Bugun...
Bizi izleyin:


Dr. Mithat Atabay


Facebookta Paylaş









Bir Aşk Hikâyesi’nden Çöl Kraliçesi’ne
Tarih: 15-07-2018 08:04:00 Güncelleme: 15-07-2018 08:04:00


İngiliz Akdeniz Seferi Kuvvetleri Başkomutanı General Ian Hamilton, stratejik açıdan önemli bir yere sahip olan Alçıtepe’yi ele geçirmek için asli çıkartma bölgesi olarak Seddülbahir’i seçmişti. Hamilton Alçıtepe’yi ele geçirdikten sonra Kilitbahir Platosu’na yönelerek Çanakkale Boğazı’ndaki Osmanlı topçularını arkadan vurmayı planlamıştı. Planını gerçekleştirmek için bir İngiliz Tümeni, bir Fransız Tümeni, bir İngiliz Kraliyet Deniz Tümeni ve 29. Hint Tugayı’nı bunun için tahsis etmişti. Hamilton Alçıtepe’yi ele geçirdikten sonra bölgede donanma için bir gözetleme şebekesi oluşturulacak ve donanma Boğaz’daki Osmanlı topçuları ile kolaylıkla mücadele edebilecekti. Bundan sonra da kara kuvvetleri Kilitbahir Palotusu’nu ele geçirerek Çanakkale’de kesin sonuca gidilecekti.

Doughty Wylie

İngilizler Ertuğrul Koyu’na bir taraftan filikalarla asker sevk ederken, diğer taraftan da River Clyde kömür gemisiyle kıyıya asker çıkardılar. Bu kıyı Osmanlı kuvvetlerince iyi korunuyordu. Kıyıda bulunan Mehmetçik, yaklaşan İngilizleri şiddetli bir ateşle karşıladı. Filikalardaki erlerin birçoğu öldü. 7 bölük taşıyan River Clyde kömür gemisi, Seddülbahir Kalesi altına yaklaşmış ve buruna yakın kumsala oturmuştu. Gemiden sahile geçmek isteyen birçok er ölmüş, 100 kadar er gemide hapis kalmıştı. Ertuğrul Koyu savunmasında, Mahmut Sabri Bey ve askerleri müttefik güçlerine göre sayıca oldukça az olmalarına rağmen gösterdikleri direniş ile tarihe geçmişlerdi.

 

İngilizlerin bölgeye çıkarma yapan birliklerinin başında Doughty-Wylie bulunuyordu. Doughty-Wylie  25 Nisan günü Ertuğrul Koyu’na yapılan çıkarma başarılı olmayınca, ertesi gün Seddülbahir köyüne yapılacak saldırının komutasını üstlendi. Seddülbahir Kalesi yıkıntıları arasında düşmana karşı direnen Türk askeri yeni saldırı karşısında köye çekilmek zorunda kaldı.  Doughty-Wylie komutasındaki İngiliz birlikleri öğle saatlerinde kaleyi ele geçirdi. Doughty-Wylie daha sonra Harapkale Tepe’yi hedef olarak seçti. Harap Tepe’ye saat 14.00’te başlayan İngiliz saldırısı sırasında Yarbay Doughty-Wylie askerlerinin önünde, elinde silah yerine sadece bir baston taşıdığı halde ilerliyordu. Bu sırada Yarbay Doughty-Wylie bir kurşunla hayatını kaybetti. İngilizler Doughty-Wylie’yi hemen oraya gömdüler. Yarbay’ın mezarı savaş boyunca korundu. Doughty Wylie’ye İngilizlerin en yüksek nişanı olan “Victoria Cross” verildi. 

Lilian ve Charles Doughty Wylie - Doughty Wylie

Peki, neden Yarbay Doughty-Wylie silahsızdı. Bunu açıklayabilmek için savaş öncesine bir bakalım. Yarbay Doughty-Wylie 1896 yılında ilk kez askeri diplomat olarak Girit’te geldi. Bu sırada Girit Sorunu uluslararası bir boyuta taşınmıştı.  Daha sonra Wylie’yi Konya ve Mersin’de konsolos yardımcısı olarak görüyoruz. Mersin’de bulunduğu sırada Adana Ermeni olayları çıktı ve Doughty-Wylie olayları yerinde incelemek üzere Adana’ya gitti. Buradan yazdığı raporlarda olayların müsebbibi olarak Ermenileri gösteriyordu. Doughty-Wylie Türk gelenek ve görenekleri ile dilini de öğrenmişti. Balkan Savaşları patlak verdiğinde İngiliz Kızılhaç görevlisi olarak hasta ve yaralı Müslümanlara yardım etmek için çalıştı. Bu çabalarından dolayı padişah tarafından “İkinci Rütbeden Mecidi Nişanı” ile onurlandırıldı. 

