdiden başlayalım. Çok acil kullanım suyu barajımızı da devlet olarak bir an önce yapmamız lazım. Gidişat iyi değil. Biga'nın merkez nüfusu 60 bin sayısına 13 yıl erken geldi. Arıtma kapasitemiz 13 yıl erken doldu, şu an 2 etap proje çalışmaları içerisindeyiz. Biga Belediyesi olarak bu demektir ki 100 bin nüfusa da biz tahminlerden çok çok önce geleceğiz. Suyun kıymetini bilmekle birlikte kaynaklarımızı çeşitlendirmek olmazsa olmazlarımızdan bir tanesi. Üretimin yanında kullanım tarafının da gündemin içerisine dert olarak katalım” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