 

Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması sonrasında, Akdeniz Seferi Kuvvetler Komutanı General Ian Hamilton tarafından hem iyi derecede Türkçe bilmesi hem de Türkleri iyi tanıması dikkate alınarak karargahında görevlendirildi.  Ancak o silah kullanmayı kabul etmedi ve yukarıda belirtildiği üzere 26 Nisan’da yaşamını yitirdi. Bu sırada eşi Lilian Doughty Wylie Fransa’da Batı Cephesi’nde hemşirelik yapıyordu. Eşinin ölümü üzerine buradan ayrılarak Taşoz adasına geldi ve orada hemşirelik yapmaya başladı.

Doughty Wylie'nin Mezarı

Yarbay Doughty-Wylie’nin ölümünden sonra gelişen olaylar Doughty-Wylie’yi meşhur etti. Doughty-Wylie’nin karısı Lilian savaş devam ederken eşinin mezarının korunması için tarafsız ülke konumunda bulunan Amerika’nın İstanbul Büyükelçiliği aracılığıyla girişimlerde bulundu. Osmanlı Harbiye Nezareti de mezarın iyi korunduğunu belirten bir cevap verdi. Lilian Wylie özel bir izinle 1917 yılı 17 Kasım günü bir Fransız gemisi ile Seddülbahir’e gelerek eşinin mezarını ziyaret etti ve üzerinde siyah ve yüzü tülle örtülü siyah bir elbise ile mezarına çelenk koydu. Bölgenin yakınında bulunanlar Lilian’ın yüzünü göremediler.

 

Bu ziyaret bazı kimseler tarafından farklı değerlendirildi ve bir çok hayal unsuru fikirler katıldı. Bunların en önemlisi de ziyaretin Gertrude Bell’e ilişkilendirilmesi oldu. Halbuki birbirlerine bir kaç mektup gönderen ve ilişkileri mektup aşkından ileri gitmeyen ünlü İngiliz kadın istihbaratçı ve arkeologu Gertrude Bell’in bu ziyaretle uzaktan yakından bir alakası yoktu. Zaten ünlü kadın istihbaratçı Gertrude Bell ve Doughty-Wylie 1907’de Konya’da karşılaşmalarından başka hiç bir zaman bir araya da gelmemişlerdi. Gertrude Belli burada evli olan Binbaşı Doughty-Wylie’ye aşık olur ama sadece bu duygusu mektuplaşmadan ileri gidemez.

 

Birinci Dünya Savaşı bittikten sonra Yarbay Doughty-Wylie’nin eşi Lilian Osmanlı Hükümeti’ne başvurarak eşinin bulunduğu yeri satın almak istedi. Osmanlı Genelkurmay’ı bunun sakıncalı olduğunu hükümete bildirdi ve Doughty-Wylie’nin mezarının bulunduğu yer kendisine verilmedi. Bu istek Cumhuriyetin ilanından sonra da tekrar edilmişse de talebe olumsuz yanıt verilmiştir. Lilian Wylie Cumhuriyet döneminde İstanbul’da ikamet etmeye başlamış ve bir dispanserde yönetici olarak çalışmıştı.

Aradan yıllar geçti ve bu olaylardan yola çıkarak 2015 yılında yönetmen Werner Herzog’un kurgulaması ile başrollerini Nicole Kidman ve Robert Pattison’un paylaştığı “Queen of the Desert =Çöl Kraliçesi” adlı filmde tekrar gündeme geldi. Ama filmde yer alan sahneler ile Gertrude Bell’in arşivindeki bilgiler 1917 yılında Gertrude Bell’in Gelibolu’da Yarbay Doughty-Wylie’nin mezarını ziyaret ettiği ile uyuşmaz. Ama hayaller ve sanat yine gerçeğin önüne geçmiştir ve  gerçek hayale yenilmiştir.



Bu yazı 1783 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
    Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
  • Barışın ve Özgürlüklerin Kenti "Çanakkale"
    Barışın ve Özgürlüklerin Kenti
  • TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
    TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
  • Çanakkale Gangnam Style
    Çanakkale Gangnam Style
  • HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
    HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
  • CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
    CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
VİDEO GALERİ
YUKARI